Kalp cerrahisinde küçük kesilerle gerçekleştirilen robotik ameliyatlar, yalnızca bugünün cerrahi yöntemlerini değiştirmekle kalmıyor; yapay zekâ destekli ve giderek daha yüksek düzeyde otonomiye sahip ameliyathanelerin de altyapısını oluşturuyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Aydın, robotik cerrahinin geldiği noktayı ve gelecekte cerrah ile yapay zekâ arasındaki ilişkinin nasıl değişebileceğini değerlendirdi.

Robotik teknolojiler son yıllarda kalp cerrahisinin önemli dönüşüm alanlarından biri haline geldi. Geleneksel açık kalp cerrahisinde göğüs kemiğinin açılması gerekirken, uygun hastalarda bazı kalp ameliyatları robotik sistemler yardımıyla daha küçük kesilerden gerçekleştirilebiliyor.

Robotik cerrahide bugün ameliyatı yapan taraf hâlâ cerrah. Robot, cerrahın konsoldaki el hareketlerini cerrahi alana aktarırken; yüksek çözünürlüklü üç boyutlu görüntü, hareket kabiliyeti ve hassas çalışma olanağı sağlıyor.

Ancak bilim dünyasının üzerinde çalıştığı bir sonraki aşama çok daha farklı bir soruyu gündeme getiriyor: Robotlar gelecekte ameliyatın belirli aşamalarını kendi başlarına gerçekleştirebilir mi?

Robot Cerrahın Yerini Almıyor, Cerrahın Yeteneğini İleri Taşıyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Aydın, mevcut robotik cerrahinin otonom cerrahi ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekerek, bugün kullanılan sistemlerde karar verici ve uygulayıcının cerrah olduğunu belirtti.

Aydın, “Bugünkü robotik cerrahide robot kendi başına ameliyat yapan bir sistem değildir. Cerrahın hareketlerini çok hassas biçimde cerrahi alana aktaran ileri bir teknolojiden söz ediyoruz. Cerrahi stratejiyi belirleyen, dokuyu değerlendiren, hangi müdahalenin ne zaman yapılacağına karar veren yine cerrahtır. Ancak bugün geliştirdiğimiz bu teknolojiler, gelecekte çok daha ileri sistemlerin ortaya çıkmasının temelini oluşturuyor” dedi.

Yapay Zekâ Ameliyathaneye Giriyor

Robotik cerrahinin geleceğindeki en önemli değişimin yapay zekâ ile yaşanması bekleniyor. Cerrahi görüntülerin gerçek zamanlı analiz edilmesi, anatomik yapıların tanınması, riskli bölgelerin cerraha gösterilmesi ve operasyon sırasında karar desteği sağlanması üzerinde çalışmalar sürüyor.

Prof. Dr. Aydın, yapay zekâ ile robotik sistemlerin birleşmesinin cerrahide yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini belirterek, “Geleceğin ameliyathanesinde robot yalnızca cerrahın ellerini takip eden bir cihaz olmayabilir. Görüntüyü analiz eden, anatomik yapıları tanıyan, cerrahı olası riskler konusunda uyaran ve belirli standart görevleri kontrollü biçimde gerçekleştirebilen sistemlerden söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Otonom Cerrahi Bir Anda Gelmeyecek

Tam otonom cerrahiye geçişin, sürücüsüz otomobillerde olduğu gibi farklı otonomi seviyeleri üzerinden ilerlemesi bekleniyor.

İlk aşamada cerrahın tüm kontrolü elinde tuttuğu robotik sistemler kullanılırken, sonraki aşamalarda yapay zekâ destekli görüntü analizi ve karar destek sistemlerinin gelişmesi; ardından dikiş, kesi hattının belirlenmesi veya belirli standart cerrahi manevralar gibi sınırlı görevlerin robot tarafından gerçekleştirilmesi gündeme gelebilecek.

Aydın, “Bir robotun başından sonuna kadar bağımsız biçimde kalp ameliyatı yaptığı bir dönemden bugün için söz etmiyoruz. Fakat cerrahın gözetiminde bazı görevlerin giderek daha otomatik hale gelmesi bilimsel açıdan artık uzak bir senaryo değil. Asıl gelişmenin insan ile makinenin birlikte çalıştığı hibrit cerrahi sistemlerde yaşanacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Kalp Cerrahisinde Hata Payını Azaltan Teknolojiler Öne Çıkacak

Kalp cerrahisinin milimetrik hassasiyet gerektiren bir alan olduğuna işaret eden Prof. Dr. Aydın, gelecekte robotik sistemlerin en önemli katkılarından birinin cerrahi standardizasyon olabileceğini söyledi.

“Cerrahide deneyim her zaman çok değerlidir. Ancak gelecekte teknoloji, bu deneyimi verilerle destekleyebilir. Binlerce ameliyattan elde edilen görüntülerin ve cerrahi verilerin yapay zekâ tarafından analiz edildiğini düşünün. Sistem cerraha, daha önceki vakalardan öğrendiği bilgiler doğrultusunda anlık uyarılar verebilir. Buradaki amaç cerrahı sistemden çıkarmak değil; cerrahın bilgi, deneyim ve karar verme gücünü teknolojiyle desteklemektir.”

Geleceğin Cerrahı Sadece Ameliyat Yapmayacak, Teknolojiyi De Yönetecek

Robotik cerrahinin gelişmesinin cerrahların eğitim biçimini de değiştireceğine dikkat çeken Aydın, geleceğin kalp cerrahlarının anatomi ve cerrahi teknik bilgisinin yanında robotik sistemler, ileri görüntüleme teknolojileri ve yapay zekâ destekli karar sistemleri konusunda da yetkinleşmesinin gerekeceğini belirtti.

Aydın, “Cerrahın rolü ortadan kalkmayacak, fakat dönüşecek. Geleceğin cerrahı yalnızca elleriyle ameliyat yapan kişi değil; teknolojiyi yöneten, veriyi yorumlayan ve kritik kararları veren kişi olacak. İnsan muhakemesi ile makinenin hassasiyetinin birleşmesi, cerrahinin önündeki en önemli gelişim alanlarından biri” diye konuştu.

Otonom Robotik Kalp Cerrahisi Hayal Mi?

Bu sorunun yanıtının bugün için “tam olarak değil, ama henüz klinik gerçeklik de değil” olduğunu belirten Prof. Dr. Aydın, teknolojinin adım adım ilerlediğine işaret etti.

“Bir zamanlar küçük kesilerden kompleks kalp ameliyatları gerçekleştirmek de çok uzak bir hedef gibi görülüyordu. Bugün bunları yapabiliyoruz. Otonom sistemlerde de benzer bir gelişim süreci yaşanabilir. Önce cerraha yardım eden robotları gördük. Şimdi yapay zekâ destekli sistemleri konuşuyoruz. Sonraki aşamada belirli cerrahi görevleri kendi başına gerçekleştirebilen robotları daha fazla görebiliriz.”

“Geleceğin Ameliyathanesinin Taşları Bugün Döşeniyor”

Robotik cerrahinin yalnızca yeni bir ameliyat tekniği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ünal Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün gerçekleştirdiğimiz robotik ameliyatları yalnızca hastaya daha küçük bir kesiyle ulaşmanın yolu olarak görmemek gerekiyor. Burada aynı zamanda geleceğin cerrahisinin teknolojik altyapısını oluşturuyoruz. Robotik sistemler, yapay zekâ, ileri görüntüleme ve veri teknolojileri birleştiğinde ameliyathaneler bugünkünden çok farklı bir noktaya gelebilir. Geleceğin ameliyathanelerinin taşları aslında bugün döşeniyor.”