Trigeminal nevralji, tıp literatüründe “en şiddetli ağrılardan biri” olarak tanımlanıyor. Hastalar bu ağrıyı çoğu zaman “yüzümün içinde şimşek çakıyor”, “bir anda vurup geçen ama insanı çaresiz bırakan bir acı” sözleriyle tarif ediyor. Konuşma, çiğneme, gülme hatta yüzün hafifçe rüzgâr alması bile ağrı atağını tetikleyebiliyor.
Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Adem Yılmaz, trigeminal nevraljinin tanı ve tedavisinde en kritik noktanın erken ve doğru teşhis olduğunu vurguluyor. Yılmaz, “Bu hastalıkta tanı netleştiyse beklemek hastanın aleyhine işler. Erken müdahale hem hastalığın ilerlemesini durdurur hem de cerrahi başarısını artırır” diyor ve ekliyor: “Cerrahi tedaviyle yalnızca ağrı değil, hastanın hayatı da geri kazanılır. Yaşam kalitesi arttığı gibi neşesi, huzuru, iş ve okul yaşamındaki başarısı hızla geri gelir.”
İstanbul – Selcan YÜCEL
Trigeminal Nevralji Nedir, Neden Bu Kadar Şiddetlidir?
Prof.
Dr. Adem Yılmaz, hastalığı şu sözlerle anlatıyor:
“Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu taşıyan trigeminal sinirin genellikle bir
damar tarafından irrite sonucu ortaya çıkan bir ağrı hastalığıdır. Trigeminal
sinir, alın, üst ve çene bölgelerinin duyusunu sağlayan üç ana dala ayrılır. Bu
sinirin beyin sapına yakın bölümünde genellikle bir damar tarafından baskı
altında kalması, sinirin koruyucu yapısının bozulmasına yol açar.
Sonuçta sinir, en basit uyaranı bile kontrolsüz ve şiddetli bir ağrı sinyaline
dönüştürür. Ağrı ani başlar, çok şiddetlidir, kısa sürer ancak sık tekrar eder;
çoğu hasta tarafından elektrik çarpması veya bıçak saplanması şeklinde tarif
edilir.
Yanlış Tanı Nedeniyle Kaybedilen Yıllar Var
Prof.
Dr. Adem Yılmaz, trigeminal nevraljinin sıklıkla migren, diş ağrısı ya da
atipik yüz ağrılarıyla karıştırıldığını belirtiyor. Bu durumun, hastaların uzun
süre yanlış branşlarda tedavi görmesine, hatta sağlam dişlerin çekilmesine
kadar varan ciddi hatalara yol açabildiğini ifade ediyor. Prof. Dr. Yılmaz
“Oysa trigeminal nevraljinin kendine özgü bir ağrı karakteri vardır. Özellikle
Tip 1 olgularda bu tabloyu ayırt etmek mümkündür” diyor.
Tip 1 ve Tip 2 Trigeminal Nevraljide Aynı Hastalıktır, Ama Seyirleri Farklıdır
Trigeminal
nevraljinin iki ana tipi bulunuyor: Tip 1 ve Tip 2. Tip 1 Trigeminal Nevralji,
en sık görülen ve klasik tabloyu oluşturan tiptir. Ağrı ani, çakma tarzında ve
çok şiddetlidir. Ataklar arasında hasta tamamen ağrısızdır. Görüntülemelerde
çoğunlukla sinir, damar teması saptanır. Başlangıçta karbamazepin ve benzeri
nöropatik ağrı ilaçları ile geçici rahatlama sağlanabilir. Ancak Prof. Dr.
Yılmaz bu konuda önemli bir uyarıda bulunuyor: “Bu ilaçlar hastalığı tedavi
etmez, sadece baskılar. Zamanla etki azalır, doz artar ve yan etkiler devreye
girer. Bu nedenle Tip 1 trigeminal nevraljide tanı netleştiğinde cerrahi tedavi
geciktirilmemelidir.”
Tip 2 Trigeminal Nevralji (Atipik Tip) ise daha sinsi seyreder. Ağrı daha uzun sürelidir, künt karakterlidir ve ataklar arasında da devam edebilir. Migren ve diğer yüz ağrılarıyla karışma ihtimali daha yüksektir.Bu nedenle Tip 2 olgularda tedavi planı daha dikkatli yapılır. İlaç tedavisi, algolojik girişimler ve cerrahi seçenekler hasta özelinde değerlendirilir.
Üç Branş, Tek Karar: Multidisipliner Baş Ağrısı Konseyi
Hamidiye
Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde trigeminal nevralji hastaları için
multidisipliner bir baş ağrısı konseyi oluşturulmuş durumda. Bu konseyde, nöroloji
uzmanları,
beyin
ve sinir cerrahisi ekibi, algoloji yani ağrı birimi uzmanları bir arada
çalışıyor.Prof. Dr. Yılmaz, “Hastayı tek bir gözle değil, üç farklı uzmanlık
alanının ortak değerlendirmesiyle ele alıyoruz. Bu yaklaşım hem tanı
doğruluğunu hem de tedavi başarısını ciddi şekilde artırıyor” diyor.
Cerrahi Tedavide Ağrının Kaynağına Doğrudan Müdahale Ediyoruz
Trigeminal
nevraljide en etkili cerrahi yöntemlerden biri mikrovasküler dekompresyon
ameliyatı. Bu yöntemde sinirin üzerindeki damar baskısı mikrocerrahi
tekniklerle ortadan kaldırılıyor. Sinir hasar görmeden korunuyor. “Tıpta yüzde
yüz demek doğru değildir” diyen Prof. Dr. Yılmaz, “Ancak bu ameliyatla
hastaların yaklaşık yüzde 85–90’ında ağrı tamamen ortadan kalkıyor. Kalan
grupta ise belli oranlarda bir rahatlama sağlanıyor” ifadelerini kullanıyor.
Kimler Ameliyat Olabilir? Yaş Engel mi?
Toplumda
bu konuda yanlış inanışlar bulunduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, net
konuşuyor:
“18 yaşından 90 yaşına kadar, genel anesteziyi kaldırabilecek her hasta bu
ameliyatı olabilir. Yaş tek başına engel değildir.”
Erken Müdahale İle Sadece Ağrı Değil, Hayat Kalitesi de Tedavi Ediliyor
Yılmaz,
şunları söylüyor: “Zaman geçtikçe
sinirdeki hasar artar. Bu durum ağrının şiddetini yükseltirken cerrahi başarı
oranını da düşürür. Erken dönemde yapılan doğru müdahale, hem hastalığın
ilerlemesini durdurur hem de tedavinin yüz güldürücü olma ihtimalini artırır.
Trigeminal nevralji sosyal hayattan
kopma, konuşmaktan kaçınma, yeme-içme korkusu ve ciddi psikolojik yük
oluşturur. Cerrahi tedaviyle yalnızca ağrı değil, hastanın hayatı da geri
kazanılır”
Doğru Tanı, Doğru Zaman, Doğru Ekip
Prof.
Dr. Adem Yılmaz’ın klinik deneyimi ve multidisipliner yaklaşımı, trigeminal
nevraljinin doğru tanı ve tedaviyle kader olmaktan çıkabileceğini gösteriyor.
Yılmaz, “Doğru tanı, doğru zaman ve doğru ekip bir araya geldiğinde, trigeminal
nevralji kontrol altına alınabilir bir hastalıktır” diyerek hastaların
umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini söylüyor.