Kolesterol tedavisinde kullanılan evolocumabla ilgili yeni analiz, yüksek riskli hastalarda dikkat çekici bir sonuca işaret etti. İlacı kullanan grupta tüm nedenlere bağlı ölüm oranı yüzde 20 daha düşük bulundu.

Mass General Brigham Heart and Vascular Institute araştırmacıları, daha önce kalp krizi veya inme geçirmemiş yüksek riskli hastalarda, standart kolesterol düşürücü tedaviye eklenen evolocumab kullanımının daha düşük ölüm oranıyla ilişkili olduğunu bildirdi.

Araştırmanın sonuçları ESC Congress 2026'da sunulurken eş zamanlı olarak Circulation dergisinde yayımlandı.

Araştırmacılar, damar duvarlarında plak birikimine bağlı aterosklerozu bulunan veya yüksek riskli diyabeti olan ve uygun lipid düşürücü tedaviye rağmen LDL kolesterol düzeyleri yüksek seyreden 12 bin 257 katılımcının ölüm verilerini değerlendirdi.

Çalışma, yüksek riskli yetişkinlerde evolocumabın ilk büyük kalp krizi, inme ve kardiyovasküler ölümleri önleyebildiğini gösteren randomize VESALIUS-CV araştırmasının önceden belirlenmiş analizlerinden biri olarak gerçekleştirildi.

Katılımcıların ortanca yaşı 66 olurken hastalar rastgele evolocumab veya plasebo grubuna ayrıldı. Katılımcılar ortanca 4,6 yıl boyunca takip edildi.

Tüm nedenlere bağlı ölüm oranı yüzde 20 daha düşüktü

VESALIUS-CV çalışması esas olarak ölüm oranlarındaki değişimi değerlendirmek üzere tasarlanmamış olsa da analizde, tüm nedenlere bağlı ölüm oranının evolocumab kullanan grupta yüzde 20 daha düşük olduğu görüldü.

Tahmini beş yıllık ölüm oranı evolocumab grubunda yüzde 7,9, plasebo grubunda ise yüzde 9,7 olarak hesaplandı.

Araştırmacılar, ölüm oranındaki azalmanın hem aterosklerozu bulunan katılımcılarda hem de ateroskleroz kriterlerini karşılamayan ancak yüksek riskli diyabeti bulunan hastalarda benzer şekilde görüldüğünü bildirdi.

Ölüm oranlarındaki farkın tedavinin yaklaşık 1,5'inci yılından itibaren ortaya çıkmaya başladığı belirtildi. Kardiyovasküler nedenlere ve kardiyovasküler olmayan nedenlere bağlı ölümlerde de benzer oranlarda azalma gözlendi.

Kalp krizi ve inmeyi önlemek uzun dönem sağkalımı etkileyebilir

Takip süresince kalp krizi, iskemik inme veya arteriyel revaskülarizasyon geçiren katılımcıların kardiyovasküler olmayan nedenlerle yaşamını yitirme olasılığının da daha yüksek olduğu saptandı.

Araştırmacılar, bu bulgunun kalp krizi ve inme gibi kardiyovasküler olayların önlenmesinin uzun dönem sağkalıma katkıda bulunabileceğine işaret ettiğini belirtti.

Araştırmanın kıdemli isimlerinden Mass General Brigham Heart and Vascular Institute Kardiyovasküler Tıp Bölümünden Dr. Robert P. Giugliano, sonuçların standart tedavilere ek olarak evolocumab ile yoğun LDL kolesterol düşürülmesinin yalnızca kalp krizi ve inme riskinin azalmasıyla değil, daha önce kardiyovasküler olay yaşamamış yüksek riskli hastalarda daha iyi sağkalımla da ilişkili olduğunu gösterdiğini söyledi.

Giugliano, bu sonucun ateroskleroz kriterlerini karşılamayan ancak yüksek riskli diyabeti bulunan hastaları da kapsadığını ifade etti.

Bulgular farklı hasta gruplarında benzerdi

Sonuçların yaş, cinsiyet, coğrafi bölge, başlangıç LDL kolesterol düzeyi ve kullanılan diğer lipid düşürücü tedaviler açısından farklı hasta gruplarında da benzer olduğu bildirildi.

Araştırmacılar, bununla birlikte söz konusu analizin ölüm oranındaki azalmanın kesin olarak evolocumabdan kaynaklandığını kanıtlayamayacağını vurguladı.

Çalışmanın ölüm oranlarını değerlendirmek için özel olarak tasarlanmaması nedeniyle bulguların keşifsel nitelikte olduğu, ancak sonuçların genel olarak evolocumab lehine olduğu ve VESALIUS-CV çalışmasının ana bulgularını desteklediği belirtildi.

Kaynak: Medimagazin