Bu konuda Mehmet Tatlı: “Bu bir ürün satışı değil, toplum sağlığına yapılan uzun vadeli bir yatırımdır.
Günümüzün olumsuz yaşam koşullarına rağmen, daha bütünsel
sağlık ulaşılabilir ve mümkündür. Ayrıca bu durum artık bir tercih değil,
zorunluluk halini almıştır” diyor.
Yüksek antioksidan etkili, serbest hidrojen ve hidroksit
içeren iyonize canlı su cihazı “kangen water”
ürünüyle tanınan Japon Enagic firması, 52 yıldır yürüttüğü başarılı çalışmalarıyla tüm dünyada önemli bir kullanıcı kitlesi ve binlerce PupMed yayınıyla kalite ve faydayı taçlandırdı. Bilge Sağlık olarak 2022 yılında Türkiye’de önemli bir vizyon değişimini daha hayata geçirdi. Toplum sağlığına yüksek katkı sağlamayı misyon edinmiş olan firma, 2024’ten beri Emguard - Elektromanyetik Radyasyon Sönümleme Sistemleri’ni, bu misyonun tamamlayıcı unsuru olarak kullanıcılarla buluşturmaya başladı.
Mehmet Tatlı, bu süreci yalnızca cari bir genişleme olarak görmediklerini özellikle vurguluyor: “Bugün, sağlığı tehdit eden unsurlar sadece stres, beslenme ya da hareketsizlik değil. Elektromanyetik radyasyon, çağımızın en sinsi ve en az fark edilen tehlikesi.”
Cep telefonları, bilgisayarlar, baz istasyonları, wi-fi ve bluetooth… BUnlar masum değil. Bu kaynaklardan yayılan elektromanyetik radyasyon, yaşam alanlarının tamamını etkiliyor. Tatlı, Emguard’ın bu konuda eşsiz bir çözüm sunduğuna dikkat çekiyor: “Emguard, 4 metre yarıçapında bir alanı 3MHz ile 1GHz arasındaki elektromanyetik radyasyondan arındırabiliyor. Özellikle beyin frekanslarının ve kan akış düzeninin korunmasına katkı sağlaması, bu sistemi bizim için vazgeçilmez kılıyor.
Peki Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?
2019 yılında Ph.D. Ed Halterman tarafından hazırlanan
"Elektromanyetik Alan Maruziyetine Bağlı Sağlık Sorunları” çalışması,
elektromanyetik radyasyonun yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini net biçimde
ortaya koyuyor.
Çalışmaya göre elektromanyetik alanlara maruz kalan bireylerde;
Uyku Sorunları %71,
Tükenmişlik %64,
Konsantrasyon,
Hafıza ve Öğrenme Sorunları %61,
Stres ve Kaygı %60,
Baş Ağrıları %52 oranında görülüyor.
Kulak, göz ve sinüs problemleri %47, baş dönmesi ve denge sorunları %43, vücut ağrıları %41 seviyesindeyken; kalp sorunları %39, bağışıklık sistemi problemleri %37 ve sindirim sorunları %32 olarak raporlanıyor. Daha düşük oranlarda da olsa kanser ve üreme sorunlarının %6 oranında yer alması dikkat çekiyor.
Bu tabloyu değerlendiren Tatlı, yaklaşımını şu sözlerle özetliyor: “Bu veriler korkmak için değil, önlem almak için var. Tablo ne kadar çarpıcı olursa olsun biz insanlara korku değil, çözüm sunuyoruz. Emguard ile hastalık yapıcı radyasyondan korunabilirsiniz.”
“Kangen Water ile Tanışmam Hayata Bakışımı Değiştirdi”
Mehmet Tatlı, Kangen Water ile tanışma sürecini pandemi
döneminde yaşadığı kişisel bir deneyimle
anlatıyor: “Yakın bir hekim dostumun ağır Covid sürecinde
Kangen Water’ın iyileşmesine olan katkısını birebir gördüm. Sağlık sektöründe
25 yılını geçirmiş biri olarak şunu net söyleyebilirim; bu düzeyde sürdürülebilir
fayda sunan çok az ürünle karşılaştım.” Bu deneyimin ardından Kangen Water’ı
kendi yaşamına dahil ettiğini ve Türkiye’de tanıtılması için sorumluluk
aldığını belirten Tatlı, motivasyonunu net bir dille ifade ediyor:“Bu bir
distribütörlük kararı değil, toplumsal bir sorumluluk kararıydı.”
Hedefimiz Çok Net: Daha Sürdürülebilir Bütünsel Sağlık, Daha Bilinçli Bir Toplum
Yürüttükleri çalışmayı meslek hayatının son döneminde bir
sosyal sorumluluk projesi olarak tanımlayan Tatlı, hedeflerini şöyle özetliyor:
“Türkiye’de her evde sağlıklı su bilinci oluşmalı. Kangen Water ve Emguard
birlikte düşünüldüğünde, insanlara daha dengeli, daha bilinçli ve
sürdürülebilir bir yaşam imkânı sunuyor.”
Gazete, dergi, tv çalışmaları ve Türkiye’nin farklı illerinde düzenlenen birebir tanıtım toplantılarıyla sahada olduklarını belirten Tatlı, sözlerini şu cümleyle tamamlıyor: “Bu bir satış hikâyesi değil, sağlıklı bir gelecek hikâyesi.”