Skip to content
  • 30.01.2026
  • Künye
  • Iletisim
  • Gizlilik

Sağlık Gazetesi

Günlük Sektörel Haberler

  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Kamu
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Eğitim
  • İnsan Kaynakları Duyuruları
Sağlık Ekonomisi

Geçmişten Günümüze Yapay Zeka

23.01.2026

Bilginin Ortak Akla Dönüşüm Süreci

Yapay zekâ, çoğu zaman yalnızca günümüz teknolojisiyle ilişkilendirilse de, özünde insanlık tarihinin en eski arayışlarından birinin devamıdır: bilgiyi biriktirmek, doğrulamak ve ortak akla dönüştürmek.

İnsanlık, var olduğu günden bu yana tecrübelerini paylaşma ihtiyacı duymuştur. Sözlü kültür döneminde insanlar bilgiyi sohbetlerle, tartışmalarla ve usta–çırak ilişkileriyle aktarmış; bu dönem, kendi çağının adeta “canlı veri paylaşım ağı” olmuştur. Yazının icadıyla birlikte tecrübeler kayıt altına alınmış, bilgiler kalıcı hâle gelmiş ve bireysel hafızadan toplumsal hafızaya geçiş sağlanmıştır.

Kitaplar; bir dönemin en seçkin akıllarının, tecrübelerinin ve doğrularının süzülerek bir araya getirildiği yapılar olarak, çağlarının bilgi aklını temsil etmiştir. Matbaanın yaygınlaşmasıyla bilgi, yalnızca belirli çevrelerin değil, toplumun geniş kesimlerinin erişebildiği bir değere dönüşmüştür. Gazeteler ve haber ajansları ise bilgiyi derleyen, doğrulayan ve kamuoyuna sunan kurumsal yapılar olarak bu süreci hızlandırmıştır. Televizyon ve dijital medya, merkezi bilgi üretimi ve dağıtımının teknolojik karşılığı olmuştur.

Aslında insanlık, her dönemde kendi çağının “yapay zekâsını” üretmiştir. Kütüphaneler ve ansiklopediler; bilginin sınıflandırıldığı, doğrulandığı ve gerektiğinde başvurulabildiği kolektif hafıza merkezleri olarak işlev görmüştür. Bu yapılar, insanın tek başına taşıyamayacağı bilgi yükünü sistemli bir şekilde muhafaza eden, dönemin en gelişmiş bilgi işleme mekanizmalarıdır.

Kalemden sonra daktilo, yalnızca bir yazı aracı değil; hız, standart ve tekrar edilebilirlik kazandıran bir teknolojik sıçrama olmuştur. Dijital daktilolar ve ilk bilgisayarlar ise, çağlarının “robotları” olarak kabul edilebilir. Hesaplayan, düzenleyen, arşivleyen ve insan emeğini hafifleten bu sistemler; bugünkü yapay zekânın zihinsel ve teknik altyapısını hazırlamıştır.

Bilgisayarların ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte insanlık, yalnızca bilgi tüketen değil; bilgiyi eş zamanlı üreten ve paylaşan bir yapıya geçmiştir. Sosyal medya platformları ve profesyonel ağlar, bireylerin bilgi birikimlerini, deneyimlerini ve fikirlerini ortak bir havuzda toplamasına imkân tanımıştır. Bugünkü yapay zekâ sistemleri, işte bu büyük veri havuzunu tarayarak; en sık doğrulanan, en çok kabul gören ve en tutarlı bilgileri süzüp kullanıcıya sunmaktadır.

Bu yönüyle yapay zekâ; makinelerin insanın yerine geçmesi değil, insanlığın ortak aklının dijitalleşmiş bir yansımasıdır. Ancak burada kritik bir nokta vardır: İnsan aklı hâlâ merkezdedir ve öyle kalacaktır. Çünkü yapay zekâ bilgiyi üretmez; insanın ürettiği bilgiyi işler. Doğruyu tanımlayan, değeri belirleyen ve etik sınırı çizen yine insandır.

Bu çerçevede, bazı mütefekkirlerin ve büyüklerin dile getirdiği üzere; insanoğluna Allah tarafından verilen hekimlik, mühendislik ve üretme kabiliyeti, Şâfî ve Rezzâk isimlerinin bir tecellisi olarak değerlendirilmiştir. Bu bakış açısına göre insan, yalnızca mevcut yöntemleri uygulamakla yetinmeyip, zamanla daha ileri tedavi ve çözüm yolları geliştirme potansiyeline sahiptir. Yapay zekâ da bu potansiyelin bir ürünüdür; hatta gelecekte “yapay zekânın yapayını” üretecek olan yine insan aklı olacaktır.

Özellikle sağlık ve hekimlik alanında yapay zekâ; teşhis, veri analizi ve karar destek süreçlerinde önemli katkılar sunacaktır. Ancak nihai karar, vicdan, sorumluluk ve hikmet gerektiren alanlarda insan hekimde kalmaya devam edecektir.

Her devir, kendi teknolojisini üretmiş; her teknoloji, bir sonrakinin zeminini oluşturmuştur. Bugün “yapay zekâ çağı” olarak adlandırdığımız dönem de, bu zincirin doğal bir halkasıdır. Gelecekte bu çağlara hangi isimlerin verileceğini tarihçiler belirleyecektir. Ancak kesin olan şudur: Her çağ, kendi imkânlarıyla gelişmiş; her nesil, sahip olduğu teknolojilerle insan aklını bir adım ileri taşımıştır.

Sonuç olarak yapay zekâ;
– insanlığın birikmiş tecrübesinin teknolojik ifadesi,
– ortak aklın hızlandırılmış bir yansıması,
– fakat asla insanın yerine geçen değil, insanı güçlendiren bir araçtır.

Gelecek; insan aklı ile yapay zekânın çatıştığı değil, birlikte ilerlediği bir dönem olacaktır.

Sağlık Ekonomisi

 

Copyright © 2022 Saglik Gazetesi