Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), sağlık alanında araştırma, geliştirme ve kalite çalışmalarına önemli katkılar sunabilecek bir kurumdur. Ancak kurumun yapacağı çalışmaların sahada hızlı sonuç vermesi ve doğrudan vatandaşın sağlık hizmetlerine yansıması için doğru kurumlarla iş birliği yapması büyük önem taşımaktadır.
Özellikle kalite ve iyi uygulamalar konusunda yapılacak
çalışmaların, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun Piyasa Gözetimi ve
Denetimi Başkan Yardımcılığı ile yürütülmesi çok daha etkin sonuçlar
doğuracaktır. Çünkü piyasa gözetim ve denetim faaliyetleri sayesinde ilaçlarda,
tıbbi cihazlarda ve sağlık uygulamalarında ortaya çıkan eksiklikler, hatalar ve
uygunsuzluklar sistematik şekilde kayıt altına alınabilmektedir.
Bu verilerin bilimsel analizlerle değerlendirilmesi, ürün
kalitesinin artırılmasına ve sağlık alanındaki risklerin azaltılmasına önemli
katkılar sağlayacaktır. Böylece yalnızca ürünlerin kalitesi değil, aynı zamanda
tedavilerin güvenilirliği ve başarı oranı da yükselmiş olacaktır.
Diğer taraftan, klinik uygulamalar ve tedavi süreçlerine
yönelik çalışmaların ise Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile ortak
yürütülmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Çünkü sağlık hizmetlerinin
planlanması, uygulanması, izlenmesi ve geliştirilmesi doğrudan bu genel
müdürlüğün görev alanı içerisindedir.
TÜSEB’in Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile yapacağı iş
birlikleri sayesinde tedavi süreçlerinde karşılaşılan sorunlar daha hızlı
tespit edilebilecek, klinik uygulamalarda standartlaşma sağlanabilecek ve hasta
güvenliği konusunda önemli ilerlemeler kaydedilebilecektir. Bu çalışmalar aynı
zamanda sağlık personelinin uygulamalarına ilişkin kalite göstergelerinin
geliştirilmesine de katkı sunacaktır.
Bu süreçte Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü de önemli bir
görev üstlenebilir. Piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinden elde edilen
kalite verileri ile klinik uygulamalardan elde edilen performans sonuçları, mal
ve hizmet alımları ile ilaç ve tıbbi cihaz tedarik süreçlerinde dikkate alınabilir.
Böylece yalnızca fiyat odaklı değil, kalite, güvenilirlik ve hasta memnuniyeti
odaklı bir satın alma sistemi oluşturulabilir.
Özellikle eşdeğer ürünler arasında tercih yapılırken;
etkinliği, güvenilirliği, kalite performansı ve sahadaki kullanım sonuçları
daha başarılı olan ürünlere öncelik verilmesi mümkün hale gelecektir. Bu
yaklaşım hem kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayacak hem de
sağlık kuruluşlarının hasta konforunu ve tedavi başarısını artıran ürünlere
daha kolay erişmesine katkı sunacaktır.
Aslında bu üç kurum arasında kurulacak koordinasyon
birbirini tamamlayan bir bütün oluşturacaktır. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz
Kurumu ürünlerin kalite ve güvenliğini izlerken, Sağlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğü tedavi süreçlerinin etkinliğini değerlendirecek, Kamu Hastaneleri
Genel Müdürlüğü ise elde edilen verileri satın alma ve tedarik süreçlerine
yansıtarak sistemin sahadaki uygulamasını güçlendirecektir.
Sonuç olarak, TÜSEB’in kaynaklarını ve çalışmalarını bu
kurumlarla ortak bir çerçevede yürütmesi, sağlık sisteminde kalite odaklı bir
dönüşümün önünü açabilir. Ürün kalitesinin ölçüldüğü, klinik başarının takip
edildiği ve satın alma kararlarının bilimsel verilere dayandırıldığı bir yapı;
hem hasta güvenliğini hem de sağlık hizmetlerinin etkinliğini önemli ölçüde
artıracaktır. Böyle bir model, Türkiye’nin sağlık alanında daha güçlü, daha
verimli ve daha sürdürülebilir bir sisteme kavuşmasına katkı sağlayacaktır.
Sağlıklı günler dilerim…