Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "TÜBİTAK burs ve destek programlarımızla sağlık alanında teknoloji geliştirme kabiliyetimizi geliştirmek üzere son 23 yılda 14 bin 344 projeye ve 18 bin 175 bilim insanı ile gencimize 82 milyar lira destekte bulunduk." dedi.
Bakan
Mehmet Fatih Kacır, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Morfoloji
Binası’nda düzenlenen Ankara Yenilikçi Teşhis ve Tedavi Ürünleri Geliştirme
Merkezi (AnkaTheraHub) açılış programına katıldı.
Bakan
Kacır, merkezin toplamda 13 milyon avro büyüklüğünde yatırımla hayata geçtiğini
belirterek, "19’uncu asrın başında ortalama insan ömrü dünyanın hiçbir
bölgesinde 40’ı aşmıyordu. Doğan her 4 bebekten 1'i, ilk yaş gününü göremeden
hayatını kaybediyordu. Aşılamadan temiz suya, modern hekimlikten gelişmiş
beslenme ve sanitasyon koşullarına kadar atılan adımların neticesinde, küresel
ortalama yaşam beklentisi 73 yıla ulaştı, bebek ölüm oranı ise her bin canlı
doğumda 25 seviyesine kadar geriledi. Bilimi ve teknolojiyi insanlığın
hizmetine sunma yürüyüşü, insan bedenini, hastalıkların kaynağını ve tedavi
süreçlerini çok daha başarılı bir biçimde kavrama imkanı da sundu. Kuşkusuz
insan bedenini ve hastalıkların kaynağını daha derinden anlama yolculuğunda en
önemli eşiklerden biri 1990’da başlatılan insan genom projesidir. 2,7 milyar
dolar maliyetle 13 yıl sürede gerçekleştirilen bu tarihi çalışma; 3 milyar baz
çiftinden oluşan insan DNA’sının dizilenmesini ve genetik haritamızın
çıkarılmasını sağladı. Yeni nesil dizileme teknolojilerindeki olağanüstü ilerleme,
hesaplama gücünün katlanarak artması, yapay zeka ve büyük veri analitiğinin
tıbba girmesi ile birlikte, gen haritamıza bugün bin doların altında maliyetle,
bir gün kadar kısa süre içerisinde ulaşabiliyoruz. Bu gelişme de tıpta öngörücü
ve kişiselleştirilmiş uygulamaların önünü açtı. Özellikle kanser, kalıtsal
hastalıklar ve nadir genetik bozukluklar gibi her hastada farklı seyreden
durumlarda; daha erken tanı, daha isabetli tedavi seçimi ve hastaya gereksiz
yük bindirmeyen daha etkin bir sağlık hizmeti anlamına geliyor." diye
konuştu.
"Yerli
Solunum Cihazını 14 Günde Seri Üretime Geçirdik"
Bakan
Kacır, yenilikçi teknolojilerin sağlık sistemlerine entegrasyonu ve dijital
dönüşüm; sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini, etkinliğini ve
sürdürülebilirliğini artıran yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini
vurgulayarak, "Sağlıkta yaşanan bu dönüşümü milletimizin refahı ve
insanlığın ortak iyiliği için bir fırsat penceresine dönüştürmeye hazırız.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda, Milli Teknoloji Hamlesi'ni
vizyondan gerçeğe dönüştürmek üzere güçlü bir Ar-Ge ve inovasyon altyapısı kurduk.
‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla; yüksek teknolojiye sahip şehir
hastaneleriyle, yaygın aile sağlığı merkezlerimizle, dijital sağlık
uygulamalarımızla ve nitelikli sağlık insan kaynağımızla muazzam bir sağlık
altyapısı inşa ettik. Sağlıkta ülkemizin ihtiyaçlarını yerli ve milli
çözümlerle karşılamamıza imkan tanıyan bir teknoloji geliştirme altyapısını da
eş zamanlı olarak ülkemize kazandırdık. Nitekim yakın geçmişte yaşadığımız
pandemi süreci, sağlıkta attığımız bu adımların ne kadar isabetli ve stratejik
olduğunu çok açık şekilde ortaya koydu. Bu dönemde Türkiye; sahip olduğu sağlık
altyapısı, üretim kabiliyeti ve krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle
dünyadan pozitif şekilde ayrıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu
süreçte sağlık sistemimizin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için
sanayi altyapımızı, Ar-Ge ekosistemimizi seferber ettik. Tüm dünya çaresizce
yoğun bakım solunum cihazı ararken bizler BAYKAR, Arçelik ve ASELSAN’ın destek
ve çabaları ile BİOSYS’in geliştirdiği yerli solunum cihazını 14 günde seri
üretime geçirdik." ifadelerini kullandı.
"5
Binden Fazla Nitelikli İstihdamın Önünü Açtık"
Bakan
Kacır, son 1 yılda sağlık endüstrisinde 161 yatırıma teşvik belgesi
düzenlediklerini belirterek, "70 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik
ve 5 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Katma değerli üretimi
teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı
Sanayi Hamlesi Programı kapsamında; biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün
ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar
toplam büyüklüğü 23 milyar lirayı aşan 36 yatırım projesini destekliyoruz.
Bildiğiniz üzere Sayın Cumhurbaşkanımız, ülkemizi yüksek teknoloji
yatırımlarının odağı haline getirecek, tarihimizin en büyük ölçekli teşvik
programı olan HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nı ilan etti. Programla;
biyoteknolojik ilaçlardan yenilikçi sağlık teknolojilerine, akıllı tıbbi
cihazlardan teknolojik gıdalara uzanan geniş bir alanda sağlık ekosistemimize
büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar kazandırmak arzusundayız. Şunu çok iyi
biliyoruz; Ar-Ge ile beslenmeyen bir üretim anlayışının sağlık sektöründe katma
değer üretmesi, dünya ile rekabet edebilir ürün ve hizmetler sunması mümkün
değildir. Sağlık gibi hata payının sıfır olduğu, doğrudan insan hayatına
dokunan bir alanda Ar-Ge ve üretim, birbirinden ayrı düşünülemez. Bu anlayışla
TÜBİTAK burs ve destek programlarımızla sağlık alanında teknoloji geliştirme
kabiliyetimizi geliştirmek üzere son 23 yılda 14 bin 344 projeye ve 18 bin 175
bilim insanı ile gencimize 82 milyar lira destekte bulunduk. Ülkemizde ilaç ve
aşı geliştirme çalışmalarına yönelik İyi Üretim Uygulamaları (GMP)
standartlarında üretim ve İyi Laboratuvar Uygulamaları (GLP) koşullarında Ar-Ge
çalışmalarının yapılabileceği TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü’nü hizmete
aldık. Bugüne kadar 75 Ar-Ge merkezinin ve teknoparklarımız bünyesinde
çalışmalarını yürüten 900’ün üzerinde teknoloji girişiminin araştırma
projelerine destek verdik. Ülkemizin biyoteknoloji araştırma üsleri arasında
yer alan Boğaziçi Üniversitesi Hedefli Tedavi Teknolojileri Merkezi'ne 6550
sayılı Kanun kapsamında araştırma altyapısı statüsü kazandırdık. Sağlıkta yerli
üretimi ve teknoloji geliştirme kabiliyetimizi büyüten bu bütüncül yaklaşımın
meyvelerini de yakın dönemde almaya başladık. Bakınız, 2016’da Türkiye ilaç
pazarında imal ilaçların payı kutu bazında yüzde 79,8, değer bazında yüzde 44,4
seviyesindeyken; geçtiğimiz yıl kutu bazında yüzde 91’in değer bazında ise
yüzde 56’nın üzerine çıktık. Tıbbi cihaz tarafında ise 2016 yılında ihracatın
ithalatı karşılama oranı yüzde 19’ken, bugün yüzde 40’a ulaştık." diye
konuştu.
"Destekleri
Önemli Ölçüde Artıracağız"
'Bugün
de ülkemizin biyomedikal teknolojilerinde sahip olduğu yüksek potansiyeli
harekete geçirecek AnkaTheraHub’ın açılışını gerçekleştiriyoruz' diyen Bakan
Kacır, şunları söyledi:
"Bakanlığımızın
Avrupa Birliği destekli Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında hayata
geçirilen bu altyapıyı; uluslararası standartlarda akredite laboratuvarları ve
yetkin insan kaynağıyla girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin yenilikçi
sağlık teknolojilerini geliştirebileceği bir platform olarak kurguladık. İleri
teknolojide uzmanlaşmış birimiyle 11 ile hizmet verecek bu büyük merkez, hassas
tıp alanında ülkemizin Ar-Ge ve inovasyon kapasitesini üst lige taşıyacak. Yeni
Nesil Dizileme, gelişmiş klinik analiz sistemleri, antikor ve aşı süreç
optimizasyon teknolojileri, mikro-radyasyon altyapıları ile ileri hücresel
görüntüleme ve analiz çözümleriyle de araştırma, test ve ürün geliştirme
faaliyetlerini destekleyecek. KOBİ’lerin ileri teknolojilere erişimini
kolaylaştırarak rekabet güçlerini artıracak. Teknoloji transferi, patentleme,
mentorluk, eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarıyla araştırmacılarımızın ve
girişimcilerimizin yenilikçi fikirlerini ticarileşebilir ürünlere
dönüştürmelerine rehberlik edecek.”
Kaynak: DHA