“Bir Ceketle Başladım, İnançla Büyüdüm”

Biyotek Tıbbi Cihazlar’ ın kuruluş hikâyesinden bahseder misiniz?

Her büyük yolculuk küçük bir adımla başlar. Benim yolculuğum, vizyonu sınırlı insanlarla ilerleyemeyeceğimi fark edip kendi yolumu çizmeye karar verdiğimde başladı.
2008 yılında sadece sırtımdaki ceketimle küçük bir dükkân kiralayarak bu işe giriştim. Elimde fazla bir şey yoktu ama elimdeki yeteneğe ve fikirlerimin vizyonuna güvenim tamdı.
Birkaç masa, bolca kahve ve büyük bir heyecanla kurduğum Biyotek, bugün geniş bir ekibe, güçlü bir müşteri ağına ve kapsamlı bir hizmet yelpazesine sahip.
Bizi biz yapan şey samimiyetimiz, işimizi severek yapmamız ve bize inanan insanlarla aynı yolda yürümemiz.

 

Satıştan Sonra da Her Zaman Müşterimizin Yanında Olduk

Biyotek’ in hizmet yapısı yalnızca satışla sınırlı değil. Satış sonrası destek sisteminiz nasıl çalışıyor?

Tıbbi cihaz sektörü insan sağlığıyla doğrudan ilişkili. Bu nedenle satış kadar satış sonrası destek de hayati önem taşıyor.
Alanında uzman teknik ekibimiz, telefon, e-posta ve uzaktan bağlantı yöntemleriyle kullanıcıların her türlü teknik sorununa çözüm sunuyor.
Yerinde servis önceliğiyle çalışıyoruz; cihazın işleyişini aksatmadan, hızlı ve çözüm odaklı destek veriyoruz.
Tüm servis kayıtlarını dijital sistem üzerinden takip ediyoruz. Her cihazın bakım geçmişi dijital ortamda saklanıyor, böylece şeffaf ve izlenebilir bir süreç yürütüyoruz.
Sık kullanılan yedek parçaları stoklarımızda hazır bulunduruyoruz; bu da onarım sürelerini minimuma indiriyor.

 

“Sağlık Beklemez”

7/24 teknik servis desteğiniz sektörde nasıl bir fark oluşturuyor?

Tıbbi cihazlarda zamanlama çok kritik. Arızalar sağlık hizmetini aksatabilir. Bu bilinçle, haftanın her günü, günün her saati teknik destek sağlıyoruz.
Acil durumlarda ekiplerimizi en kısa sürede adrese yönlendiriyoruz.
Çünkü biz şuna inanıyoruz: “Sağlık beklemez.”

 

Propların Onarımında Sürdürülebilir Çözümler Peşindeyiz

Ultrason ve ekokardiyografi proplarının tamirinde geliştirdiğiniz çözümlerden bahseder misiniz?

Ultrason ve ekokardiyografi propları, görüntü kalitesini doğrudan etkileyen cihaz bileşenleridir.
Eskiden bozulmuş proplar tamamen değiştirilmek zorundaydı, bu da ciddi bir maliyet yaratıyordu.
Biz, ithalatını yaptığımız kristal başlıklar ve assembly kitler sayesinde hasarlı propları neredeyse sıfır seviyesinde yeniliyoruz.
Bu sayede sağlık kurumları yüksek maliyetlerden kurtulurken, sürdürülebilir bir kullanım ömrü elde ediyor.

 

“Yerli Üretim Güçlenmeli”

Türkiye’ de tıbbi cihaz sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de sektör hızla büyüyor ancak hâlâ ithalata bağımlı. Kritik bileşenlerin çoğu yurt dışından geliyor.
Bu da döviz dalgalanmalarına bağlı olarak maliyetleri artırıyor.
Biz, bu riski azaltmak için stoklu çalışmaya özen gösteriyoruz.
Uzun vadede hedefimiz, yerli üretimi artırmak ve sektörde dışa bağımlılığı azaltmak.

 

Teknik Personel Yetiştirmek Sektörün Görevi

Teknik personel eksikliği sektörde sıkça dile getiriliyor. Bu konuda siz ne yapıyorsunuz?

Evet, bu ciddi bir problem. Tıbbi cihaz onarımı sıradan bir teknik hizmet değildir; hata payı yoktur.
Biz, kendi bünyemizde sürekli eğitimler düzenliyor, deneyimli personelimizi genç teknisyenlerle buluşturuyoruz.
Böylece hem iç eğitim kültürümüzü güçlendiriyoruz hem de sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırıyoruz.

 

Küresel Markalarla Güçlü İş Birlikleri Yapıyoruz

Esaote ve Edan gibi markalarla iş birliğinizin size katkısı ne oldu?

Esaote, sağlamlığı ve uzun ömürlülüğüyle tanınan İtalyan bir markadır. Gelişmiş pazarlarda da bilinmesi ve güvenilir kabul edilmesi markamıza değer katmaktadır.  Kullanıcı dostu tasarımı ve yapay zekâ desteğiyle esaote fark yaratıyor.
Edan ise fiyat-performans açısından rekabetçi bir ürün gamına sahip. Hızla gelişen teknolojisi ve yeni yatırımları ile dünya içinde kabul görme ve sektörde üst sıralara yükselmeye devam ediyor.
Bu markalarla iş birliği, hem müşteriye güven veriyor hem de Biyotek’in kalite standardını yükseltiyor.

 

“Değişimin Takipçisi Değil, Öncüsü Olacağız”

Önümüzdeki dönemde Biyotek’ i neler bekliyor?

Bizim işimiz yalnızca cihaz satmak ya da tamir etmek değil, sağlık sektörüne güven kazandırmak.
Önümüzdeki dönemde teknik servis kapasitemizi artırmayı, yerli üretime daha fazla yatırım yapmayı ve sektördeki yenilikleri Türkiye’ ye kazandırmayı hedefliyoruz.
Tıbbi cihaz sektöründe teknoloji hızla değişiyor, özellikle yapay zekâ destekli sistemler öne çıkıyor.
Biz de bu değişimin takipçisi değil, öncüsü olacağız.

 

Kadir Akman, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Yaptığımız iş, insanların hayatına dokunuyor. Bu yüzden her adımda güven, kalite ve sürdürülebilirlik önceliğimiz.
Biyotek olarak biz, sağlıkta çözüm üretmeye değil, sağlığa değer katmaya devam edeceğiz.”