Ankara’da, Merve Sena Sümer'in özel bir çocuk kliniğinde uygulanan antibiyotik iğnesinin ardından alerjik reaksiyon geçirmesi ve yatağa bağımlı hale gelmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında çocuk doktoru T.K.D. hakkında “taksirle yaralama” suçlamasıyla 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Emel ve Ömer Sümer çiftinin çocukları Merve Sena
Sümer'e(10), 28 Ekim 2021'de öksürük şikayetiyle ailesi tarafından götürüldüğü
özel çocuk sağlığı kliniğinde çocuk doktoru T.K.D. tarafından antibiyotik
iğnesi uygulandı. Sümer, alerjik reaksiyon nedeniyle baygınlık geçirdi.
Solunumu duran Sümer, ambulansla götürüldüğü hastanede yapılan ilk müdahale ile
hayata döndürüldü ancak bu süreçte yaklaşık 35 dakika kalbi dururken, beynine
oksijen gitmedi. 69 gün yoğun bakımda kalan Merve Sena Sümer, yüzde 98 engelli
kalıp, yatağa bağımlı hale geldi.
İddianame Hazırlandı
Aile, klinik sahibi M.A. ve çocuk doktoru T.K.D. hakkında
savcılığa suç duyurusunda bulundu. Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu,
soruşturma izni vermezken, Ankara Bölge İdare Mahkemesi, bu kararı kaldırıp,
soruşturma yapılmasını kararlaştırdı. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı soruşturma başlattı. Yaklaşık 4,5 yıl süre soruşturma
tamamlanarak, çocuk hastalıkları uzmanı Dr. T.K.D. hakkında iddianame
düzenlendi. Dr. T.K.D. iddianamede yer alan ifadesinde olayda herhangi bir
kusurunun bulunmadığını, tedaviye ait gerekli işlemleri yaptığını, suçlamaları
kabul etmediğini belirtti.
Bilirkişi: Özen Yükümlülüğünü Yerine Getirmedi
İddianamede, bilirkişi raporuna yer verildi. Raporda, tıp
merkezi statüsünde olan bir merkezde 'Anafilaksi' (alerjik reaksiyon) tablosuna
ilk müdahale işleminin daha efektif ve organize bir şekilde uygulanması
gerektiği, uygulanan antibiyotik iğnesi sonrasında müşahede yapılabilecek bir
alanda gözlem altında tutulması yerine hastanın bekleme salonuna gönderildiği
belirtildi. 112 birimine haber verilmesi sırasında hastanın genel durumunun ve
düşünülen tanıların tam izah edilmeyip ısrarla aspirasyondan bahsedilmediği,
alerjik reaksiyon tablosuna değinilmediği ifade edildi. Hastada stabilizasyon
sağlanmadan sadece kalp atımı sesi duyulması sonrasında 112 birimine teslim
edildiği, sevk sırasında 112 ekiplerine uygulanan tıbbi müdahaleler ile ilgili
çelişkili bilgiler verildiği ve sevki sağlanan hastaneye tıp merkezinde yapılan
işlemlerle ilgili herhangi bir bilgilendirme notu verilmediği de raporda yer
aldı. Raporda, tüm bunlar bütün halde değerlendirildiğinde tıp merkezinde
yapılan acil müdahale sırasında ekibi yöneten çocuk hastalıkları uzmanı Dr.
T.K.D.'nin özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kusurlu olduğu belirtildi.
İddianamede, şüpheli T.K.D'nin kusurlu hareketiyle mağdurun
yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmak suretiyle üzerine atılı
'taksirle yaralamaya neden olma' suçunu işlediği belirtilerek, eylemine uyan
suç kapsamında 4 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanması talep edildi.
"İtirazlarımızı Yaptık"
Ailenin avukatı Hasan Kurt doktorun iğne işlemini ailenin
onayını almadan yaptığını ve yapılan işlemlerin kayıtlarını 8 gün sonra
bilgisayara kaydettiğini ileri sürerek, "Mevcut savcılık iddianamesine
itirazlarımızı yaptık, çünkü rapora bağlı olarak iddianame eksik yapıldı. Niye
eksik yapıldı? Taksirle yaralamada iki tane ayrı özel nitelikli hal var.
Nitelikle hallerden biri hayati fonksiyonlarına etki edecek bir şekilde
yaralama olduysa yarı oranında, duyu organlarından veya konuşma kaybı varsa
ceza bir kat artırılır. Bilirkişi raporunda konuşma kaybı atlanmış, duyu
organlarından birinin kaybı atlanmış. Bu çocuğun beyni çalışmıyor, organ
kaybıdır. Bu çocuk konuşamıyor, iddianamede bu yine atlanmış." diye
konuştu.
Avukat Kurt, olayla ilgili ayrıca açtıkları tazminat
davasının da sürdüğünü kaydetti.
Kaynak: DHA