Yaz aylarının gelmesiyle birlikte fiziksel aktivitelerimiz yoğunlaşıyor ve açık havada daha fazla zaman geçiriyoruz. Ancak bu artan hareketlilik, hazırlıksız yakalandığınızda diz ekleminde ciddi hasarlara yol açabiliyor. Central Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Albayrak ısınmadan yapılan sportif faaliyetlerin, dengesiz ya da sert zeminlerde koşmanın ve ani yön değiştirmelerin sadece profesyonel sporcuları değil, tatilde aktif olan hobi düzeyindeki bireyleri de tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
Tedavi Edilmeyen Yaralanmalar Kireçlenmeye Yol Açıyor
Dizlerde
oluşan yaralanmalarda erken tanı ve tedavinin, bireylerin hem yaşam
kalitelerinin hem de aktivite düzeylerinin korunmasında hayati bir rol
oynadığını belirten Central Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif
Albayrak şu uyarılarda bulunuyor; "Dizlerdeki
yaralanmaların ortak noktası, geç tanı konulması halinde kronikleşmeye meyilli
olmalarıdır. Tedavi edilmeyen diz yaralanmaları; ağrı, hareket kısıtlılığı,
güvensizlik hissi ve uzun vadede eklem dejenerasyonuna, yani kireçlenmeye yol
açabilmektedir. Bu nedenle dizde ani gelişen ağrı, şişlik, takılma veya boşalma
hissi gibi belirtiler ciddiye alınmalı ve gecikmeden ortopedi uzmanı tarafından
değerlendirilmelidir."
Tedavinin
kişinin yaşı, aktivite düzeyi ve yaralanmanın şiddetine göre planlandığını
ifade eden Central
Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Albayrak,
cerrahi girişim gerektiren durumların günümüzde artık artroskopik
(kapalı) yöntemlerle başarıyla yapılabildiği bilgisini veriyor.
Yazın Öne Çıkan 3 Önemli Diz Tehlikesi
1. Menisküs Yırtığı
Dizin iç
yapısında yer alan ve yük taşıyan darbe emici kıkırdaksı yapılar olan
menisküsler; genellikle ani dönme hareketleri, çömelme sırasında zorlanma veya
dengesiz düşmelerle yırtılıyor. Yaz aylarında hazırlıksız başlanan sporlar,
ısınmadan yapılan egzersizler, plajda çıplak ayakla voleybol oynarken ani
sıçrama ve yön değişikliği içeren hareketler yapılması menisküs yırtığını
tetikleyebiliyor. Dizde ani ve lokalize ağrı, bükülürken takılma hissi, yürüyüş
sırasında güvensizlik ve bazen de şişlik gelişebiliyor.
Tedavisi:
Erken tanı dokunun korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Hafif
yırtıklarda fizik tedavi ve istirahat yeterli olurken, ciddi yırtıklarda
artroskopik cerrahi tercih ediliyor.
2. Ön Çapraz Bağ Kopması
Dizin
stabilitesini sağlayan temel yapılardan biri olan ön çapraz bağ; ani duruşlar,
yön değişimleri veya travmalar sonucu kopabiliyor. Yazın basketbol, futbol,
plaj sporları ve doğa yürüyüşü sırasında yapılan kontrolsüz zıplama ve inişler
bu yaralanmaya neden oluyor. Dönme hareketi sonrasında "pat"
sesi eşliğinde şiddetli ağrı, hızla gelişen ödem ve güvensizlik
hissi en tipik bulgularını oluşturuyor.
Tedavisi:
Erken müdahaleyle, oluşabilecek menisküs ve kıkırdak hasarlarının önüne
geçilebiliyor. Aktif bireylerde genellikle artroskopik yöntemle bağ
rekonstrüksiyonu uygulanıyor.
3. Diz Kapağı (Patella) Çıkığı
Diz kapağının
yuvasından kayarak dışa doğru çıkması, genellikle travma sonrasında veya eklem
yapısına ve kas zayıflığına bağlı oluşuyor. Yaz aylarında yüksekten atlama,
dengesiz zeminlerde yapılan hareketler, düşmeler ve kas yetersizlikleri patella
çıkığını tetikliyor. Diz kapağı dışa doğru kaymışsa veya kayıp yerine gelse
bile hareket sırasında ağrı ile güvensizlik hissi varsa, zaman kaybedilmeden
ortopedi değerlendirmesi gerekiyor.
Tedavisi:
İlk çıkıklarda dizlik, istirahat ve fizik tedavi uygulanabiliyor. Ancak
tekrarlayan çıkıklarda, diz kapağını uyluk kemiğine bağlayan bağın onarımı olan
MPFL
(Medial Patellofemoral Ligament) rekonstrüksiyonu cerrahisi
gündeme geliyor.
Diz Yaralanmalarını
Önlemek İçin 6 Altın Kural
Central
Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Albayrak, yaz
aylarını sağlıklı ve kesintisiz geçirmek isteyenler için korunma yöntemlerini
şöyle sıralıyor:
1.
Isınma
Hareketlerini İhmal Etmeyin: Spor öncesinde, kaslarınızı
ısıtacak şekilde esneme ve ısınma egzersizleri yapın.
2.
Kas
Gücünüzü Artırın: Düzenli egzersiz yaparak diz çevresindeki kas
yapısını kuvvetlendirin.
3.
Kilo
Kontrolü Sağlayın: Aşırı kilonuz varsa, diz ekleminizi korumak
adına ideal kilonuza ulaşın.
4.
Doğru
Ayakkabı Seçin: Düzgün tabanlı ve yapacağınız sporun türüne
uygun ayakkabılar tercih edin.
5.
Zemin
Özelliklerine Dikkat Edin: Kaygan ve eğimli alanlarda ani
manevralardan kaçının.
6.
Vücudunuzun
Sinyallerini Dinleyin: Herhangi bir ağrı, takılma, boşalma
hissi veya şişlik oluşmuşsa spora hemen ara verip, bir ortopedi uzmanına
başvurun.