Karın, bel ve yan ağrısı, idrarda kan görülmesi ve nedeni uzun süre belirlenemeyen kronik ağrılarla ortaya çıkabilen “Fındıkkıran Sendromu”, özellikle genç ve zayıf bireylerde daha sık görülüyor. Böbrek toplardamarının karın içerisindeki damarlar arasında sıkışması sonucu gelişen hastalık, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Aydın ve ekibinin, 39 yaşındaki hastaya gerçekleştirdiği başarılı operasyonun ardından yapılan açıklamada, damar bası sendromlarında her hastanın anatomik yapısına göre kişiye özel tedavi planlaması yapılmasının önemine dikkat çekildi.
Karın
içerisindeki damarların birbirine baskı yapması sonucu ortaya çıkan ve halk
arasında “Fındıkkıran Sendromu” olarak bilinen Nutcracker Sendromu, genç yaş
grubunda yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen önemli damar hastalıkları
arasında yer alıyor.
Kalp ve Damar
Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Aydın, 39 yaşındaki genç bir hastaya uygulanan
başarılı cerrahi operasyon sonrası hastalık hakkında önemli bilgiler verdi.
Prof. Dr.
Ünal Aydın, “Nutcracker Sendromu’nda böbreğin toplardamarı olan renal ven,
çoğunlukla aort damarı ile başka bir damar arasında sıkışıyor. Bu baskı
nedeniyle böbrekten gelen toplardamar akımı bozulurken, hastalarda ciddi ağrı
ve yaşam kalitesini düşüren şikayetler ortaya çıkabiliyor.” Dedi.
39 Yaşındaki Hastaya Başarılı Operasyon
Gerçekleştirilen
son operasyonda, 39 yaşındaki hastanın böbrek toplardamarında ileri düzey bası
tespit ettiklerini ifade eden Prof. Aydın operasyonla ilgili bilgi vererek,
“Cerrahi tedavide amaç, sıkışan toplardamarın serbestleştirilerek ana
toplardamara rahat akım sağlanmasıdır. Mümkün olduğunca böbrek toplardamarını
bağlandığı yerden ayırıp uzatarak yeniden taşıyoruz. Ancak bazı hastalarda
damar uzunluğu yeterli olmayabiliyor. Bu gibi durumlarda çok küçük bir suni
damar ekleyerek damarın hiçbir basıya uğramadan aortanın üst kısmından serbest şekilde
ana toplardamara ulaşmasını sağlıyoruz. Yaklaşık 7-8 santimetrelik küçük bir
kesi ile gerçekleştirdiğimiz bu ameliyat oldukça başarılı geçti.” Şeklinde
bilgi verdi.
Belirtileri Nelerdir?
Hastalığın
belirtilerinin kişiden kişiye değişebileceğini belirten Prof. Dr. Ünal Aydın en
sık görülen şikayetleri sıraladı:
- Karın ve yan ağrısı
- Bel bölgesinde ağrı
- İdrarda kan görülmesi
- Kronik yorgunluk
- Erkeklerde varikosel gelişimi
- Kadınlarda pelvik ağrı ve kasık
bölgesinde dolgunluk hissi
- Uzun süre ayakta kalınca artan
ağrılar
- Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
Aydın, bazı
hastalarda belirtilerin hafif seyrederken, bazı olgularda günlük yaşamı ciddi
şekilde etkileyecek kronik ağrılar şeklinde görülebileceğini belirtti.
Kimlerde Görülür?
Prof. Dr.
Ünal Aydın risk gruplarını şu şekilde sıraladı:
- Genç erişkinlerde
- Zayıf ve uzun yapılı bireylerde
- Hızlı kilo kaybı yaşayan
kişilerde
- Kadın hastalarda
- Anatomik damar farklılığı bulunan
bireylerde
daha sık
görülebiliyor.
Tedavi Hastaya Göre Planlanıyor
Prof. Dr.
Ünal Aydın, damar bası sendromlarında standart tek bir yöntem olmadığını
belirterek tedavinin hastaya özel planlandığını ifade etti.
Cerrahi dışı
takip yöntemlerinden endovasküler işlemlere ve açık cerrahiye kadar farklı
seçeneklerin bulunduğunu vurgulayan Aydın, özellikle ileri bası ve ciddi
semptomu bulunan hastalarda cerrahinin başarılı sonuçlar verdiğini söyleyerek,
“Her hasta farklı anatomik özelliklere sahip. Bu nedenle damar bası
sendromlarında tedavi planını kişiye özel oluşturuyoruz. Amacımız, damardaki
basıyı tamamen ortadan kaldırarak hastanın normal yaşam kalitesine dönmesini
sağlamak.” İfadelerini kullandı.