Akdeniz Üniversitesinde (AÜ) kanser tedavisinde kullanılan CAR-T hücre tedavisi için hücre üretiminin yapılacağı İleri Sağlık Araştırma Merkezi kuruldu. Dünyada yalnızca 7 merkezde uygulanan bu yöntemin 8’incisi Akdeniz Üniversitesinde hayata geçirildi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Dünyada yüz binlerce dolara uygulanan bu tedaviyi yerli ve milli imkanlarla Türkiye’de hastalarımıza sunacağız." dedi.
Akdeniz Üniversitesi’nde kanser tedavisinde kullanılan CAR-T
hücre tedavisi için hücre üretiminin yapılacağı İleri Sağlık Araştırma Merkezi
kuruldu. Özellikle lösemi ve lenfoma gibi kan kanserlerinin tedavisinde
kullanılan CAR-T hücre yönteminin uygulandığı dünyada 7 merkez bulunurken,
8’incisi Akdeniz Üniversitesi oldu. Merkezde hastanın kendi bağışıklık
hücrelerinin laboratuvar ortamında güçlendirilerek kanser hücreleriyle mücadele
etmesinin hedeflendiği belirtildi.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve
Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, merkezin kuruluş süreci ve
tedavi yöntemine ilişkin detayları CNN Türk canlı yayınında Demirören Haber
Ajansına anlattı.
5 yıllık serüven
hayata geçti
14 Mart Tıp Bayramı’nda tedaviyi duyurdukları için mutlu
olduklarını ifade eden Prof. Dr. Özlenen Özkan, "2020 yılında göreve
geldiğimizde Ömer Hoca’yla bir fikrimiz vardı. Biz organ nakli yapıyoruz. Bu
anlamda bu üniversitenin kuruluş felsefesi de bunun üzerineydi. Amacımız organ
nakli ve kanser üzerine araştırmalar yapmak ve tedavi yöntemleri ortaya
koymaktı. Böyle bir tedavi yöntemi uygulamak istediğimizi Cumhurbaşkanımızla
paylaştığımız zaman bu fikir çok hoşuna gitti. Onun desteğiyle bu güzel binayı
kurguladık ve başardık. 5 yıllık bir serüvendi bu. Cumhurbaşkanımızın
destekleriyle bu kanser merkezine kavuşmuş olduk." dedi.
"Yerli ve milli
olması çok önemli"
Kanser tedavilerinin öneminden bahseden Prof. Dr. Özkan,
"Kanserde en çok insanları muzdarip eden hastalıkların başında lenfoma ve
lösemi geliyor. Bizim ilk hedefimiz lenfoma üzerine oldu. Dünyada şu anda en
çok kullanılan, en yeni teknik olan CAR-T zemininde hücresel tedaviler üzerine
çalıştık. Bu hücre tedavilerini özellikle lenfoma tedavisi görmüş ancak
başarısız olmuş, çok dirençli hastalar için planladık. Hastanın kendi
bağışıklık hücreleri güçlendirilerek sayıları artırılacak ve yaklaşık 10 gün
içinde tekrar hastaya enjekte edilecek. Böylece hastanın kanserle mücadelesi
daha güçlü şekilde desteklenecek. Dünyada sadece 7 merkezde ve 7 ülkede
yapılıyor ve yüz binlerce dolarlık tedavi masrafları oluyor. Bunları göz önüne
aldığımız zaman bunun yerli ve milli olması çok önemli. Bu merkezin başka bir
özelliği de hem araştırma yapılabilmesi hem de o araştırmanın hemen klinikte
hastalara uygulanabilmesi. Türkiye’de bildiğim kadarıyla hem araştırmanın hem
klinik tedavinin birlikte uygulandığı böyle bir merkez yok." ifadelerini
kullandı.
"Sadece kan
kanseri değil, başka hedeflerimiz de var"
15 Nisan itibarıyla ilk hastaların tedavilerine
başlanacağını duyuran Prof. Dr. Özkan, "Burada hastanın kendisinden alınan
kan tekrar işlem görerek hastaya geri naklediliyor. Kemoterapiyi bir hayli
azaltan bir tedavi yöntemi. Başarı oranı yüzde 95’in üzerinde. Türkiye’de bu
merkezin olması, hastaların başka yerlerde tedavi aramasının önüne geçecek.
Çünkü bu tedaviler çok maliyetli ve herkesin gidebildiği yerler değil. Bu
anlamda 14 Mart gibi önemli bir günde bu merkeze sahip olduğumuz için ve Türk
halkına bu hizmeti verebileceğimiz için gerçekten çok heyecanlıyım. Sadece kan
kanseri değil, başka hedeflerimiz de var. O kadar çok hasta ve doktor bu
merkezi aradı ki açıkçası bu tedaviye ihtiyacı olan hasta sayısı beni
şaşırttı." diye konuştu.
"Üniversitemizin
kendi imkanları ve BAP projeleriyle kurduk"
Prof. Dr. Özkan, ayrıca, "Öncelikle hastalar başka
merkezlere gitmek zorunda kalmasın. En yakın merkez İsrail’de. Oraya gitmek
zaten çok kolay değil. Ayrıca böyle bir merkezin burada olması, özellikle savaş
gibi durumlarda kendi kendine yetebilmek açısından da çok kıymetli. Bunu covid
döneminde de gördük. Dünyada bu tedavinin maliyeti yaklaşık 200 bin dolar
civarında. Bu sadece tedavi maliyeti. Hastanın orada kalması ve diğer giderler
bunun içinde değil. Biz ise üniversitemizin kendi imkanları ve BAP projeleriyle
bu maliyetleri ciddi şekilde düşürdük. Bu tamamen üniversitemizin imkanlarıyla
gerçekleştirilen bir proje. Bu anlamda çok daha uygun fiyatlarla hastalarımıza
bu tedaviyi sunacağız." dedi.
"Önceliğimiz
kendi vatandaşlarımıza hizmet verebilmek"
Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan da yoğun
talep olduğunu belirterek, "14 Mart’ta böyle bir müjdeyi vermek istedik.
Dün ilk lansmanını yaptık. Burada önceliğimiz kendi vatandaşlarımıza hizmet
verebilmek. Ama aynı zamanda bu merkez hem prestij hem de stratejik açıdan
çevre ve dost ülkelere de tedavi imkanı sunabilecek. Bu tedavi çok az ülkede
uygulanıyor. Maliyetler ve konaklama gibi nedenlerle birçok hasta bu tedaviye
ulaşamıyor. Türkiye sağlık turizmi açısından güçlü bir ülke. Ancak yıllardır
söylediğimiz bir şey var; klinikte çok iyiyiz ama araştırma ve üretim kısmında
daha güçlü olmamız gerekiyor. Dışarıya bağımlılığı azaltmak için bu tür
merkezler çok önemli. Eğer sağlıkta kullanılan bu tür stratejik ürünleri
dışarıdan almak zorunda kalırsanız ve herhangi bir nedenle size verilmezse, o
zaman binlerce insanın tedavisi zorlaşabilir. Bu yüzden bu laboratuvarlar
stratejik öneme sahip." diye konuştu.
"Bu merkez
ülkemiz için stratejik bir yatırım"
Kurulan laboratuvarın kapasitesinin yüzde 25’ini kullandıklarına
dikkati çeken Prof. Dr. Ömer Özkan, "İhtiyaç olduğunda kapasiteyi çok daha
fazla artırabilecek alt yapımız var. Bu laboratuvar sadece tedavi uygulanan bir
yer değil, aynı zamanda araştırma ve geliştirme merkezi. Lenfoma ile başlıyoruz
ancak hedefimiz diğer kanser türleri için de araştırmalar yapmak. Burası GMP
standartlarında bir laboratuvar. Çok zor kurulan bir altyapı. Hatırlarsanız aşı
döneminde bu tür üretim altyapılarının ne kadar önemli olduğunu gördük. Burada
sadece kanser tedavisi değil, ihtiyaç olduğunda aşı geliştirme gibi
çalışmaların da yapılabileceği bir laboratuvardan bahsediyoruz. Bu yüzden bu
merkez ülkemiz için stratejik bir yatırım. Biz de bu alt yapıyı ülkemize
kazandırdığımız için mutluyuz." dedi.
Kaynak: DHA