20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) 5 hafta kaldı. İstanbul Atlas Üniversitesi Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı İş Geliştirme Müdürü Seda Kahraman, hazırlık sürecinin en kritik evresine girildiğini belirterek “Uzun bir maratonun ardından son haftalar, yeni konu öğrenmekten çok mevcut bilgiyi doğru kullanma, eksikleri netleştirme ve zihinsel dayanıklılığı koruma süreci olarak değerlendirilmeli” tavsiyesinde bulundu. Kahraman, bu süreçte sakin kalabilen, enerjisini doğru kullanan, hata analizini iyi yapan ve sınav stratejisini netleştiren adayların önemli bir avantaj elde edeceklerini söyledi.
İstanbul Atlas Üniversitesi Kurumsal
İletişim Daire Başkanlığı İş Geliştirme Müdürü Seda Kahraman, sınava kısa süre
kala yapılan plansız ve yoğun yüklemelerin, öğrencinin performansını
artırmaktan çok, kaygı düzeyini yükseltebildiğine dikkat çekti.
Yanlış yapılan soruların
analizi yapılmalı
Sınava hazırlık sürecinin
son döneminde en sık yapılan hatalardan birinin, eksik görülen tüm konuları
aynı anda kapatmaya çalışmak olduğunu belirten Kahraman, “Oysa bu dönemde
önemli olan ‘Her şeyi bitirmek’ değil, en çok getirisi olacak alanlara
odaklanmaktır. Öğrencilerin son
haftalarda yanlış yaptığı soruların analizini yapması, tekrar eden hata
kalıplarını fark etmesi ve özellikle dikkat kaynaklı yanlışlara odaklanması,
net artışı açısından yeni konu çalışmaktan daha etkili sonuçlar verebiliyor”
dedi.
Deneme sınavları ile sınav
pratiği geliştirilmeli
Deneme sınavlarının bu
süreçte hâlâ önemli bir araç olmaya devam ettiğini kaydeden Seda Kahraman, “Ancak
burada amaç sadece net görmek değil, sınav pratiğini geliştirmek olmalı. Süre
yönetimi, soru başında geçirilen zaman, zor soruya takılı kalma eğilimi ve
optik forma dikkat gibi detaylar, sınav sonucunu doğrudan etkileyebiliyor.
Özellikle son haftalarda çözülen denemelerin ardından yapılan detaylı analiz,
öğrencinin gerçek sınav stratejisini şekillendiren en önemli adımlardan biri
haline geliyor” diye konuştu.
Uyku saatlerinin
planlanmasına dikkat!
YKS’ye haftalar kala yeterli
uyku ve dengeli beslenme konusuna da dikkat edilmesi gerektiğini belirten
Kahraman, “Geç uyuyup geç uyanma düzeni, sınav sabahı odaklanma problemlerine
neden olabiliyor. Bu nedenle öğrencilerin uyku saatlerini sınav saatine uygun
şekilde yeniden planlaması, zihinsel performans açısından önemli bir avantaj
sağlayabiliyor. Aynı şekilde beslenme düzeninde ani değişikliklerden kaçınmak
ve bedensel enerjiyi dengede tutmak da dikkat performansını destekleyen
unsurlar arasında yer alıyor” uyarısında bulundu.
Sınav kaygısını yönetebilmek
önemli
Bu süreçte sınav kaygısını
yönetmenin önemine de işaret eden Kahraman, “Sınav kaygısının tamamen yok
edilmesi gereken bir duygu olmadığı, aksine doğru seviyede olduğunda
performansı destekleyebildiği belirtiliyor. Burada önemli olan kaygıyı
bastırmak değil, onu yönetebilmek. Öğrencilerin kendilerini başkalarıyla
kıyaslamak yerine kendi gelişim süreçlerine odaklanmaları, özellikle sosyal
medya kaynaklı başarı baskısından uzak durmaları ve gerçekçi hedefler
belirlemeleri psikolojik dayanıklılığı artırıyor” diye konuştu.
Ailelerin duygusal desteği
yapıcı etki yaratıyor
Ailelerin bu süreçteki
yaklaşımının da belirleyici rol oynadığını söyleyen Kahraman, “Sürekli ders
odaklı konuşmalar yapmak, “Kaç net yaptın?’ sorusunu tekrar etmek ya da
beklenti baskısını artırmak, öğrencinin üzerindeki zihinsel yükü büyütebiliyor.
Bunun yerine duygusal destek sunmak, güven vermek ve sürecin sadece bir
sınavdan ibaret olmadığını hissettirmek çok daha yapıcı bir etki yaratıyor”
dedi.
Sınav stratejisini
netleştiren adaylar avantaj sağlayacak
Seda Kahraman, sözlerini
şöyle tamamladı: “Unutulmamalı ki sınavın son haftaları bilgi yarışından çok,
denge yönetimidir. Bu süreçte sakin kalabilen, enerjisini doğru kullanan, hata
analizini iyi yapan ve sınav stratejisini netleştiren adaylar önemli bir
avantaj elde ediyor. Son düzlükte amaç daha fazla yüklenmek değil; emeği doğru
yönetmek, zihni toparlamak ve sınav gününe mümkün olan en güçlü şekilde ulaşmak
olmalı. Çünkü bazen başarıyı belirleyen şey, son anda öğrenilen bilgi değil;
doğru zamanda korunan dengedir.”