Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ülkelerin resmi verilerine dayanan ve küresel sağlık iş gücünün düzeyi, eğilimleri ve karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin kapsamlı bir tablo sunan “National health workforce accounts: health workforce levels and trends 2026” raporunu yayımladı.

Ulusal Sağlık İş Gücü Hesapları (NHWA) kapsamında hazırlanan rapor, bundan sonra her yıl yayımlanması planlanan serinin ilki olma özelliğini taşıyor.

Sağlık çalışanı yoğunluğu 20 yılda yüzde 52 arttı

Rapora göre doktor, hemşire ve ebe, diş hekimi ve eczacıları kapsayan sağlık iş gücü yoğunluğu son 20 yılda dünya genelinde yüzde 52 arttı.

2006 yılında her 10 bin kişiye 44,8 sağlık çalışanı düşerken bu sayı 2025’te 67,9’a yükseldi.

Dünya genelinde sağlık ve bakım çalışanlarının toplam sayısı ise 70 milyonu aştı.

Bölgeler arasındaki eşitsizlik sürüyor

DSÖ, küresel düzeydeki artışın ülkeler ve bölgeler arasındaki derin eşitsizlikleri gizlediğine dikkat çekti.

DSÖ Avrupa Bölgesi’nde doktor yoğunluğunun DSÖ Afrika Bölgesi’ne göre 13 kat, hemşire ve ebe yoğunluğunun ise 6 kat daha yüksek olduğu bildirildi.

Raporda, sağlık çalışanı eksikliği ve iş gücünün eşitsiz dağılımının çok sayıda insanın temel sağlık hizmetlerine erişimini sınırlamaya devam ettiği belirtildi.

DSÖ Akademisi Sağlık İş Gücü Politikaları ve Verileri Birimi Başkan Vekili Dr. Khassoum Diallo, sağlık çalışanı yetiştirme ve veri toplama alanında ilerleme kaydedilmesine rağmen sağlık ve bakım çalışanlarında ciddi ve eşitsiz açıkların sürdüğünü söyledi.

Diallo, sağlık çalışanı yoğunluğunun ülkelerin gelir düzeyiyle güçlü biçimde ilişkili olduğunu belirterek, bu eşitsizliklerin giderilmesinin “Herkes İçin Sağlık” hedefine ulaşılması açısından temel önem taşıdığını ifade etti.

Sağlık çalışanlarının yaşlanması açığı büyütüyor

DSÖ’nün yıllık raporlarında sağlık iş gücü düzeyi ve eğilimlerinin yanı sıra her yıl farklı bir temaya da odaklanılacak.

İlk raporda, nüfusun ve sağlık çalışanlarının yaşlanmasının gelecekteki sağlık iş gücü ihtiyacı üzerindeki etkileri incelendi.

Rapora göre bazı ülkelerde sağlık çalışanlarının yaşlanması, 2030 yılında dünya genelinde 11,1 milyon kişiye ulaşması beklenen sağlık iş gücü açığını daha da artırıyor.

Aynı zamanda nüfusun yaşlanması sağlık hizmetlerine olan talebi de yükseltiyor.

Doktorların yaklaşık dörtte biri 55 yaşın üzerinde

122 ülkeden elde edilen en güncel verilere göre, doktorların ortalama olarak yaklaşık dörtte biri 55 yaşın üzerinde ve önümüzdeki 10 yıl içinde emekli olacak.

Yüksek gelirli ülkelerde ise bu oran yaklaşık her üç doktordan bire yükseliyor.

DSÖ, 67 ülkenin 2030 yılına kadar nüfusun sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli sağlık çalışanına sahip olmayacağını bildirdi.

Diallo, yaşlanmayı acil şekilde ele alınması gereken “gizli sağlık iş gücü krizi” olarak nitelendirdi.

Sağlık çalışanlarının ve nüfusun yaşlanmasının özellikle yüksek gelirli ülkelerde sağlık sistemleri üzerinde çift yönlü baskı oluşturduğunu belirten Diallo, geleceğe yönelik sağlık iş gücü planlaması, eğitim, istihdam ve çalışanların sistemde tutulmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sağlık iş gücü verilerinde büyük artış

Rapora göre DSÖ üyesi ülkelerin yüzde 90’ından fazlası 2025 yılında sağlık iş gücü verilerini aktif olarak bildirdi.

Ulusal Sağlık İş Gücü Hesapları sisteminin 2017’de başlatılmasından bu yana sağlık iş gücü verilerinin kullanılabilirliğinde yaklaşık 20 kat artış sağlandı.

DSÖ, bu gelişmenin sağlık iş gücü bilgi sistemlerinin güçlendirilmesinde kaydedilen ilerlemeyi gösterdiğini belirtti.

Diallo, sağlık ve bakım iş gücüne yatırım yapılmasının sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi, sağlık güvenliğinin korunması ve sürdürülebilir kalkınmanın ilerletilmesi açısından temel önemde olduğunu vurguladı.

Kaynak: Medimagazin