Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi. Dijital teknoloji bağımlılığının problemli online kumar bağımlılığı, cinsellik, alışveriş ve ekran bağımlılığı, dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığı şeklinde görülebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın bazı önlemlerle mümkün olduğunu söyledi.
İstanbul
Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr.
Üyesi Leman Kutlu, Yeşilay Haftası kapsamında bir bağımlılık türü olan
teknoloji bağımlılığının etkileri ve dijital teknolojinin doğru kullanımına
ilişkin değerlendirmede bulundu.
Dijital
teknolojinin yanlış kullanımı evrensel bir sorun
Yaşamı
kolaylaştırmak ve fayda sağlamak amacı ile geliştirilen dijital teknolojilerin
hızlı bir şekilde günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten
Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji
araçları, amacı dışında kullanılması nedeniyle maalesef günümüzde her
yaş grubunun yaşamını tehdit eden bir tehlikeye dönüşmüştür. Bu nedenle
evrensel bir sorundur ve dünya genelinde farkındalığın artırılması, koruyucu ve önleyici önlemlerin alınması zorunluluk haline
gelmiştir” dedi.
Denetimsiz,
sınırsız ve amaçsız kullanımının yıkıcı sonuçları var
Dijital
teknolojiler, denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanıldığında her yaştaki
bireylerde yıkıcı etkileri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu,
“Konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve uzmanların hazırladığı raporlar,
teknolojinin kötüye kullanımı ve bağımlılığın; fiziksel, psikolojik, sosyal,
zihinsel ve
manevi gelişim süreçlerini derinden sarstığını ortaya koymaktadır” uyarısında
bulundu.
Yaşam
kalitesini düşürüyor
Bu etkilerin
farklı şekillerde görüldüğünü ifade eden Dr. Öğr.
Üyesi Leman Kutlu, “Bireylerde uyku düzeninin bozulması, obezite, dikkat
eksikliği ve öz bakımın ihmal edilmesi gibi fiziksel sorunların yanı sıra; irade zayıflığı, yalnızlaşma, gerçek ilişkilerden
kopma ve hayal gücünün körelmesi gibi psikolojik ve sosyal sorunlar
gözlemleniyor. Kısacası, teknolojiye hapsolmak, kişinin gerçek yaşam kalitesini
her anlamda düşürüyor” diye konuştu.
Problemli
online kumar, online cinsellik ve online alışveriş davranışlarına dikkat!
Dijital teknoloji
bağımlılığının çeşitli şekillerde görüldüğünü belirten Dr.
Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji bağımlılığının türleri
oldukça çeşitlidir. Problemli online kumar kategorisinde her türlü online bahis
ve oyunlar yer almaktadır. Bunlar tüm yaş grupları için sorunlu kabul
edilmektedir. Problemli online cinsellik ve aşırı harcamalara yol açan
problemli online alışveriş öne çıkan başlıklar arasında yer almaktadır” dedi.
Problemli
ekran kullanımı, ekran sürelerine göre belirleniyor
Problemli
ekran kullanımının yaş gruplarına göre tanımlandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Özellikle çocuk ve
ergenlerde görülen yaşa uygun olmayan problemli ekran kullanımı riskler
barındırmaktadır. Problemli ekran kullanımı yaş gruplarına göre tanımlanmıştır.
2-6 yaş arası günde 1 saatten fazla, 6-12 yaş arası günde 1,5 saatten fazla,
12-18 yaş arası ise günde 2,5 saatten fazla kullanım problemli olarak
değerlendirilmektedir. Teknolojik cihazların sınırsız ve kontrolsüz kullanımı
çocukların fiziksel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir” dedi.
Dijital oyun
bağımlılığında rekabet ve şans pekiştirici rol oynuyor
Problemli
dijital oyun oynama bağımlılığında yaşa uygun olmayan içerikler ve aşırı
sürelerin kritik faktör olduğunu söyleyen Dr. Öğr.
Üyesi Leman Kutlu, “Rekabet ve şans faktörleriyle kişiyi ekrana
kilitleyen dijital oyun bağımlılığında oyunların şans odaklı yapısı, zorluk
seviyesinin giderek artması ve sosyal hissettiren mekanizmaları bu davranış
bozukluğunu pekiştirmektedir” dedi.
Sosyal medya bağımlılığı da sıkça görülüyor
Dijital
teknoloji bağımlılıkları arasında yer alan problemli sosyal medya kullanımının
ise fiziksel ve sosyal sonuçlarıyla kişinin yaşamını etkilediğini kaydeden Dr.
Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Sosyal medya bağımlılığı, sürekli bağlantı ihtiyacı,
kaçırma korkusu, gerçek hayatın aksatılması ve kimliğin yapay olarak inşası ile
karakterize bir durumdur. Gelişmeleri kaçırma korkusu ile beslenen sosyal medya
bağımlılıkları günümüzün en yaygın türlerini oluşturuyor” dedi.
Dijital
teknoloji bağımlılığının farklı nedenleri var
Dijital
teknolojik araçların bağımlılık oluşturacak şekilde kontrolsüz bir şekilde
kullanımının nedenlerine değinen Dr. Öğr. Üyesi Leman
Kutlu, “Bu tehlikeli tabloya yol açan nedenlerin başında bilinçsizlik ve
merak duygusu geliyor. Bireylerin kontrolsüz kullanımın sonuçlarını bilmemesi,
can sıkıntısına alternatif bulamaması, dışlanma korkusuyla arkadaş çevresine
uyum sağlama çabası ve gerçek hayattaki sorunları çözmek yerine sanal dünyaya
kaçma eğilimi, bağımlılığa zemin hazırlıyor. Sosyal ilişki kurmakta zorlanan ve
gerçek hayatta başaramadıklarını sanal ortamda elde etmeye çalışan kişiler, bu
tuzağa çok daha kolay düşüyor” diye konuştu.
Bağımlılık
dört aşamada gelişiyor
Bağımlılığın
bir anda ortaya çıkmadığını, dört aşamalı bir süreçle geliştiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “İlk adım olan ‘Deneysel
Kullanım’ evresinde kişi merak ettiği bir uygulama veya oyunu deniyor.
Ardından, çevresindeki kullanıcılara uyum sağlamak amacıyla ‘Sosyal Kullanım’
evresine geçiliyor. Üçüncü aşamada, zevk almak veya sorunlardan kaçmak gibi
belirli amaçlar güdülerek ‘Operasyonel Kullanım’ başlıyor. Son aşama olan
‘Bağımlı Kullanım’ evresinde ise artık bir sebebe ihtiyaç duyulmuyor; kişinin
tüm zamanı ve eylemleri teknolojiye göre şekilleniyor ve kontrol tamamen
kaybediliyor.
Teknoloji
bağımlılığının belirtilerine dikkat!
Bağımlılık
sürecine giren bireylerde belirgin davranış değişiklikleri gözlemlendiğini
kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu,
“Teknoloji başında geçirilen sürenin giderek artması, cihazdan uzak
kalındığında öfke, huzursuzluk ve uykusuzluk gibi yoksunluk belirtilerinin
ortaya çıkması en temel göstergelerdir. Bireyler çevreleriyle iletişimlerini
asgari düzeye indiriyor, yeme-içme, temizlik ve okul/iş gibi günlük sorumluluklarını
aksatıyor. Ciddi bedensel veya sosyal sorunlar yaşasalar bile kullanıma devam
etmeleri ve cihaz başında geçirdikleri süreyi inkar etmeleri, tablonun
ciddiyetini ortaya koyuyor” uyarısında bulundu.
Dr.
Öğr. Üyesi Leman Kutlu, şunları söyledi: “Teknoloji bağımlısı olup olmadığımızı
anlamanın bazı işaretleri var: Eğer cep telefonunuzu sık sık kontrol etme
ihtiyacı hissediyor, onu her zaman yanınızda veya yatağınızın başucunda
tutuyorsanız bu bir uyarı işareti olabilir. Telefon veya bilgisayar kullanmaktan
günlük işlerinize vakit ayıramıyor, kendinizi kötü hissettiğinizde teknolojiye
sarılıyor, uzak kaldığınızda ise huzursuzluğunuz artıyorsa risk altındasınız
demektir. Başkalarıyla sohbet ederken veya yemek yerken bile ekrandan
kopamamak, bağımlılığın eşiğinde veya içinde olduğunuzun en somut
göstergelerindendir.”
Teknolojiden
dengeli bir şekilde yararlanmak mümkün
Dijital
teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde
yararlanmanın mümkün olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi
Leman Kutlu, “Teknolojik cihazların kullanımına net zaman sınırlar
konulmalı ve ekran başında geçirilen sürenin yerine spor, hobi, aile içi
oyunlar gibi alternatif aktiviteler yerleştirilmeli. Alışkanlıkları gözden
geçirmek, kullanım saatlerini ve mekanlarını değiştirmek oldukça etkili
olabilir. Ayrıca ortak kullanım alanlarında sosyalleşmek, öfke kontrolü gibi
sosyal beceriler edinmek ve gerekiyorsa kullanım sonrası yapılması zorunlu dış
motive edicileri planlamak koruyucu kalkan işlevi görüyor” diye konuştu.
Uzman desteği
alınmalı
Bireyin kendi
kendine bu süreci yönetememesi halinde mutlaka destek alması gerektiğini
kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bu konuda
okulların rehberlik servislerinden yardım alınabilir. 12 yaş ve üzeri
bireylere ücretsiz destek sağlayan, hem bireyle hem de bireyin ailesiyle
görüşmeler gerçekleştiren Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bu konuda
ücretsiz hizmet sunmaktadır. 115 YEDAM Danışma Hattından ücretsiz randevu
alınabilir. Hastanelerin teknoloji ve davranışsal bağımlılık polikliniklerine
başvurulup destek alınabilir” diye konuştu.