Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Savur ilçesinde doğup büyüdüğü ev törenle açıldı.
Törene Prof. Dr. Aziz Sancar ile eşi Gwen Boles Sancar,
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Savur Kaymakamı Enes Emircan Buyuran, İl Emniyet
Müdürü Mustafa Varol, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ercan Atasoy, Savur
Belediye Başkanı Engin Uğur Hamidi, Ömerli Belediye Başkanı Hüsamettin
Altındağ, Yeşilli Belediye Başkanı Hayrettin Demir ve AK Parti İl Başkanı
Mehmet Uncu ile davetliler katıldı.
"Onun hikayesi
bilimin evrensel dünyasına uzanan bir başarı hikayesidir"
Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,
"Bugün Mardin'imizin kadim ilçesi Savur'da bilime adamış bir ömrün, büyük
bir azmin ve insanlığa duyulan inancın taçlandırılmasına tanıklık etmek için
bir aradayız. Nobel ödüllü bilim insanımız Sayın Prof. Dr. Aziz Sancar'ın doğup
büyüdüğü bu evin kapılarını, onun hayatını, bilimsel çalışmalarını ve
başarılarını gelecek kuşaklara aktaracak bir müze olarak açıyoruz. Bu anlamlı
eserin ülkemize ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Hepimizin malumudur ki
Sayın Prof. Dr. Aziz Sancar yürüttüğü ilmi çalışmalarla ülkemizin yetiştirdiği
bilim insanlarının neler başarabileceğini bütün dünyaya göstermiş müstesna bir
isimdir. Onun hikayesi Savur'un sokaklarından başlayıp bilimin evrensel
dünyasına uzanan bir başarı hikayesidir. Bu hikaye merak etmenin, çalışmanın,
sabrın etmenin ve öğrenmekten hiçbir zaman vazgeçmemenin hikayesidir. Sayın
Sancar'ın başarısı yalnızca aldığı ödüllerle de ölçülemez. Onun başardıklarını
hakkıyla idrak etmek için bilime duyduğu derin bağlılık, insanlığın ortak bilgi
birikimine yaptığı güçlü katkı veya gençlerimize verdiği eşsiz ilham gibi
farklı noktalara odaklanmak, ayrıntılara inmek gerekir. Bugün açılışını
gerçekleştirdiğimiz bu müze tam olarak bu ayrıntıları görünür kılmak, başarının
sonuçtan önce o sonuca ulaşmak için yürünen yolda harcanan zamanda, sabırda,
gayrette ve emekte saklı olduğunu göstermek için hayata geçirilmiş bir
projedir. İstiyoruz ki bu müzeyi ziyaret eden çocuk ve gençlerimiz burada
yalnızca büyük bir bilim insanının hayatını öğrenmekle kalmasın, kendi
hayallerinin peşinden gidilebileceğini de görsünler." dedi.
"Birinci katı
müze, diğer katları bilim merkezi olacak"
Yapının tarihi dokusuna ve yürütülen çalışmalara değinen
Bakan Ersoy, şöyle devam etti:
"Bu yapı 1938 öncesine uzanan geçmişi, taş duvarları,
avlusu, odaları ile Savur'un geleneksel konut mimarisini günümüze taşımakta,
zaman içinde geçirdiği değişimlerle ise bir ailenin yaşamını sürdürme biçimini,
ihtiyaçlarını ve geleneksel kent kültürünün zaman içindeki gelişimini gözler
önüne sermektedir. Hal böyleyken müze işlevi kazandırdığımız bu evin aynı
zamanda ziyaretçilerimizin incelemesi gereken en değerli eserlerden biri
olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Taşıdığı bütün bu değerleri gelecek
nesillere mümkün olan en eksiksiz şekilde aktarmak amacıyla titiz bir
restorasyon sürecini yürüttük. Gereken bütün imalatlar yapıldı. Yapısal
güçlendirme, sıva, taş temizliği, derz, betonarme döşeme ve yalıtım çalışmaları
itinayla tamamlandı. Yapının özgün mimari karakterini korumak amacıyla çörten,
baca, taş silme, motif ve kitabe gibi mimari elemanlara yönelik uygulamalar
gerçekleştirdik. Konan tüm iç mekan mahallerinde dönemin özgün işlevlerine
uygun olarak düzenledik. Nihayetinde Sayın Aziz Sancar'ın doğup büyüdüğü bu
evin özgün yaşam düzenini yansıtan teşhir ve tanzim çalışmalarını yaparak bu
dört katlı kagir yapının 395 metrekarelik birinci katında bir müze düzeni
oluşturduk. Sayın Hocamızın hayatına dair fotoğrafların, tıp aletlerinin,
diplomalarının, cübbelerinin, aldığı hediye ve ödüllerin, ayrıca bilimsel
çalışmalarına ilişkin dosyalarının sergilendiği üç ayrı nokta, üç ayrı salon
hazırladık. Böylece kendisinin doğup yetiştiği mekandan azmiyle, aklıyla,
çalışkanlığıyla eriştiği ilmi mevki ve makamlara bir yol açmış olduk. Bu yol
geçmişten bugüne Prof. Dr. Aziz Sancar'ın hayat ve bilim yolculuğuna yarenlik
etmek isteyen herkesi ağırlamak için bekliyor. Bir önemli noktanın da altına
kalınca çizmek gerekiyor. Birinci katını müze olarak işlevlendirdiğimiz bu
eşsiz emanetin bodrumu ve diğer katları Mardin Valiliğince okuma salonu ve
bilim merkezi olarak kullanılacak.”
"Yaşayan ve yeni
anlamlar kazanan mekanlara dönüştürüyoruz"
Müzenin gençler için bir başlangıç noktası olmasını dileyen
Bakan Ersoy, “Dilerim ki burası Sayın Aziz Sancar'a olduğu gibi nice çocuğumuz
ve gencimiz için de bilime, hayal ve hedeflerine ulaşmada başlangıç noktası
olsun. Değerli misafirler, bizim arzumuz Türkiye'nin dört bir yanındaki kültür
varlıklarımızı korurken onları toplumla buluşturan, yaşayan ve yeni anlamlar
kazanan mekanlara dönüştürmektir. Aziz Sancar Müzesi bu yaklaşımın vücuda
getirdiği çok özel bir örnek olmuştur. Bir yönüyle Saygıdeğer Hocamızın
hayatını ve bilimsel mirasını yaşatacak, bir yönüyle de Savur'un tarihi
kimliğini koruyarak geleceğe taşıyacaktır.”
Aziz Sancar:
Türkiye’den de bilim insanı çıkacağını gösterdim
Nobel Ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Mardin'in
Savur ilçesinde doğup büyüdüğü evin müze olarak açılış töreninde konuştu. Prof.
Dr. Sancar, "Çok teşekkür ederim. Gerçekten çok duygulandım. Bu projenin
gerçekleşmesinde benden önceki konuşmacıların söylediği bütün yöneticilerimize,
devlet adamlarımıza ben de şükranlarımı sunuyorum. Benim hayatta en mutlu
olduğum günler Sürgücü'de doktorluk yaptığım günlerdi, oradaki çocuklarımıza,
köylü çocuklarımıza, hanımlarımıza hizmet etmekti. Sonra ben Amerika'ya gittim
ve Amerika'da üstümde büyük bir yük taşıdım. Çünkü Amerika'da Türkiye'yi temsil
ediyor olarak biliniyordum. Ve Amerikalılar Türkiye hakkında o zaman bir şey
bilmiyorlardı. Türkiye'den bilim adamı çıkar mı, çıkmaz mı bunların haberi
yoktu. Ben biraz inatçı adamım. ‘Ben size gösteririm’ dedim. ‘Türkiye'den bilim
adamı çıkar’ dedim ve o tutumla, o düşünceyle gece gündüz çalıştım. En güçlü
projeleri üzerime aldım. Hanım şu an başını sallıyor. çünkü tercüme ettiler
‘Gece gündüz çalıştı’ diye. Çünkü öyledir. Hanım da bilim insanıydı. Beraber
aynı bölümdeydik ve nasıl çalıştığımı biliyordu. Gece gündüz çalıştım ve
başarılı oldum. Fakat her zaman Türkiye benim için birinci sırada yer alıyordu.
Her fırsatta Türkiye'nin, Türklerin tarihini ve dünya kültürüne, dünya
medeniyetine katkılarını vurguladım ve elimden geldiği kadar Amerikalılara ve
başka ülkelerden Amerika'ya gelmiş insanlara öğretmeye çalıştım." diye
konuştu.
‘Hem Türkiye'yi hem
de Savur'u dünyaya tanıtmaya çalışacağım’
Prof. Dr. Sancar, çalışmalarını sürdürdüğünü ifade ederek,
"Umarım Nobel Ödülü de bu konuda yardımcı olmuştur. Ben hala devam
ediyorum. Memleketimi temsil etmeye devam ediyorum ve yine de elimden geldiği
kadar yeni projeler, yeni konular üzerinde çalışıp hem Türkiye'yi hem de
Savur'u dünyaya tanıtmaya çalışacağım. Gerçekten hem otantik hem de harika bir
bilim müzesi olmuş ve inşallah bilim yuvası olur. Ben TÜBİTAK ile tekrar
konuşurum. Burayı desteklememiz lazım. Burada bizim çocukların bilim öğrenmesi
lazım. Onlara yardım etmemiz lazım. Bunu inşallah gerçekleştiririz. Beni çok
onurlandırdınız." dedi.
Kaynak: DHA