Sağlık Bakanımızın, sağlık çalışanlarımız ve kıymetli evlatları için ilk etapta iki ilde kreş açılacağını; bu hizmetin yıl sonuna kadar yedi ile, ardından ülke geneline yaygınlaştırılacağını açıklaması son derece değerli ve sevindirici bir gelişmedir.
Sağlık çalışanları; salgınlarda, afetlerde, savaşta ve
günlük hayatın her anında toplum sağlığını korumak için gece gündüz görev yapan
büyük bir ailenin fertleridir. Çocuklarını güvenli ellere emanet ederek görev
yapabilmeleri hem çalışma huzurlarını hem de sundukları sağlık hizmetinin
niteliğini doğrudan etkiler.
Geçmiş dönemlerde de Sağlık Bakanlığı çalışanlarına
yönelik kreş ve benzeri sosyal hizmetler sunulmuştu. Bugün bu anlayışın yeniden
güçlendirilmesi ve ülke geneline yaygınlaştırılmasının hedeflenmesi, sosyal
devlet anlayışı bakımından son derece önemlidir. Ancak bu hizmetler geçici
uygulamalar olarak kalmamalı; kurumsal, sürekli ve erişilebilir bir sisteme
dönüştürülmelidir.
Kapsam Yalnızca Sağlık Çalışanlarıyla Sınırlı
Kalmamalıdır
Bu sosyal destek modeli yalnızca sağlık çalışanlarını
değil; ülkemizin güvenliğini, savunmasını, kamu düzenini ve olağanüstü
durumlara müdahale kapasitesini doğrudan etkileyen bütün stratejik meslek
gruplarını kapsamalıdır.
Başta Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları olmak üzere
polislerimiz, jandarmamız, sahil güvenlik personelimiz, istihbarat görevlilerimiz,
AFAD çalışanlarımız, itfaiyecilerimiz, 112 Acil Sağlık personelimiz ve
ülkemizin kritik altyapılarında görev yapan çalışanlarımız; gece gündüz, bayram
ve tatil demeden büyük bir sorumluluk üstlenmektedir.
Bu çalışanlarımız görev başındayken çocuklarının,
eşlerinin, anne ve babalarının bakımını düşünmek zorunda bırakılmamalıdır.
Çünkü stratejik görev yapan bir çalışanın ailesindeki sosyal sorun, zamanla
görevine ve dolayısıyla ülkenin sağlık, savunma ve güvenlik hizmetlerine de
yansıyabilir.
Çalışanın ailesini güvence altına almak, ülkenin
hizmet devamlılığını ve güvenliğini güvence altına almaktır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Ortak Bir Model
Kurmalıdır
Bu hizmetlerin yalnızca kurumların kendi imkânlarına
bırakılması, iller ve meslek grupları arasında farklı uygulamaların ortaya
çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
öncülüğünde; Sağlık Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili diğer kamu kurumlarının
katılımıyla ortak bir sosyal destek modeli kurulmalıdır.
Bu model kapsamında;
- Çocuklar için
güvenli, kaliteli ve ulaşılabilir kreşler,
- Vardiyalı
çalışanlara uygun gece ve hafta sonu çocuk bakım merkezleri,
- Görev yerlerine
yakın lojman ve barınma imkânları,
- Isınma ve temel
yaşam giderlerine yönelik ihtiyaç temelli destekler,
- Bakıma muhtaç
anne ve babalar için gündüzlü veya yatılı yaşlı bakım merkezleri,
- Engelli aile
fertlerine yönelik bakım ve rehabilitasyon hizmetleri,
- Görev nedeniyle
yer değiştiren ailelerin eğitim ve barınma ihtiyaçlarına destek,
- Emeklilik ve
yaşlılık dönemlerinde gönüllülük ve ihtiyaç esasına dayalı bakım
hizmetleri
kamunun güvencesi altında sunulmalıdır.
Bu sistemde çalışanların aile mahremiyeti ve
tercihleri korunmalı; özellikle yaşlı bakım hizmetleri gönüllülük esasına
dayanmalıdır. Ama hiçbir sağlık, savunma ve güvenlik çalışanı, ihtiyaç duyduğu
anda yalnız bırakılmamalıdır.
Bu Bir Ayrıcalık Değil, Stratejik Bir Gerekliliktir
Sağlık, savunma ve güvenlik alanlarında çalışan personele
sağlanacak sosyal destekler bir ayrıcalık olarak görülmemelidir. Bunlar,
ülkenin stratejik insan gücünü korumaya yönelik sosyal devlet politikalarıdır.
Devlet; kendisine en zor zamanlarda hizmet eden
çalışanlarını yalnızca görev yaptıkları dönemde değil, emekliliklerinde ve
yaşlılıklarında da korumalıdır. Çocuklarının eğitimi ve bakımı, ailelerinin
barınması, yaşlılarının ve engelli yakınlarının ihtiyaçları devletin sosyal
politikaları içinde özel olarak ele alınmalıdır.
“Biz Kocaman Bir Aileyiz” anlayışını somut bir sosyal
politikaya dönüştüren kreş girişimi dolayısıyla Sayın Sağlık Bakanımızı tebrik
ediyor, kendisine teşekkür ediyorum.
Temennimiz; bu uygulamanın kısa sürede bütün illere,
ilçelere ve sağlık kuruluşlarına ulaşmasıdır. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığımızın öncülüğünde kapsamının genişletilerek sağlık, askerî ve ülke
güvenliğini doğrudan etkileyen bütün stratejik meslek gruplarını içine alan
kalıcı bir “Stratejik Görev Çalışanları Aile Destek Sistemi” kurulmasını
öneriyorum.
Çünkü sağlık çalışanına, askerimize, polisimize ve
ülkemizin güvenliği için görev yapan bütün çalışanlarımıza sahip çıkmak;
onların ailelerine, milletimizin huzuruna ve devletimizin geleceğine sahip
çıkmaktır.