Medikal sektör dışındaki iş kolları enflasyona göre kendilerini korumak
için fiyat artışı gibi gerekli önlemleri alırken, medikal sektörde bu durum
enflasyona paralel olarak yapılamamaktadır. Artan işletme maliyetleri ve
vadeler sektörü zora sokmuştur.
Son tüketicisi hasta olan bir iş sahasında, ülke şartlarına bakıldığında
fiyat artışı yapmak hem mevcut ekonomik durum hem de vicdani açıdan neredeyse
imkânsız hale gelmiştir.
Unutulmamalıdır ki Türk medikalcisi vicdan sahibidir ve kanaatkârdır. Türk medikalcisi,
iş yerinden bir hastanın ihtiyacını karşılamadan çıkmasına vicdanen razı
gelmez. Bu tutumunu pandemi gibi ve 6 Şubat felaketi gibi ülkemizin zor
zamanlarında milletinin yanında fedakârca durarak göstermiştir. Bu kadar
cefakâr ve milletine bu kadar vefalı bir meslek grubunun ekonomik anlamda bugün
geldiği nokta son derece kaygı vericidir.
Sektördeki bu ekonomik çöküş, 1 Temmuz 2022 tarihinde hasta alt bezlerinin
SGK Medula sisteminden çıkarılarak sadece rapor karşılığında, hastalara
herhangi bir fatura ve reçete sorulmadan ödeme yapılması ile başlamıştır. SGK
sözleşmeli binlerce medikal firma bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. Personel
çıkarmak zorunda kalınmış, hatta kepenk kapatan firmalar olmuştur. Hasta alt
bezi gibi bir ürün, çevresel ürün faktörleriyle birlikte sektöre hareket
katmaktaydı.
Bununla birlikte üretici ve ithalatçı firmalara da ekonomik anlamda ciddi
bir hareket sağlamaktaydı. Hasta alt bezinden alınan ödemeler her ayın 15’inde
sektöre girmekteydi. Bu sayede sektör rahat bir nefes almaktaydı.
Hasta alt bezinin Medula ödeme kapsamından çıkarılması, bu ürünün medikal
firmalar tarafından satılmasının önünü ciddi anlamda engellemiştir.
Kullanıcılar, ÜTS kaydı olmayan kalitesiz ürünleri başka mecralardan satın
almaya başlamıştır. Bu durum, devletin ciddi anlamda vergi kaybı yaşamasına
sebep olmuş, merdiven altı üretimin önünü açmıştır.
Raporlu hasta sayısının artmasına rağmen, ters orantılı olarak hasta bezi
satışları sektör içerisinde düşmüştür. Herhangi bir fatura veya satın alma
belgesi sunulması şartı olmadığı için bu durum kontrol edilebilir bir noktada
değildir.
Hasta alt bezinin ivedi bir şekilde SGK Medula geri ödeme kapsamına yeniden
dâhil edilip medikal firmalar üzerinden satılması; hem halk sağlığı açısından
hem de devletin vergi kaybının önüne geçilmesi bakımından elzemdir.
Bir diğer husus ise tıbbi malzemelerin internet üzerinden satılmasıdır.
İnternet üzerinden yetkisiz firmalar tarafından satılan tıbbi malzemeler hem
sektöre hem de halk sağlığına ciddi zararlar vermektedir. Tıbbi Cihaz Reklam ve
Satış Yönetmeliği’ne göre birçok tıbbi ürünün internet mecralarında satışı
yasaktır. Bu noktada denetimlerin yetersizliği, fiziki mağazalarda satış yapan
ve denetime tabi medikal firmalara ciddi zararlar vermektedir. Haksız rekabetin
önünü açan internet satışları birçok firmayı iflasın eşiğine getirmiştir.
Ayrıca internet üzerinden yapılan satışlar, ÜTS’yi de anlamsız hâle
getirmektedir. İnternet üzerinden yapılan satışlarda ÜTS devre dışı
kalmaktadır.
Tıbbi ürünlerin internet üzerinden satışlarının denetimi için Bakanlığımız
ile iş birliğine her zaman hazırız.
Ekonomik kaygılardan daha önemli olan halk sağlığıdır. Tıbbi ürünlerin
internet satışı halk sağlığına ciddi zararlar vermektedir.
Halk sağlığının korunması adına, tıpkı beşeri ilaçlarda olduğu gibi, ÜTS
kayıtlı tıbbi ürünlerin de internet satışlarının yasaklanması gereklidir.