DSÖ - Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl milyonlarca kişi hava kirliliği nedeniyle erken yaşta hayatını kaybediyor ve bu ölümlerin büyük kısmını kalp krizi ile inme oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ateş, “Kirli hava, kalp damarları için sigara kadar güçlü bir risk faktörü haline geldi” diyerek uyardı.
Dünya
genelinde hava kirliliği artık sadece akciğer hastalıklarının değil, kalp
krizlerinin de başlıca tetikleyicilerinden biri. Dünya Sağlık Örgütü (WHO),
2019 yılında dış ortam (ambiyant) hava kirliliğine bağlı yaklaşık 4,2 milyon
erken ölüm gerçekleştiğini, bu ölümlerin yaklaşık yüzde 68’inin kalp krizi
(iskemik kalp hastalığı) ve inme nedeniyle olduğunu bildiriyor.
WHO’nun
verilerin göre, dış ortam ve ev içi hava kirliliğinin birleşik etkisi her yıl
6,7 milyon erken ölüme yol açıyor ve hava kirliliği, bulaşıcı olmayan
hastalıklar için en önemli çevresel risk faktörlerinden biri olarak kabul
ediliyor.
Şehir havası sigaraya yakın risk oluşturuyor!
Kardiyoloji
Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ateş, hava kirliliğinin kalp üzerindeki etkilerine
değinerek, “Birçok hastam sigarayı bırakınca kendini güvende sanıyor ama
yaşadığı şehrin havası, kalp damarları üzerinde sigaraya yakın bir yük oluşturabiliyor.
Özellikle ince partikül madde dediğimiz PM2.5 düzeyleri yükseldiğinde, ani kalp
krizi riskinde belirgin bir artış görüyoruz.” Dedi.
Hava kirliliği kalp krizini nasıl tetikliyor?
Hava
kirliliğinin kalp krizi üzerindeki etkilerin yönelik araştırmalara değinen Doç.
Dr. İsmail Ateş, “Bilimsel çalışmalar, özellikle PM2.5 (2,5 mikrondan küçük
partiküller) ve PM10, azot dioksit (NO²), ozon (O³) gibi kirleticilere kısa
süreli maruziyetin bile, saatler ya da günler içinde ani kalp krizlerini tetikleyebildiğini
gösteriyor.” Şeklinde konuştu.
Kalp hızında ve tansiyonda ani dalgalanmalara neden olabilir!
Doç.
Dr. Ateş, verdiği bilgilere şu sözlerle devam etti:
“Kirli
havayı soluduğumuzda, bu mikroskobik partiküller sadece akciğerlerde kalmıyor
kan dolaşımına da geçiyor. Damarın iç yüzeyinde iltihaplanma ve hasara yol
açıyor, kanın pıhtılaşma eğilimini artırıyor ve kalp hızında, tansiyonda ani
dalgalanmalara neden olabiliyor. Tüm bunlar, halihazırda plak taşıyan bir
damarın aniden tıkanmasını, yani ani kalp krizini tetikleyebiliyor.”
Son
yıllarda yapılan geniş ölçekli çalışmaların, bu mekanizmayı sayılarla da
doğruladığını ifade ederek konu ile ilgili örnekler veren Dr. Ateş,
“California’da 3,7 milyon yetişkinin incelendiği büyük bir çalışmada, yıllık
ortalama PM2.5 düzeyinde 10 µg/m³ artışın, yeni gelişen kalp krizi riskini
yüzde 12, kalp damar hastalığına bağlı ölüm riskini ise yüzde 21 artırdığı
gösterildi. Üstelik bu risk artışı, bugün birçok ülkede yasal sınır olarak
kabul edilen değerlerin altında bile devam ediyor.
2025
yılında yayımlanan başka bir çalışmada, Beijing’de kısa süreli hava kirliliği
artışlarının, özellikle PM2.5 ve NO² yükselişlerinin, hastanede yatan kalp
krizi hastalarında ölüm riskini artırdığı saptandı. Araştırmacılar, özellikle
non-ST elevasyonlu kalp krizi (NSTEMI) geçiren hastaların kirli havaya daha
hassas olduğunu bildirdi.
Özellikle
kalp hastalığı olan, stent takılmış ya da daha önce kalp krizi geçirmiş
bireylerde, hava kalitesinin bozulduğu günlerde risk ciddi anlamda yükseliyor.
Birkaç gün süren kirli hava dalgası, bizim acil servislerde göğüs ağrısı ve
nefes darlığı ile başvuran hasta sayılarının artması olarak karşımıza çıkıyor.”
Dedi.
En çok kimler risk altında?
Doç.
Dr. İsmail Ateş, hava kirliliğine bağlı ani kalp krizi riski açısından en
kırılgan grupları şöyle sıraladı:
- Daha önce kalp krizi geçirmiş olanlar
- Stent veya bypass öyküsü olanlar
- Hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol
hastaları
- 60 yaş üzeri bireyler
- Sigara içenler
- Fazla kilolu ve hareketsiz yaşam sürenler
“Bu
gruplarda, kirli havada dışarıda uzun süre kalmak, yoğun egzersiz yapmak ya da
trafikte ağır egzoza maruz kalmak, tetikleyici olabilir” dedi.
Korunma yolları nelerdir?
Doç.
Dr. İsmail Ateş şu önerileri paylaştı:
Hava kalitesi indeksini takip edin:
Büyük şehirlerde günlük hava kirliliği değerleri artık uygulamalar ve resmi
siteler üzerinden anlık takip edilebiliyor. Özellikle kalp hastaları ve risk
grupları, hava kalitesi kötü günlerde planlarını gözden geçirmeli.
Kirli günlerde yoğun eforu sınırlayın:
Özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dışarıda koşu, ağır
egzersiz yapmak yerine, kapalı ve filtreli ortamlarda spor yapılması daha uygun
olur.
Yoğun trafiğe yakın yürüyüşten kaçının:
Şehrin ana caddeleri boyunca yürümek yerine, mümkünse parklar, iç sokaklar,
sahil gibi nispeten daha temiz alanları tercih edin.
İlaçlarınızı aksatmayın:
Tansiyon, kolesterol ve kan sulandırıcı ilaçların düzenli kullanımı, kirli
havanın tetiklediği damar olaylarına karşı koruyucu.
Ev içinde sigara içilmesini kesinlikle engelleyin:
Ev içi hava kirliliği de kalp krizi ve inme riskini artırıyor. WHO’ya göre ev
içi kirliliğe bağlı 3,2 milyon ölümün önemli bir kısmı iskemik kalp hastalığı
ve inmeden kaynaklanıyor.