Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, "Hastanemiz ileri düzey bir hastane olduğu için diğer hastanelerde çözülemeyen, bazen tedavi edilemeyen hastalar ister istemez bize başvuruyor. Hastanemiz Türkiye için bir son basamak hastanedir. Buraya gelen bir hastayı göndereceğimiz başka bir merkez yok. Tüm doktorlarımız bu bilinçle çalışıyor." dedi.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof.
Dr. Levent Öztürk, sağlık muhabirleriyle bir araya geldi.
Prof. Dr. Öztürk, şehir hastanelerinin Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan'ın 'hayalim' dediği projelerden en büyüğü olduğunu söyleyerek,
"Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, 4 bin 50 yatağıyla Türkiye'nin,
Avrupa'nın en büyük hastanelerinden birisi. Günlük muayene sayımız;
pazartesiden cumaya çok ufak değişiklik olsa da 30 bin hasta hastanemize giriş
yapıyor. Acillerimizde de 2 bin 300 hastaya acil sağlık hizmeti sunuyoruz.
Çocuk acilimiz var, kadın doğum acilimiz var, erişkin acilimiz var. 2025 yılını
tamamladık. 2026 yılı için de sağlık hizmetinin kalitesini artırmak için yeni
projelerimiz var. Türkiye'nin fiziki olarak en büyük hastanelerinden birisi,
aynı zamanda bir eğitim merkezi. Hastanemizde şu anda halihazırda 2 bin 700
uzmanlık öğrencisi asistan eğitim görüyor. 300 yan dal asistan eğitim görüyor.
Yaklaşık 3 binin üzerinde asistana biz burada eğitim veriyoruz. Yılda 10 binin
üzerinde sağlık alanında hemşire, diyetisyen, fizyoterapist, acil tıp
teknisyeni (ATT), stajyer de yine bu hastanede eğitim alıyor. Türkiye'nin
sağlık ordusunu yetiştiren en önemli merkezlerden biriyiz. Hastanemizde 800'ün
üzerinde öğretim görevlisi hocamız var. Çok nitelikli bir insan kaynağına
sahibiz. Gerek doktor olsun, hemşire olsun, tecrübesi yüksek sağlık kadromuz
mevcut. Aynı zamanda Türkiye'nin tek akredite kampüs hastanesiyiz. Uluslararası
akreditasyonumuzu almış durumdayız." dedi.
“2025'te 200 bin
ameliyat gerçekleştirdik”
Prof. Dr. Öztürk, 2025 yılında hastane bünyesinde yaklaşık 7
milyon poliklinik muayenesi yapıldığını açıklayarak, "Toplam acil sayısı
da 550 bin. 2025’te; bu hastaların 400 binini erişkin acilde tedavi ettik.
Hastanemiz sadece Ankara'ya değil, Ankara'nın çevresindeki illere, tüm
Türkiye'ye ve giderek oranı artarak uluslararası düzeyde hasta kabul etmektedir.
2025 yılı verilerine baktığımızda; biz resmi olarak da Türkiye'nin her
yerinden, Ankara dışından 2 bin civarında yoğun bakım hastasını kabul etmişiz
ve hastanemizde tedavi için yatırmışız. 2025'te hastanemizde gerçekleştirilen
ameliyat sayısı da 200 bin civarında. Ameliyat grupları A, B, C, D, E diye
gruplanır. Hastanemiz ileri düzey bir tedavi merkezi olduğu için ağırlıklı
olarak hastanemizde A, B ve C grubu ameliyatlar yapılmaktadır. Bunlar büyük
ameliyatlardır. Özellikle yapılması zor ameliyatları hastanemizin hocaları
gerçekleştiriyor. Hastanemiz 4 solid organın naklini gerçekleştirebilecek bir
ekibe sahiptir. Akciğer, kalp, karaciğer ve böbrek naklini yapabilecek
ekiplerimiz vardır. 7 gün 24 saat, 365 gün organ nakli yapabilecek ekibimiz
bulunmaktadır. Organ nakli ameliyatlarında biliyorsunuz ki hız kısıtlayıcı
basamak organ bağışıdır. Organ bağışı ne kadar fazla olursa, biz hastane olarak
organ nakli ameliyatlarını gerçekleştirebilecek imkana sahibiz. Açıldığımızdan
bu yana 200 üzerinde karaciğer nakli gerçekleştirdik. Böbrek nakli ameliyatları
keza daha çok sayıda yapılmıştır. Akciğer nakli ameliyatları da burada
yapılmaktadır. Biliyorsunuz bunun için doğrudan vefat etmiş bir kişiden bağış
gereklidir. Akciğer için böyle bir bağış olduğunda bunu da yapıyoruz. Aynı
şekilde kalp nakli için de yine vefat eden, organ bağışında bulunmuş
hastalarımızdan alınan organlarla kalp nakli de hastanemizde
yapılmaktadır." ifadelerini kullandı.
“Büyük oranda
dijitalizasyona geçmiş durumda”
Sağlıkta Türkiye'de kullanılan cihazların büyük bir kısmının
yurt dışından ithal edildiğini söyleyen Öztürk, "Bu alanda devletimiz
özellikle önem veriyor. Sağlık teknolojisinde kullandığımız araçların,
cihazların, malzemelerin yerli üretimi konusunda tüm çalışmalara devletimiz destek
veriyor. Sağlıkta kullandığımız araçların, cihazların yerli üretimini artırmak
için her türlü faaliyet Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB)
bünyesinde yürütülüyor. TÜSEB'in hastanemizde de bir ofisi, bağlantı bürosu
var. Aynı zamanda teknolojideki gelişmeleri yakından hastanemizde takip
ediyoruz. Yapay zeka ile radyolojik görüntülerin değerlendirilmesi üzerine
çalışmalarımız devam ediyor. Hasta güvenliği ve etik kurallar ana
prensibimizdir. Bunun dışına çıkmadan her türlü teknolojik altyapıyı hastanemize
getirmek için hazırız. Dijital hastane konusundaki çalışmalarımız devam ediyor.
Hastanemiz büyük oranda zaten dijitalizasyona geçmiş bulunmakta. Tamamen
kağıttan uzak, dijital bir hastaneye doğru hızlıca ilerliyoruz. Hastanemize
giren her hasta, yatan her hasta, koluna takılan bir bileklik kullanmaktadır;
buna 'RFID' diyoruz. Bileklikle hastane içerisinde girdiği her yer;
ameliyathane, tetkik, laboratuvar anında takip edilebilmektedir. Hastanın
buralarda yapılan tüm tetkikleri ve verileri de merkezi olarak bilgisayar
sistemine anında aktarılabilmektedir. Bir sonraki aşama, HIMSS (Healthcare
Information and Management Systems Society) yani Uluslararası Dijital Hastane
Sertifikasyon Merkezi'nin 7 sertifikasını alabilmektir." diye konuştu.
“Mevsimsel başvuruların
arttığını görüyoruz”
Hastane bünyesinde mesai dışı poliklinik hizmetleri de
verildiğine dikkat çeken Öztürk, "Bunu talebe göre değerlendiriyoruz. Eğer
günlük poliklinik, bazı polikliniklerde örneğin göz, örneğin dahiliyede günlük
açtığımız poliklinik talebi karşılayamazsa ve randevu verme süremiz uzarsa, o
zaman akşam polikliniklerini çalıştırmaya başlıyoruz. Halihazırda hastanemizde
dahiliye, göz, kulak burun boğaz branşlarında mesai dışı poliklinik
hizmetlerimiz yürütülmektedir. Gündüz randevu bulamayan vatandaşlarımız akşam
hastanemizde muayene olabilmektedir. Son dönemde 1-2 haftadır acillere başvuran
hasta sayısında bir artış vardır. Ancak geçen yılla karşılaştırdığımızda yine
yılın bu dönemlerinde mevsimsel olarak acillere başvuru sayısının arttığını
görüyoruz. Yani geçmiş yıllardan bir farkı yoktur. Bu durum, yılın bu döneminde
acil servislerde üst solunum yolu enfeksiyonları şikayetiyle başvuran
hastalarda artış olmasının mevsimin getirdiği doğal bir artış olduğunu
göstermektedir. Buna yönelik tedbirleri de alıyoruz. 2025 yılında çok özellikli
çok sayıda ameliyat yaptık. Hastanemiz ileri düzey bir hastane olduğu için
diğer hastanelerde çözülemeyen, bazen tedavi edilemeyen hastalar ister istemez
bize başvuruyor. Biz devletin verdiği imkanlarla bunları tedavi edecek hocalara
sahibiz. Elimizden geleni yaparak, hastalarımızın şifa bulması için her türlü
desteği veriyoruz. Hastanemiz Türkiye için bir son basamak hastanedir. Buraya
gelen bir hastayı göndereceğimiz başka bir merkez yok. Gelen hastanın
tedavisini burada tamamlamak zorundayız. Tüm doktorlarımız bu bilinçle
çalışıyor." dedi.
“Uluslararası eğitim
programlarımızı hazırladık”
Prof. Dr. Öztürk, hem ulusal hem de uluslararası hizmet
verdiklerini söyleyerek, "Uluslararası kriz veya afet durumlarında anında
komşu ve dost ülkelere veya sıkıntı çeken ülkelere kapılarımızı açıyoruz.
Makedonya'da 2025 yılında büyük bir yangın yaşandı. Oradan yanık hastalarını
doğrudan hastanemize kabul ettik ve tedavilerini yaptık. Yeri geldiğinde
uluslararası düzeyde felaket veya afet yaşayan ülkelere anında destek verecek
imkana sahibiz. Hastanemize hem kara yoluyla hem helikopterle hava yoluyla
hasta kabul edebilme imkanımız olduğu için afet veya felaket durumlarında tüm
imkanlarımızı anında hastaların hizmetine sunabiliyoruz. Hızlı bir şekilde
hareket edebiliyoruz. 2026 yılında yeni işlem alanları açacağız. Rezerv olarak
hem girişimsel kardiyolojide hem girişimsel radyolojide yeni işlem alanları
açacağız. Çünkü bunlar nitelikli alanlar ve talep yüksek. Aynı zamanda
hastanemizin bir eğitim merkezi olduğu için Laparoskopi konusunda 'Mavi Oda'
adı verilen bir eğitim alanımız var. Burada uluslararası eğitim vermek için
eğitim programlarını hazırladık. Yurt dışından ve yurt içinden tıp fakültesi
sonrası öğrencileri burada eğitmek için programlarımızı hazırladık. Bunları
sırayla belirli bir program dahilinde kabul edeceğiz. Aylık veya iki aylık
periyotlarla düzenli eğitim vereceğiz." ifadelerini kullandı.
Kaynak: DHA