Türkoğlu, “Bu görevi bir temsil makamından ziyade sorumluluk ve koordinasyon görevi olarak görüyorum. Amacımız, çözüm üreten, kamu ile güçlü iletişim kuran ve sektöre yön veren bir SADER yapısı inşa etmek” diyor ve ekliyor:“ Güçlü bir sektör, ancak ortak akılla, etik zeminde ve sürdürülebilir bir vizyonla inşa edilir. Biz SADER’i yalnızca bugünün sorunlarını konuşan değil, yarının sağlık teknolojilerini şekillendiren bir platform haline getirmek istiyoruz.”

Başkanlık Bir Temsil Değil, Sorumluluk Görevi

Sağlık Dergisi: SADER Derneği tıbbi cihaz sektörünün önemli bir sivil toplum örgütü olarak faaliyet gösteriyor. Bu köklü yapı içinde başkanlık görevi sizin için ne ifade ediyor?

Ayfer Türkoğlu: SADER gibi sektöre yön veren, bilgi üreten ve kamu ile sektör arasında köprü görevi üstlenen bir yapının başkanlığını üstlenmek benim için büyük bir onur ve aynı zamanda ciddi bir sorumluluk anlamına geliyor. Tıbbi cihaz sektörü, doğrudan insan sağlığına dokunan, yüksek regülasyonlu ve stratejik öneme sahip bir alan. Bu nedenle SADER’in misyonu yalnızca üyelerinin haklarını savunmak değil; aynı zamanda sektörün etik, sürdürülebilir ve kaliteli bir yapıda gelişmesini sağlamak. Ben bu görevi bir temsil makamından ziyade bir sorumluluk ve koordinasyon görevi olarak görüyorum. Amacım; ortak aklı büyüten, çözüm odaklı, yapıcı ve kapsayıcı bir başkanlık dönemi yürütmek.

Yeni Dönemde Üç Stratejik Önceliğimiz Var

Sağlık Dergisi: Yeni dönemde SADER Derneği’nin stratejik öncelikleri neler olacak? Özellikle sektörün sürdürülebilirliği ve etik standartlarla ilgili planlarınızdan bahseder misiniz?

Ayfer Türkoğlu: Yeni dönemde üç temel önceliğimiz olacak:

Sektörel sürdürülebilirlik: Tıbbi cihaz sektöründe finansal sürdürülebilirlik, öngörülebilir regülasyon ortamı ve kamu alımlarında dengeli yapı büyük önem taşıyor. Kamu ile daha güçlü ve yapıcı bir iletişim mekanizması kurarak sektörün uzun vadeli planlama yapabilmesini destekleyeceğiz.

Etik ve şeffaflık standartlarının güçlendirilmesi: SADER çatısı altında etik ilkeleri daha görünür, uygulanabilir ve ölçülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Üyeler arasında etik uyum kültürünü yaygınlaştıracak rehberler ve bilgilendirme çalışmaları planlıyoruz.

Yerli üretim ve katma değerli ürünlerin desteklenmesi: İthalat ve üretim dengesini doğru kurarak, kalite standartlarından taviz vermeden yerli üretimi teşvik eden bir sektörel vizyon oluşturmak istiyoruz.

Komite Ve Komisyonlarda Daha Aktif Ve Ölçülebilir Yapı Kurmak Amacındayız

Sağlık Dergisi: SADER’in eğitim, komite ve komisyon yapısı sektörde bilgi paylaşımı ve çözüm üretimi için önemli bir rol üstleniyor. Başkanlığınız döneminde bu yapıları daha da güçlendirmek adına neler planlıyorsunuz?

Ayfer Türkoğlu: SADER’in en güçlü yönlerinden biri uzman komite ve komisyon yapısıdır. Yeni dönemde bu yapıları daha aktif, daha ölçülebilir ve daha üretken hale getirmeyi hedefliyoruz. Komitelerde düzenli çıktı raporları üretilmesi, üyeler arası bilgi paylaşım platformlarının dijital ortamda güçlendirilmesi, mevzuat değişiklikleri için hızlı bilgilendirme ve yorum mekanizması kurulması; eğitim programlarının yalnızca teknik değil, finans, ihale süreçleri, kalite yönetimi ve etik uyum başlıklarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi hedeflerimiz arasında yer alıyor. SADER’i sadece bir temsil kurumu değil, aynı zamanda bir bilgi ve çözüm merkezi haline getirmek istiyoruz.

Regülasyonlara Uyumda Proaktif Bir Yaklaşımımız Olacak

Sağlık Dergisi: Sağlık teknoloji politikaları ve düzenleyici değişiklikler hızla gelişiyor. SADER olarak üyelerinizin bu değişimlere adaptasyonunu nasıl destekleyeceksiniz?

Ayfer Türkoğlu: Regülasyonlara uyum artık rekabet avantajı değil, temel bir gereklilik. Özellikle MDR uyum süreçleri, ÜTS uygulamaları ve kamu ihale mevzuatındaki değişiklikler sektörümüzü doğrudan etkiliyor. Bu kapsamda, mevzuat bilgilendirme seminerleri düzenlemek, uzman hukuk ve regülasyon danışmanlarıyla ortak çalıştaylar yapmak, sektörün sahadan gelen sorunlarını raporlayarak kamu otoriteleriyle çözüm odaklı diyalog geliştirmek gibi faaliyetlerle üyelerimizi desteklemeyi amaçlıyoruz. Amacımız üyelerimizin değişimin gerisinde kalmasını değil, değişimi doğru okuyarak proaktif hareket etmesini sağlamak.

Sahadan Gelen Tecrübemi  SADER’e Aktaracağım

Sağlık Dergisi: Siz aynı zamanda Medel Tıp’ın da yöneticisiniz. Bu sektörel deneyiminiz SADER’deki yeni vizyonunuza nasıl katkı sağlayacak? Özellikle yerli üretim ve kalite konularında söylemek istedikleriniz nelerdir?

Ayfer Türkoğlu: 30 yılı aşkın sektörel birikime sahip bir firmanın yöneticisi olarak sahadaki gerçek dinamikleri yakından takip etme şansı buldum. Kamu ihaleleri, fiyat baskıları, regülasyon süreçleri, servis altyapısı ve insan kaynağı gibi konuların günlük operasyon üzerindeki etkisini birebir yaşıyoruz.Bu deneyimin bana SADER’de teorik değil, pratik ve uygulanabilir çözümler üretme avantajı sağlayacağından şüphem yok. Yerli üretim konusunda ise net bir duruşumuz var.  Kalite ve uluslararası standartlardan taviz vermeden üretim yapılmalı. Yerli üretim yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir konudur. Ancak sürdürülebilir ve rekabetçi bir model kurulmadan başarı sağlamak mümkün değildir. SADER olarak bu dengeyi savunacağız.

3–5 Yıllık Hedefimiz, Referans Kurum Niteliğinde Bir SADER Oluşturmak

Sağlık Dergisi: Yeni dönemde SADER Derneği’ni 3–5 yıl sonra nerede görüyorsunuz? Kendiniz bu yolculukta nasıl bir liderlik rolü üstleneceksiniz?

Ayfer Türkoğlu: 3–5 yıl sonra SADER’i; kamu ile güçlü ve kurumsal bir iletişim mekanizmasına sahip, sektörel veri üreten ve raporlayan, etik standartları belirleyen referans bir kurum, yerli üretim ve kalite konusunda yol gösterici bir yapı olarak görmek istiyorum.Bu süreçte kapsayıcı, dinleyen ve ortak aklı önceleyen bir liderlik anlayışı benimseyeceğim. Güçlü liderlik tek başına karar almak değil; doğru insanları bir araya getirerek sürdürülebilir sistemler kurmaktır. Amacım görev sürem sonunda kişilere bağlı değil, sistemi güçlü bir SADER bırakmak.