Çocukların sağlıklı büyümesi denildiğinde çoğu zaman boy ve kilo gelişimi ön plana çıkıyor. Ancak uzmanlar, iskelet sisteminin gelişiminin de en az bunlar kadar yakından takip edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çocukluk çağında fark edilmeyen bacak boyu eşitsizliği, ilerleyen yıllarda omurga ve eklem sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
Central Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Can
Yapıcı, bacak boyları arasındaki uzunluk farkının erken dönemde tespit
edilmemesi halinde ciddi ortopedik problemlere neden olabileceğini belirterek,
“Tedavi edilmeyen bacak boyu eşitsizliği zamanla omurgada eğrilik, kalça ve diz
eklemlerinde erken kireçlenme ile kronik ağrılara yol açabilir” diyor.
Central Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Can
Yapıcı’ya göre toplumda en yaygın yanlış inanışlardan biri, bu sorunun çocuk
büyüdükçe kendiliğinden düzeleceğini düşünmek. Oysa özellikle büyüme
plaklarının zarar görmesine bağlı gelişen eşitsizliklerde, çocuk büyüdükçe fark
daha da belirgin hale geliyor.
Hangi belirtiler uyarıcı olmalı?
İki bacak arasındaki ölçülebilir uzunluk farkı olarak
tanımlanan bacak boyu eşitsizliği, hafif düzeylerde çoğu zaman belirti
vermeyebiliyor. Ancak fark arttıkça bazı işaretler ortaya çıkıyor.
Op. Dr. Can Yapıcı’ya göre şu belirtiler dikkate alınmalı:
•
Yürürken aksama veya topallama
•
Sürekli aynı bacağa ağırlık verme
•
Ayakkabı tabanlarının farklı şekillerde aşınması
•
Omuz ve kalça seviyelerinde belirgin asimetri
•
Duruş bozuklukları
Dünya genelinde her 100 çocuğun yaklaşık 3 ila 5’inde klinik
olarak önemli kabul edilen bacak boyu farkı görülebiliyor. Bu çocuklarda
zamanında tedavi uygulanmadığında kalıcı sağlık sorunları gelişebiliyor.
Neden ortaya çıkıyor?
Bacak boyu eşitsizliği doğuştan gelebileceği gibi sonradan
da gelişebiliyor.
Çocukluk döneminde yaşanan ve büyüme plağını etkileyen kemik
kırıkları, enfeksiyonlar ve gelişimsel kalça displazisi en sık nedenler
arasında yer alıyor. Ayrıca bazı çocuklarda doğumsal uzuv gelişim eksiklikleri
görülebiliyor. Bazı genetik ve sendromik hastalıklarda ise vücudun bir tarafı
diğerine göre daha fazla büyüyebiliyor.
Daha nadir olarak kemik tümörleri ve çocukluk çağı
romatizması da büyüme dengesini bozarak bacak boyu eşitsizliğine neden
olabiliyor.
Hafif vakalarda ameliyatsız çözümler tercih ediliyor
Her bacak boyu farkı cerrahi müdahale gerektirmiyor.
Özellikle 2 santimetrenin altında kalan eşitsizliklerde konservatif tedavi
yöntemleri ön plana çıkıyor.
Kişiye özel tabanlıklar
Ayakkabı içine yerleştirilen özel tabanlıklar, kısa olan
bacağı destekleyerek kalça ve omurga dengesinin korunmasına yardımcı oluyor.
Böylece omurganın eğrilmesi önlenirken eklemlere binen yük de dengeleniyor.
Ayakkabı yükseltmeleri
Tabanlıkla düzeltilemeyecek ancak ameliyat gerektirmeyen
durumlarda ayakkabı tabanına eklenen yükselticiler sayesinde iki bacak
arasındaki fark azaltılabiliyor.
Büyük farklarda cerrahi yöntemler devreye giriyor
Uzmanlar, erişkin döneme kadar farkın 2-2,5 santimetrenin
üzerine çıkmasının beklendiği çocuklarda cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi
gerektiğini belirtiyor.
Günümüzde uygulanan yöntemlerin temel amacı, vücudun kendi
kemiğini üretmesini sağlayarak uzunluk farkını gidermek.
Dıştan uygulanan sistemler
Eksternal fiksatör adı verilen metal çerçeveler kemiklere
özel teller ve vidalarla sabitleniyor. Bu yöntem özellikle kemik kısalığıyla
birlikte eğrilik bulunan vakalarda tercih ediliyor.
Manyetik uzatma teknolojisi
Kemik içine yerleştirilen ve dışarıdan görünmeyen manyetik
çiviler sayesinde uzatma işlemi kontrollü şekilde gerçekleştirilebiliyor. Daha
düşük enfeksiyon riski ve estetik avantajları nedeniyle son yıllarda sık tercih
edilen yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Kombine uygulamalar
İçten çivi ve dıştan fiksatörün birlikte kullanıldığı
tekniklerde, dış cihazın kullanım süresi azaltılarak çocuğun konforu
artırılabiliyor.
Büyüme hızının kontrol edilmesi
Epifizyodez adı verilen yöntemde ise uzun olan bacağın
büyüme hızı kontrollü şekilde yavaşlatılıyor. Böylece kısa olan bacağın zaman
içinde diğer bacağa yetişmesi hedefleniyor. Op. Dr. Can Yapıcı, çocukların
büyüme döneminde düzenli ortopedik kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini
belirterek, erken tanının hem tedavi başarısını artırdığını hem de ileride
oluşabilecek kalıcı iskelet sistemi sorunlarını önleyebildiğini vurguluyor.