Prof. Dr. Derya Tok, eforla göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve göğüste sıkışma yaşayanların yanı sıra hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol veya aile öyküsü gibi risk faktörleri bulunan kişilerin spora başlamadan önce kardiyoloji kontrolünden geçmesini önerdi.

Düzenli egzersiz, kalp ve damar sağlığının korunmasında önemli bir rol oynarken, özellikle yoğun fiziksel aktiviteye başlamadan önce kişinin mevcut sağlık durumunun değerlendirilmesi önem taşıyor. Yaş, aile öyküsü, kronik hastalıklar ve egzersiz sırasında ortaya çıkan bazı şikâyetler, kardiyolojik kontrol gerekliliğini belirleyen faktörler arasında yer alıyor.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Derya Tok, spora başlamadan önce kimlerin kardiyolojik kontrolden geçmesi gerektiğini, egzersiz sırasında kalp açısından uyarıcı kabul edilen belirtileri ve özellikle sıcak havalarda spor yaparken dikkat edilmesi gerekenleri Medimagazin'e anlattı.

Spora başlamadan önce kimler kardiyolojik kontrolden geçmeli?

Bu konu aslında dünyada tartışmalı bir konu. Özellikle 35 yaşın altındaki profesyonel sporcularda, burada kastettiğimiz lisanslı sporcularda, mutlaka bir taramadan geçmeleri lazım. Çünkü özellikle genç sporculardaki kalp ölümlerinin büyük çoğunluğu genetik ya da yapısal, doğuştan gelen kalp hastalıklarından oluyor.

Zaten yasa gereği de aile hekimine gidip sağlık raporu almaları zorunlu. Aile hekiminin sorgulamasıyla, ailede kalp hastalığı var mı, genç yaşta ani ölüm var mı, bunları sorguladıktan sonra mutlaka yarışacak sporcularda EKG bazal mutlaka değerlendirilmesi lazım.

Onun dışında 35 yaş üstü hastalarda, normal günlük spor aktivitesini yapacak, hobi olarak sporunu yapacak olan erişkinlerde de ölüm nedenlerinin başında damar sertliği, koroner ateroskleroz geldiği için bunların da özellikle eforla oluşan semptomları varsa yoğun efora başlamadan önce, eforlu bir spora başlamadan önce mutlaka bir kardiyolojik kontrolünün yapılması lazım.

Özellikle eforla göğüs ağrısı, anormal bir nefes darlığı, çarpıntı, göğsünde sıkışma, nefes darlığı hisseden ya da aile öyküsünde ya da hastada risk faktörleri varsa, hipertansiyonu varsa, diyabet hastalığı varsa, lipitleri çok belirgin yüksekse bunların da spora başlamadan önce mutlaka bir kardiyoloji kontrolünden geçmelerini öneriyoruz.

Egzersiz sırasında hangi şikâyetler kalp açısından uyarıcı kabul edilmeli?

Özellikle eforla birlikte, spor esnasında ya da hemen sonrasında gelişen göğüs ağrısı, göğüste baskı hissi, boyna, çeneye, kola yayılan göğüste sıkıntı hissi, nefes darlığı ya da hemen spordan sonra ya da sırasında böyle baş dönmesi bayılma hissi ya da orantısız bir nefes darlığı hissedebiliyor. Normalde o kadar nefesi daralmaması gerekirken ya da kalbinin düzensiz ve hızlı attığını anormal bir şekilde hissettiği zaman mutlaka doktor kontrolüne gelmesi lazım.

Spor yapanlar kalp sağlığını korumak için nelere dikkat etmeli?

Bir kere başlangıçta doktor kontrolünü yaptıktan sonra profesyonel destek almaları lazım. Kafalarına göre birden yüklenerek başlamamaları lazım. Normalde bizim kalp hastalığında mortaliteyi azaltan spor önerimiz, haftada 3-5 gün minimum 150 dakika olacak şekilde spor aktivitesini yapması.

Daha önce hiç spor geçmişi olmayan bir kişi kalp hastasıysa ve spora başlayacaksa bunu kademeli şekilde, ısınma ve soğutma periyotlarını kullanarak yapmalı. Bunun dışında tok karnına; yemek yedikten hemen sonra ya da ağır, yağlı ve soslu bir yemeğin hemen ardından spor yapmamalı. Yemeğin üzerinden en az 2 saat geçmiş olmalı.

Ayrıca vücudun su ihtiyacını karşılayacak şekilde spora hazırlanmalı. Spordan 2 saat önce yaklaşık yarım litre su içmiş olması, spor sırasında da belirli aralıklarla 150 cc sıvı alımını mutlaka takviye etmesi gerekiyor.

Aşırı sıcaklarda spordan uzak durmalı. Serin havalarda ve serin saatlerde spor yapmalı. Spor yapıyorsa da kıyafetlerini buna göre ayarlamalı; pamuklu, hava geçiren, terletmeyen, açık renkli kıyafetlerle ve çok nemli olmayan havada, açık alanda spor yapmalı.

Kaynak: Medimagazin