Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları en sık ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 30’una karşılık geliyor.
Uzmanlara göre son yıllarda dikkat çeken
gelişmelerden biri ise kalp krizinin daha genç yaş gruplarında görülmeye
başlaması.
Gençler
Neden Gecikiyor?
Koç Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji
Bölümü’nden Doç. Dr. Erol Gürsoy, genç yaşta görülen kalp damar hastalıklarına
ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Kalp damar hastalıkları artık yalnızca ileri
yaş grubuna ait değil. Yoğun stres, düzensiz uyku, hareketsiz yaşam, sağlıksız
beslenme ve genetik faktörler genç yaşta da ciddi damar tıkanıklıklarına yol
açabiliyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya eforla gelen baskı hissi mutlaka
ciddiye alınmalı.”
Gürsoy,
kalp damar hastalıklarının dünya genelinde en sık ölüm nedeni olmaya devam
ettiğini belirterek düzenli kontrol ve erken başvurunun hayati önem taşıdığını
vurguladı. Bu hastalıkların büyük bölümünün düzenli kardiyoloji takibi ve risk
faktörlerinin kontrol edilmesiyle önlenebileceğini ifade etti.
Gençlerde
Kalp Krizi Artışlarının Sebebi
Gürsoy’a göre genç hastalar belirtileri çoğu
zaman “yorgunluk” ya da “stres” olarak değerlendirip doktora başvurmayı
geciktiriyor. Oysa erken
değerlendirme hayat kurtarır.”
5 Risk Faktörü
Kronik stres ve yoğun iş hayatı
Yüksek tempo, uzun çalışma saatleri ve sürekli zihinsel baskı damar sağlığını
olumsuz etkiliyor.
Hareketsiz yaşam
Masa başı çalışma ve düşük fiziksel aktivite damar sertliği riskini artırıyor.
Düzensiz beslenme
Fast-food, yüksek şeker ve doymuş yağ tüketimi erken yaşta damar tıkanıklığına
zemin hazırlıyor.
Sigara ve elektronik sigara kullanımı
Nikotin damar iç yüzeyini doğrudan hasara uğratıyor.
Genetik yatkınlık
Ailede
erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunması riski belirgin şekilde yükseltiyor.
Belirtileri
Görmezden Gelmeyin
Uzmanlar özellikle şu şikayetlerde gecikmeden bir sağlık kuruluşuna
başvurulması gerektiğini belirtiyor:
5 Erken
Belirti
Göğüste baskı, yanma veya sıkışma hissi (özellikle eforla artıyorsa)
Sol kola, çeneye veya sırta vuran ağrı
Eforla gelen nefes darlığı
Ani halsizlik ve soğuk terleme
Çarpıntı ve ritim bozukluğu hissi
3 Koruyucu
Önlem
Yılda bir kardiyolojik kontrol (özellikle 30 yaş sonrası ve risk faktörü
varsa)
Haftada en az 150 dakika orta düzey egzersiz
Sigaranın tamamen bırakılması ve düzenli kan tahlili takibi
New
York’da “Kahraman” İlan Edilmişti
Geçtiğimiz
yıl New York’a kardiyoloji eğitimi için davet alan Doç.
Dr. Erol Gürsoy, şehre
gittiği ilk gün sokakta yerde yatan bir kişiye müdahale ederek hayatını
kurtarmıştı. O anlar Amerikan basınında geniş yer bulmuş, Gürsoy için “kahraman
doktor” ifadeleri kullanılmıştı.
‘’Bir
Kalbin Amerika’dan Türkiye’ye Uzanan Yolculuğu’’
Amerika’da
teknoloji sektöründe çalışan 38 yaşındaki B.C. de o haberleri okuyanlardan
biriydi. Uzun süredir göğüs ağrısı yaşıyordu. Zaman zaman nefes darlığı da
oluyordu ama yoğun iş temposu nedeniyle önemsememişti. Haberi gördükten sonra
online randevu aldı ve elindeki tetkikleri paylaştı.
Görüşmenin
ardından Gürsoy’un önerisi net oldu: “İlk uçakla Türkiye’ye gel.” B.C. bu
çağrıyı ciddiye aldı ve kısa süre içinde İstanbul’a geldi. Yapılan ileri
tetkiklerde koroner damarında kritik düzeyde darlık tespit edildi. Gecikmeden
anjiyografi planlandı ve stent işlemi uygulandı.
Operasyon
sonrası değerlendirme, erken başvuru sayesinde olası bir kalp krizinin önüne
geçildiği yönündeydi.
B.C.
yaşadıklarını şöyle anlattı: “Sağlık söz konusu olduğunda güven her şeyden
önemli. Haberi gördüğümde içime sinen bir şey oldu. İyi ki gelmişim.”