Böbrek Kanseri Sinsi İlerliyor: Erken Evrede Yüzde 90'ın Üzerinde Kür Mümkün



Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, böbrek kanserinin sinsi ilerleyebildiğini belirterek, erken evrede tanı alan hastalarda yüzde 90’ın üzerinde kür sağlanabildiğini söyledi.

 Türkiye Klinikleri TV’de yayınlanan “Ne Kadar Farkındayız?” programında böbrek kanseri farkındalığını ölçmek için vatandaşlara mikrofon uzattık. Ardından Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap ile böbrek kanserinin belirtilerini, risk faktörlerini, erken tanının tedaviye etkisini ve böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gerekenleri konuştuk.

Böbrek kanserinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kılıçkap; yan ağrısı, idrarda kan, açıklanamayan ateş ve kilo kaybı gibi bulguların ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.  

Böbrek kanseri nedir?

Böbrek tümörleri nispeten nadir görülmekle birlikte diğer organ tümörlerine göre nadir görülmekle birlikte zaman zaman agresif seyirli olabilen ve özellikle de sinsi başlangıçlı bir hastalık olarak tanımlayabiliriz.

Böbrek kanseri belirtileri nelerdir? Erken belirti veriyor mu?

Böbrek tümörleri bulunduğu lokalizasyon dolayısıyla retroperitoneal dediğimiz bölgede yerleşim gösterdiği için böbrekler çok büyük bir kitle haline gelinceye kadar herhangi bir bulgu vermeyebilirler.

En çok karşımıza çıkan bulgular; lomber bölge dediğimiz böbreklerin bulunduğu alanda ele gelen bir kitle, hematüri dediğimiz idrarda kan görülmesi ve yan ağrısı bilinen üçlü bulgusu olarak tanımlanmaktadır.

Bununla birlikte böbrek tümörleri aynı zamanda klasik olarak subjektif olmayan birçok bulguyla da karşımıza çıkabilir. Açıklanamayan kilo kaybı, nedeni bilinmeyen ateş varlığı böbrek tümörlerinin en sık bulguları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Böbrek kanseri riskini artıran faktörler nelerdir?

Böbrek kanserini artıran riskler aslında birçok tümörde olduğu gibi ilk başta sigarayı sayabiliriz. Bununla birlikte obezite de yine böbrek tümörünün nedenleri arasında sayılmaktadır. En önemli nedenlerinden bir tanesi özellikle ağır metallere mesleki maruziyet olarak sınıflandırılmaktadır. Bu nedenle bu meslekte çalışan kişilerin daha dikkatli olması ve koruyucu önlemleri alması önleyici olabilir.

Böbrek tümörlerinin bir kısmı ise genetik geçişlidir. Yani ailede sıkça görülebilen bir tümör olabilir. Özellikle bu bazı enzim eksikliklerinde ortaya çıkabilir veya Von Hippel-Lindau dediğimiz bir sendrom sayesinde böbrek tümörü belirli bir aile grubunda daha sık oranda görülebilmektedir.

Böbrek sağlığını korumak için neler yapılabilir?

Böbrek sağlığını korumak için en önemli şey, tuzdan uzak durmamız gerekiyor. Çünkü tuzu, böbreklerin en büyük düşmanı olarak sınıflandırabiliriz.

Yine hipertansiyon önemli bir böbrek hastalıklarının neden sonuç ilişkisine bakıldığında hem hipertansiyon sonucunda böbrek hastalıkları görülebilir hem de böbrek hastalıkları hipertansiyona yani yüksek tansiyona neden olabilir. O nedenle kişilerin kan basıncı ölçümlerini yaptırması ve yüksekse mutlaka hekime başvurmaları oldukça önemlidir.

Bununla birlikte bol sıvı almak böbrekler için oldukça önemli bir yaklaşımdır. Bir insanın normalde fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayabilmek için en az 2 litre su tüketmesi sağlığı için oldukça önemlidir.

Bir diğer önemli nokta da bu bizim toplumumuz için bence oldukça önemli. Gereksiz yere ağrı kesici kullanım sıklığı bizim ülkemizde çok fazla. Bazı ağrı kesiciler, özellikle nonsteroid antiinflamatuar grubu ağrı kesiciler fazla tüketildikleri takdirde böbreklere ciddi anlamda hasar verebilirler.

Bunu sadece antibiyotiklerle, ağrı kesicilerle sınırlamamak lazım. Bazı antibiyotiklerin gereksiz yere kullanımı da yine böbrek hastalıklarına sebep olabilmektedir.

Erken tanı böbrek tümörlerinde tedaviyi nasıl etkiler?

Böbrek tümörüne erken tanı koyabilmek için standart bir test veya tetkik yok. Ancak az önce vurguladığım ailesel geçişli böbrek tümörlerinde o aile bireylerinin taranması en azından rutin check-up yaptırmaları önemli olabilir.

Bunun dışında böbrek tümörlerinde erken tanı söz konusu değildir. Ancak yan ağrısı, lomber bölgede ağrı, idrarda kan görülmesi yani kanamalı idrar yapmak, bununla birlikte yine lomber bölgede ele gelen kitlenin varlığı veya açıklayamadığımız ateş ve kilo kaybı gibi semptomlar bizim için uyarıcı olmalı. Bunlar varsa mutlaka kişinin hekime en kısa sürede başvurması gerekiyor.

Böbrek tümörleri erken tanınabilir mi?

Evet. Yani böbreği sınırlıyken bu bulgular dahilinde başka bir yere sıçramadan da kanser tanısı konabilir. Bu hastalarda ilk yaptığımız şey aslında cerrahi olmaktadır. Eğer başka bir organa sıçrama söz konusu değilse böbreğin bir kısmı veya tümü alınarak tamamıyla bu hastalıktan kurtulunabilir.

Özellikle evre 1 ve evre 2 böbrek tümörlerinde yüzde 90’ın üzerinde kür sağlamak mümkündür. Yani hastalık bir daha karşınıza çıkmayabilir. Evre 3 ve evre 4’te nüks riski yüksektir. Bu hastalarda da özellikle metastatik hastalarda yeni tedavi ajanları, özellikle immünoterapiler ve bazı akıllı ilaç adı verilen tirozin kinaz inhibitörleri yani oral tablet olarak kullanılan ilaçlar böbrek tümöründe gerçekten son yıllarda çığır açmıştır ve normalde metastatik bir böbrek tümörü bir yıldan daha az süre yaşayabilmekteyken bu ilaçlar sayesinde çok daha uzun süreli sağ kalım sonuçları elde edilebilmektedir.

Kaynak: Medimagazin