Bireyin sosyal etkileşim, iletişim ve davranış kalıplarını etkileyen nörogelişimsel bir durum olan otizm spektrum bozukluğunun yönetilmesinde ergoterapi, önemli bir rol üstleniyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Araştırma Görevlisi Selin Kuzu, ergoterapinin, otizmli bireylerin anlamlı aktivitelerinden olan oyun oynama, öz bakım ve okula katılım gibi alanlarda daha bağımsız olmalarına yardımcı olduğunu söyledi.
İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi
Ergoterapi Bölümü Araştırma Görevlisi Selin Kuzu, Nisan Otizm Farkındalık Ayı
kapsamında yaptığı açıklamada ergoterapinin otizmli çocuklar üzerindeki
etkilerini değerlendirdi.
Ergoterapi bağımsız
olmalarına destek oluyor
Otizm Spektrum Bozukluğunun, bireyin sosyal etkileşim,
iletişim ve davranış kalıplarını etkileyen nörogelişimsel bir durum olduğunu
belirten Araştırma Görevlisi Selin Kuzu, “Bu süreçte çocukların günlük yaşam
becerilerini geliştirmek ve çevreleriyle daha uyumlu hale gelmelerini sağlamak
için en kritik müdahale alanlarından biri ergoterapi bilimidir. Ergoterapi,
otizmli bireylerin anlamlı aktivitelerinden olan oyun oynama, öz bakım ve okula
katılım gibi alanlarda daha bağımsız olmalarına yardımcı olur” diye konuştu.
Üç alanda belirgin
etkilerde bulunuyor
Araştırma Görevlisi Selin Kuzu, ergoterapinin otizmli
çocuklarda görülen en belirgin etkilerini şöyle sıraladı:
Duyusal Düzenleme:
Otizmli çocuklar genellikle ışık, ses veya dokunma gibi duyusal girdilere karşı
aşırı hassas (hiper-reaktif) veya az hassas (hipo-reaktif) olabilirler.
Ergoterapi, bu duyusal girdileri işlemleme yeteneğini geliştirerek çocuğun
sakin kalmasına ve odaklanmasına yardımcı olur.
Motor Beceri Gelişimi:
Hem ince motor (yazı yazma, düğme ilikleme) hem de kaba motor (denge,
koordinasyon) becerilerinde belirgin ilerleme sağlar.
Duygusal Kontrol:
Çocuğun başa çıkma ve duygularını regüle etme becerisini artırarak ani öfke
nöbetlerini veya içe kapanma durumlarını azaltır.
Her çocuğun
ihtiyacına özel yöntemler kullanılıyor
Ergoterapistlerin uyguladığı yöntemlere ilişkin bilgiler
veren Araştırma Görevlisi Selin Kuzu, ergoterapistlerin her çocuğun ihtiyacına
göre özelleştirilmiş, kanıta dayalı çeşitli yöntemler kullandıklarını
belirterek şunları söyledi:
“Özel olarak tasarlanmış "duyusal zengin"
ortamlarda (salıncaklar, top havuzları, ağırlıklı battaniyeler) bireylerin
sinir sisteminin çevresel uyaranlara daha sağlıklı tepki vermesi amaçlanır.
Bireylerin gün boyunca ihtiyaç duyduğu duyusal girdileri belirli bir program
dahilinde sunarak, sinir sistemini regüle tutmayı hedefler.
Çocukların en önemli
işi, oyun
Çocuklarda oyun, bir çocuğun en önemli "işi"dir.
Terapistler, sosyal etkileşimi ve problem çözme yeteneğini geliştirmek için
oyunu bir araç olarak kullanır. Diş fırçalama, tuvalet eğitimi ve giyinme gibi
temel günlük yaşam aktiviteleri geliştirilir.
Ergoterapi, bireylerin ev, okul ve sosyal ortamlardaki
bariyerlerini ortadan kaldırarak maksimum bağımsızlık seviyesine ulaşmasını
sağlamaktır.”
Ergoterapi
müdahaleleri yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor
Ergoterapi müdahalelerinin sadece otizmli bireyin değil, tüm
ailenin yaşam kalitesini doğrudan ve olumlu yönde etkilediğini kaydeden
Araştırma Görevlisi Selin Kuzu, bu etkileri şöyle açıkladı:
Artan Bağımsızlık ve
Özgüven: Kendi başına giyinebilen veya yemeğini yiyebilen birey, başarma
duygusuyla daha yüksek bir özgüvene sahip olur.
Sosyal Katılım:
Akranlarıyla etkileşim kurabilen ve kurallara uyabilen birey, sosyal
izolasyondan kurtulur ve topluluk içinde kendine yer bulur.
Bakım Veren Refahı:
Bireyin duyusal ihtiyaçlarının karşılanması ve günlük rutinlerin düzene
girmesi, aile içindeki stres seviyesini düşürür. Aileler, çocuklarının
ihtiyaçlarını daha iyi anlayarak onlarla daha sağlıklı bağlar kurabilirler.
Akademik Başarı:
Sınıf ortamındaki duyusal uyaranlarla baş edebilen ve kalem tutma gibi motor
becerileri gelişen birey, öğrenmeye daha açık hale gelir.
Ergoterapi erken
müdahale ve aile katılımıyla desteklenmeli
Araştırma Görevlisi Selin Kuzu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ergoterapi, otizmli bireyler için sadece bir tedavi değil, dünyayı daha
anlamlı ve yönetilebilir kılan bir köprüdür. Erken müdahale ve aile katılımıyla
desteklenen ergoterapi süreci, otizmli bireylerin potansiyelini en üst düzeye
çıkararak mutlu ve üretken bir birey olmasının kapılarını aralar.”