Stephanie ile Dr. Edward Wright 21 yıldır evli. Çift, Edward tıp fakültesine başlamadan önce, Stephanie ABD Hava Kuvvetlerinde görev yaparken tanıştı.
Texas’ta yaşayan 45 yaşındaki Stephanie Wright, o günleri
şöyle anlattı:
“Onunla evlendiğim için evde oturan bir doktor eşi olacağımı
düşünmemesini söylemiştim.”
Ancak eşinin asistanlık dönemindeki ağır çalışma koşulları
ve üç küçük çocuğun sorumluluğu, Stephanie’nin planlarını değiştirdi.
“Eşim asistanlığı sırasında haftada 80 saat çalışıyordu.
Başka hiçbir şeye ayıracak zamanı kalmıyordu. Çamaşırdan yemeğe, temizlikten
günün 24 saati ilgi bekleyen çocukların bakımına kadar evdeki bütün
sorumluluklar bana kaldı. Asistanlığı bittikten sonra da durum çok değişmedi.
Acil servis doktorlarının çalışma saatleri oldukça düzensiz. Normal bir aile
hayatı sürdürmek gerçekten zordu.”
Asistanlık yapan ya da mesleğini sürdüren bir doktorun
eşiyle konuşulduğunda benzer hikâyeler duymak mümkün. Doktor eşleri sıklıkla
kendilerini yalnız, tükenmiş ve ihmal edilmiş hissediyor. Araştırmalar da
hekimlerin eşlerinde kaygı ve depresyon riskinin daha yüksek olduğunu
gösteriyor.
Bir araştırmaya göre doktor eşlerinin yüzde 70’inde orta
veya ağır düzeyde kaygı, yaklaşık üçte birinde orta veya ağır düzeyde depresyon
görülüyor. Yüzde 60’ı ise ikincil travma belirtileri yaşıyor.
Peki bir doktorla evli olmak ne anlama geliyor? Hekimlerin
eşleri, mesleğin aile hayatına yüklediği kendine özgü zorluklarla nasıl başa
çıkıyor?
Uzun çalışma saatleri
ilişkileri zorluyor
Medscape’in hekimler ve diğer sağlık çalışanlarıyla
gerçekleştirdiği araştırmalar, mesleki koşulların özel hayat üzerindeki
etkisini ortaya koyuyor.
2026 Birleşik Krallık Hekim İlişkileri Raporu’na göre
hekimlerin yüzde 68’i evli. Doktorların yüzde 81’i ise işlerinin ilişkilerini
sürdürmelerini her zaman, sık sık veya zaman zaman zorlaştırdığını belirtiyor.
İlişkileri en fazla olumsuz etkileyen etkenlerin başında
uzun çalışma saatleri geliyor. Bunu stres ve yetersiz uyku takip ediyor.
Dışarıdan kusursuz
görünen hayat
Sosyal hizmet uzmanı Hayley Harlock, eşi John ile tıp
fakültesi yıllarından beri birlikte.
Kanada’da yaşayan 47 yaşındaki Harlock, “Bir akademik eğitim
merkezinde sosyal hizmet uzmanı olarak çalışıyordum. Bu nedenle bir hekimle
birlikte olmanın nasıl bir yaşam getirdiğine dair fikrim vardı” dedi.
Ancak yıllar sonra eşi hekim olarak çalışmaya, kendisi de üç
küçük çocuğun bakımını üstlenmeye başladığında hayatın göründüğü kadar kolay
olmadığını fark etti.
“Dışarıdan bakıldığında harika bir hayatım varmış gibi
görünüyordu. Çocuklarımız iyi durumdaydı ancak eşimle aramızdaki bağ giderek
zayıflıyordu. Birkaç yıl boyunca başımızı öne eğip devam ettik. Sonunda ‘Bu
evlilik böyle yürüyebilir mi?’ diye sorguladığımız bir noktaya geldik. Zor
konuşmalar yaptık, çok düşündük ve ilişkimizi onarmak için emek verdik.”
Harlock daha sonra hekimlerin eşlerine ve ailelerine destek
sunan The Flipside Life adlı oluşumu kurdu.
“Eşiniz var ama çoğu zaman yanınızda değil”
Yalnızlık, doktor eşlerinin en sık dile getirdiği
sorunlardan biri.
Harlock, bu durumu şöyle anlattı:
“Bir hekimle birlikte olmanın getirdiği özel bir yalnızlık
var. Bir eşiniz var ancak çoğu zaman ne fiziksel ne de duygusal olarak
yanınızda olabiliyor. Eskiden tek başıma katıldığım etkinliklerin uzun bir
listesinin olduğunu söyleyerek şaka yapardım. Ancak bu yalnızlık aslında çok
daha derin.”
Sosyal çevreden
uzaklaşmak
Pete Jardine, Polonya’da tıp fakültesine kabul edilen Maria
ile evlendiğinde henüz 20 yaşındaydı. Eşinin yanında yaşayabilmek için
ailesini, çevresini ve eğitim olanaklarını geride bıraktı.
Jardine, “Birine âşık olduğunuzda her zorluğu birlikte
aşacağınıza inanıyorsunuz. Ancak bir süre sonra bütün ilgisinin eğitimine ve
mesleğine yöneldiğini görüyor, kendinizi ikinci planda hissediyorsunuz” dedi.
Jardine bir süre sonra Kanada’ya döndü ve eşi tıp
fakültesini bitirene kadar burada yaşadı. Çift daha sonra Maria’nın eğitimini
tamamlaması için altı yıl İngiltere’de kaldı. Ardından Kanada’nın Ottawa
kentine yerleşti.
Bu süreçte arkadaşları ve sosyal çevresiyle bağlarının büyük
ölçüde koptuğunu anlatan Jardine, ancak son yıllarda yeniden bir çevre kurmaya
başladığını söyledi.
Kendi kimliğini kaybetme riski
Doktor eşleri, eşlerinin kariyerini desteklemek için kimi
zaman kendi mesleklerinden, eğitim hedeflerinden, arkadaşlarından ve
ailelerinden uzaklaşabiliyor.
Jardine, kendi yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Onun yapması gereken çok fazla şey vardı. Bu nedenle kendi
ihtiyaçlarımı sürekli erteledim. Bu durum bir anda olmuyor. Eşiniz çok ciddi
meselelerle uğraşırken siz de kendi sorunlarınızı önemsiz görmeye
başlıyorsunuz. Bir süre sonra neye ihtiyacınız olduğunu bile bilmiyorsunuz.
Kimliğiniz yavaş yavaş aşınıyor.”
Hekimlerin iş yerinde yaşadıkları ağır olayları evlerine
taşıması da eşler üzerinde ek bir yük oluşturabiliyor.
“Doktorlar eve yaşadıkları olaylarla ve travmalarla geliyor.
Bunları sizinle paylaşıyor ve yükün bir kısmını size bırakıyor. Ancak onlar bu
durumlarla nasıl başa çıkacakları konusunda eğitim alıyor. Biz eşler ise böyle
bir eğitim almıyoruz.”
“Eşiniz doktor, daha
ne istiyorsunuz?”
Doktorların toplumda ayrıcalıklı görülmesi, eşlerin
yaşadıkları sorunları dile getirmesini zorlaştırabiliyor.
Eşiniz insan hayatı kurtaran bir doktor, geliriniz iyi ve
dışarıdan rahat bir yaşam sürüyormuşsunuz gibi görünüyorsa şikâyet etmeye
hakkınız olmadığı düşünülebiliyor.
Harlock, bunun bir kısır döngüye dönüştüğünü belirtti:
“Eşinizin çok önemli işler yaptığını düşünüyor ve
yaşadığınız zorluklara katlanmanız gerektiğine inanıyorsunuz. Zamanla hem
eşinize hem de mesleğine karşı öfke duymaya başlıyorsunuz. Ardından bu
duyguları yaşadığınız için suçluluk ve utanç hissediyorsunuz. ‘Başkalarının
sorunları daha büyük, benim böyle hissetmemem gerekir’ diyorsunuz.”
Doktor eşi olmanın
olumlu yanları da var
Doktorla evli olmanın yalnızca olumsuz tarafları bulunmuyor.
Uzun süre ayrı yaşamak, Jardine çiftinin iletişim
becerilerini geliştirdi. Çift, ev işlerinin ve mali konuların yönetiminde daha
planlı bir sistem kurdu.
Pete Jardine, kendisini şakayla karışık evin yöneticisi ve
operasyon sorumlusu olarak tanımlıyor:
“O doktorluk yapıyor, ben de geri kalan her şeyi
yönetiyorum. Maria’nın bir ihtiyacı olduğunda bana talep iletiyor. Pazartesi
günleri oturup ev işleri ve mali konular hakkında toplantı yapıyoruz.”
Ekonomik koşulların zamanla iyileşmesi de mesleğin olumlu
taraflarından biri.
Stephanie Wright, “Asistanlık bittikten ve yıllarca çok ağır
şartlarda çalıştıktan sonra eşim iyi bir gelir elde etmeye başladı. Bu, uzun ve
zorlu bir yolculuğun sonundaki ödül gibiydi” dedi.
Wright’ın babası kansere yakalandığında da doktor olan eşi
tedavi sürecinin hızlandırılmasına ve en uygun tedaviye ulaşmasına yardımcı
oldu.
Destek sistemleri
önem taşıyor
Doktor eşlerinin yaşadığı sorunlara ilişkin farkındalığın
artmasıyla bazı tıp fakülteleri ve sağlık kuruluşları, hekimlerin eşlerine ve
ailelerine yönelik destek programları oluşturmaya başladı.
Harlock, “Tıp dünyası, mesleğin eşler ve aileler üzerindeki
etkisini artık daha fazla kabul ediyor. Hekimlerin iş yerinde yaşadıkları ev
hayatını, evde yaşadıkları da meslek hayatını etkiliyor. Hekimlerin ailelerinin
iyi olması, sonuçta hem hastalara hem de sağlık sistemine fayda sağlıyor” dedi.
Akıllı telefonlar ve çevrim içi platformlar, benzer sorunlar
yaşayan doktor eşlerinin birbiriyle iletişim kurmasını kolaylaştırıyor. The
Flipside Life gibi internet sitelerinin yanı sıra hekim eşlerine yönelik
çeşitli podcast yayınları da bulunuyor.
Bununla birlikte gerçek hayatta kurulan destek ağları da
büyük önem taşıyor.
Wright, eşinin tıp fakültesi ve asistanlık döneminde
yakınlarındaki ailesinden yardım aldığını, çocukları küçükken diğer annelerle
güçlü dostluklar kurduğunu anlattı.
Eşiyle birlikte geçirdikleri sınırlı zamanı bilinçli şekilde
değerlendirdiklerini söyleyen Wright, şu ifadeleri kullandı:
“En başından itibaren ilişkimizi korumak konusunda çok
dikkatliydik. Tıp fakültesi ve asistanlık döneminde bile yalnızca birlikte
yemek yemek ya da sahilde yürümek için fırsat bulsak bunu değerlendiriyorduk.
Konuşmak ve aramızdaki bağı korumak için mutlaka zaman ayırıyorduk. Zorlu bir
döneme girdiğimizi biliyorduk.”
İlişkiyi mesleğin
yükünden korumak
Harlock’a göre tıp mesleği, yalnızca doktorun değil, eşinin
ve bütün ailenin hayatını etkileyebiliyor. Bu nedenle kişinin hem eşiyle hem de
kendisiyle kurduğu ilişkiyi koruması gerekiyor.
“Kendinizi iyi hissettiğinizde daha iyi bir eş, ebeveyn,
arkadaş ve hayat arkadaşı olabilirsiniz. Size iyi gelen ve sizi güçlendiren
şeyleri bulmanız gerekiyor.”
Doktor eşi olmanın zamanla mutlaka kolaylaşmadığını belirten
Harlock, kişinin kendisine ve ilişkisine özen göstermesi hâlinde bu role daha
iyi uyum sağlayabileceğini söyledi.
“İhtiyaç duyduğunuzda yardım istemek çok önemli. Kendinize
ve ilişkinize iyi bakarsanız zamanla bu hayatın içinde kendi yerinizi
bulabiliyorsunuz.”
Pete Jardine ise tıp eğitiminin ve meslek hayatının
zorluklarını birlikte aşmanın çiftlerin bağını güçlendirebileceğine dikkat
çekti:
“Uzun yıllar boyunca çok zor şeylerle birlikte mücadele
ettiğinizde aranızda güçlü bir güven oluşuyor. Bu yaşananlar ilişkiye daha
fazla derinlik katıyor ve sizi birbirinize bağlıyor.”
Kaynak: Medimagazin