Ankara İvedik OSB’de faaliyet gösteren Kurtuba Medikal Cerrahi Aletler Ltd. Şti., yerli üretimin zorluklarını sabırla göğüsleyen, medikal alandaki saygın firmalardan biri. On yılı aşkın süredir cerrahi el aletleri üretiminde kalite ve hassasiyeti esas alan firma, bugün yanlızca üretim değil, aynı zamanda yerli sanayi direncinin sembolü olarak da dikkat çekiyor.
Kurtuba Medikal Genel Müdürü Ahmet Selim Özen, üretim sahasında yaşanan zorlukları “sabırla yoğrulan bir emek hikayesi” olarak tanımlıyor ve ekliyor: “Türkiye’de üretim yapmak, göğe bakmaya çalışırken aynı anda zemindeki çatlakları onarmaya benziyor”
Yerli Üretim Bir Sabır İşi
“Medikal
üretim, Türkiye’de artık bir sektör değil, bir sabır mesleği” diyen Ahmet Selim
Özen, şunları söylüyor: “Gönlümüz uçmak
isterken semavi ülkelere, biz tornanın başında maliyet hesabı yapıyoruz. Bizler
için her vida, her çelik parçası artık sadece metal değil; direnişin, emeğin ve
sabrın sembolü. Yüksek döviz kurları, artan hammadde maliyetleri, enerji
giderleri ve nitelikli iş gücü eksikliği yerli üreticinin her gün yeniden
mücadele ettiği alanlar halini aldı. Ama bizler tüm bu zorluklara rağmen yerli
üretime olan inancımızı hep koruduk” diyor ve ekliyor. “Bir gün bu ülke kendi
teknolojisini, kendi ürününü üretecek. Biz o gün geldiğinde elimiz nasırlı,
başımız dik olmak istiyoruz.
“Kaliteli Malzeme Astronomik Bedellerle Alınmaz”
Kurtuba
Medikal, cerrahi el aletleri üretiminde kullandığı hassas imalat teknikleriyle
dünya standartlarını yakalamayı hedefliyor. Üretim sürecinde kaliteyi yalnızca
malzemede değil, süreç bütünlüğünde arıyoruz. Firmamızın ürün gamında; özel
üretim paslanmaz çelik aletler bulunuyor. Biz kaliteli malzemenin sadece
astronomik bedellerle alınabileceği anlayışını kırmak istiyoruz. Yerli üretimin
gücünün, doğru malzeme ve sabırlı işçilikte gizli olduğuna inanıyoruz.
Enflasyon ve Nitelikli Eleman Eksikliği Ayakta Kalmayı Zorlaştırıyor
Üretim
süreçlerini artık sadece insan emeğiyle değil, teknoloji destekli sistemlerle yürütüyoruz. Ancak bu dönüşüm doğal olarak bazı
zorlukları da beraberinde getiriyor. Teknoloji gelişiyor ama biz hâlâ kur
baskısı ve enflasyonla mücadele ediyoruz. Üretimde teknolojik gelişmelerin
üzerimizdeki etkisini azaltıp dünyayla rekabet etmek şöyle dursun, bazen sadece
ayakta kalmaya çalışıyoruz”
Genel Müdür Ahmet Selim Özen, özellikle kalifiye personel bulma zorluğuna da dikkat çekiyor ve bunu “toplumsal sebatsızlığın alt çıktısı olan elemansızlık iklimi” olarak tanımlıyor. Yine de bu zorlukların kendilerini daha dayanıklı hale getirdiğini düşünüyor: “Küçük yatırımcı için bu sektör adeta imkânsızı yönetme parkuru haline geldi. Ama biz her zorluğu aşarken kaslarımız güçleniyor.
Destek değil, uyum istiyoruz
Devletimizin
destekleri var elbette ama farklı kurumlar arasında uyum olmayınca bu
desteklerin etkisi azalıyor. SUT listelerinin güncellenmesi bizim için bir
nefes, ödemelerdeki stabilizasyon ise bir yaşam motivasyonu oldu. Fakat üreticiler
artık sadece teşvik değil; süreç farkındalığı ve sürdürülebilir koordinasyon da
bekliyor”
Üretmeye, sabırla, sebatla, emekle hiç durmadan devam edeceğiz
Özen, şöyle
diyor “Sektör güçlü olduğunu sananların çek defterinde değil, ustanın terinde,
mühendisin sabrında, muhasebecinin hesap defterinde yaşar. Bizim için üretmek,
bir geçim değil, bir inanç meselesidir. Bu anlamda bizler, sabırla, sebatla,
emekle devam edeceğiz”