Zona hastalığına karşı kullanılan rekombinant aşının faydaları yalnızca enfeksiyondan korunmayla sınırlı olmayabilir. Nature Medicine'da yayımlanan 70 binden fazla kişinin verilerini kapsayan araştırmada, rekombinant zona aşısı olanlarda eski tip aşıyı olanlara kıyasla kardiyovasküler hastalık yükünün daha düşük olduğu görüldü. Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel olması nedeniyle doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağı konusunda uyarıyor.

Zona aşısının kardiyovasküler sağlık üzerindeki olası etkilerine ilişkin dikkat çekici yeni veriler yayımlandı.

Oxford Üniversitesi araştırmacılarının da yer aldığı ve Nature Medicine'da yayımlanan büyük çalışmada, günümüzde kullanılan rekombinant zona aşısı ile önceki canlı atenüe aşının kardiyovasküler sonuçları karşılaştırıldı.

Araştırma 60 yaş ve üzerindeki 70 binden fazla kişinin sağlık verilerini kapsadı.

Kardiyovasküler hastalık yükünde yüzde 9 azalma

Araştırmacılar rekombinant zona aşısı uygulanan kişilerde takip süresince kardiyovasküler hastalık yükünün önceki aşıyı alanlara göre yüzde 9 daha düşük olduğunu bildirdi.

Alt analizlerde koroner kalp hastalığı yükünde yüzde 10, kalp yetersizliğinde ise yüzde 12 azalma saptandı.

Araştırmada kalp krizi ve inme gibi majör kardiyovasküler olaylar da değerlendirildi.

Bulgular, zona aşılamasının enfeksiyondan korunmanın ötesinde kardiyovasküler sağlık açısından da olası yararlar taşıyabileceğine ilişkin önceki araştırmaları destekliyor.

Zona ile kalp-damar hastalıkları arasında nasıl bir bağlantı olabilir?

Herpes zoster enfeksiyonu vücutta belirgin bir inflamatuvar yanıta yol açabiliyor.

Daha önce yapılan çalışmalarda zona geçiren kişilerde enfeksiyonu takip eden dönemde inme ve diğer kardiyovasküler olay riskinin artabileceğine ilişkin bulgular elde edilmişti.

Bu nedenle araştırmacılar, enfeksiyonun önlenmesinin inflamasyon ve damar hasarı üzerinden gelişebilecek kardiyovasküler olayların bir bölümünü de engelleyebileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Ancak mekanizmanın kesin olarak ortaya konulabilmesi için yeni çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.

“Kalp hastalığını önlüyor” demek için erken

Araştırmanın en önemli sınırlılıklarından biri gözlemsel tasarımı.

Katılımcılar rastgele zona aşısı veya plasebo almak üzere ayrılmadığı için, aşılanan gruplar arasındaki başka sağlık ve yaşam tarzı farklılıklarının sonuçları etkilemiş olması mümkün.

Bu nedenle mevcut sonuçlar zona aşısının kalp krizi veya inmeyi doğrudan önlediğini kanıtlamıyor.

Araştırmacılar ilişkinin nedensel olup olmadığını ortaya koymak için randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Buna rağmen 70 binden fazla kişinin uzun dönem sağlık verilerine dayanan sonuçlar, enfeksiyonların önlenmesi ile kardiyovasküler hastalıkların azaltılması arasındaki ilişkinin araştırılması açısından dikkat çekici yeni kanıtlar sunuyor.

Kaynak: Medimagazin