Halk arasında verem olarak da adlandırılan tüberkülozun önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, en sık görülen belirtilerin iki haftadan uzun süren öksürük, balgamda kan görülmesi, gece terlemesi, uzun süren ateş, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı olduğunu belirterek mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Verem aşısının (BCG), ülkemizde doğumdan sonra bebeklik döneminde uygulandığını ifade eden Osman El Jundi, “Bu aşı, özellikle çocuklarda görülen ağır verem formlarına (verem menenjiti ve yaygın verem gibi) karşı koruyucudur. BCG aşısı, veremin toplumdaki ağır sonuçlarını azaltmada önemli bir halk sağlığı aracıdır” diye konuştu.
İstanbul
Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr.
Öğretim Üyesi Osman El Jundi, Veremle Savaş Haftası kapsamında yaptığı
açıklamada, günümüzde hala dünya genelinde önemli bir sorun olan veremle
mücadelede yapılması gerekenler konusunda değerlendirmede bulundu.
Veremin (tüberküloz), günümüzde hâlâ dünya
genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, “Ancak doğru
bilgilendirme, erken tanı ve etkili tedavi ile verem kontrol altına alınabilen
ve tamamen iyileştirilebilen bir hastalıktır” dedi.
İki haftadan uzun süren öksürük
Veremin
Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir
hastalık olduğunu belirten Osman El Jundi, “Tüberküloz, sık
akciğerleri tutmakla birlikte; lenf bezleri, kemikler, böbrekler, beyin zarı
gibi organları da etkileyebilir. En sık görülen belirtiler iki haftadan uzun
süren öksürük, balgamda kan görülmesi, gece terlemeleri, uzun süren ateş,
halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybıdır. Bu şikâyetlerin varlığında vakit
kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması büyük önem taşır” uyarısında
bulundu.
Veremin temel nedeninin, verem mikrobunun solunum
yoluyla vücuda alınması olduğunu kaydeden Osman
El Jundi, “Özellikle
tedavi edilmemiş veya düzensiz tedavi alan hastalar, çevrelerine mikrop
yayabilir. Kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süreli temas bulaş riskini
artırır” dedi.
Yüksek risk grubundakiler dikkatli olmalı
Herkesin vereme
yakalanabileceğini ancak bazı grupların daha yüksek risk altında olduğunu
belirten Osman El Jundi, “Bu yüksek risk
grupları arasında bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler, HIV enfeksiyonu
olanlar, diyabet hastaları, uzun süre kortizon veya bağışıklık baskılayıcı ilaç
kullananlar, sigara ve alkol kullananlar, yetersiz beslenenler ve kalabalık
yaşam koşullarında bulunanlar yer almaktadır. Bu kişilerin veremden
korunmasında tedbiri olmaları büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.
Öksürme, hapşırma
ve konuşma sırasında bulaşabilir
Veremin bulaşıcı bir hastalık olduğunu vurgulayan
Osman El Jundi, “Özellikle akciğer
veremi olan hastalar; öksürme, hapşırma ve konuşma sırasında havaya saçılan
damlacıklar yoluyla hastalığı bulaştırabilir. Bulaşmayı önlemek için erken tanı
ve düzenli tedavi önemlidir. Tedavi süresince ilaçların eksiksiz kullanılması
sağlanmalıdır. Kapalı alanların iyi havalandırılması ve öksürük hijyenine
dikkat edilmesi gerekmektedir. Öksürük sırasında ağız kağıt mendille mutlaka
kapatılmalı. Kullanılan mendil atılmalıdır. Maske kullanımı ve yakın temasın
sınırlandırılması büyük önem taşır” dedi.
Erken tanı, düzenli tedavi ve tarama programları
önemli
Veremden korunmanın en etkili yollarının erken
tanı, düzenli tedavi ve toplum temelli tarama programları olduğunu kaydeden Osman El Jundi, “Ayrıca sağlıklı ve dengeli beslenme, sigaradan
uzak durma, yaşam alanlarının havalandırılması ve riskli grupların düzenli
sağlık kontrollerinin yapılması da koruyucu önlemler arasındadır” dedi.
BCG aşısı ağır verem formlarına karşı koruyucu
Veremde tam iyileşme mümkün
Veremin korkulacak değil; bilinçle mücadele
edilecek bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr.
Öğretim Üyesi Osman El Jundi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Günümüzde verem
tedavisi ücretsizdir ve düzenli ilaç kullanımı ile tam iyileşme
mümkündür. Toplum olarak erken belirtileri tanımak, önyargılardan uzak durmak
ve tedaviye uyumu desteklemek veremle mücadelenin temel taşlarıdır. Veremle
Savaş Haftası vesilesiyle, tüm vatandaşlarımızı verem konusunda bilinçli olmaya
ve şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurmaya davet ediyoruz.
Unutmayalım: Verem önlenebilir, tedavi edilebilir ve birlikte mücadele edilirse
yenilebilir.”