Antalya'da doktora öğrencisi, turizmci Gülşah Gizem Angı’nın (32) 2022 yılında Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde yapılan miyom ameliyatı esnasında hayatını kaybetmesinin ardından ailesinin başlattığı hukuk mücadelesinde yeni bir gelişme yaşandı. Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci celsede dosyaya giren resmi yazışmalar, tutanaklar ve tanık beyanları, ‘demo’, ‘yetkisiz cihaz kullanımı’ ve ‘aşırı sıvı yüklemesi’ iddialarına dair çarpıcı ayrıntıları gözler önüne serdi.
Mahkeme heyeti tarafından okunan evrak arasında en dikkat
çekici olanı, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğünün 11 Aralık 2025 tarihli resmi
yanıtı oldu. Üniversite yönetimi, söz konusu histeroskopi cihazlarının
hastanede bulunmadığı ve cihazın kim tarafından temin edildiğinin bilinmediği
resmi olarak bildirildi. İşte dava dosyasına giren ve yargılama sürecinin
seyrini değiştirecek o kritik ifadeler.
"Cihazı hizmetli
kullandı"
Hürriyet'te yer alan habere göre, ameliyat sırasında ilk
anormalliği fark eden anestezi asistanı Dr. E.Ş., hastanın göğsünde renk
değişikliği ve boynunda ödem başladığını belirterek şunları anlattı:
“Normalde bu ameliyatlarda en fazla 2-3 torba sıvı manuel
basınçla verilirken, bu ameliyatta kısa sürede yüksek basınçla en az 8 torba
sıvı verilmişti. Ertesi gün N. ve B. Hoca, ameliyatı yapan M. Hoca’nın ameliyat
raporundaki verilen sıvı miktarının değiştirilmesini istediğini bana
söylediler.”
Durumun ağırlaşması üzerine ameliyathaneye çağrılan anestezi
uzmanı Prof. Dr. N.K., “Hastaya yaklaşık 27 bin mililitre sıvı vermişsiniz’
dedim. Cerrahi ekibe operasyonu sonlandırmalarını söyledim. Tüpten
fışkırırcasına köpüklü sıvı geliyordu, ciğerler su doluydu, kulaklardan kan
geldi. M. Hoca panik halde dolaşıp, ‘Hay Allah, keşke bilmediğim bu cihazı kullanmasaydım’
diyordu.” ifadelerini kullandı.
"Düğmeye sürekli
basılmış"
Prof. Dr. K., “Histeroskopi cihazının demo olduğunu sonradan
öğrendim. Cihazda bir ‘flush’ düğmesi bulunuyor. Ameliyathaneye malzeme getirip
götüren, yeterliliği olmayan D.A. isimli personel, rahim içi rahat görünsün
diye bu düğmeye fazlaca bastığı için aşırı sıvı yüklemesi meydana gelmiş
olabilir.” dedi.
Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı Prof. Dr. B.K de
N.K.’nin ifadelerini destekleyerek cihazın kullanımıyla ilgili şu çarpıcı
tespiti yaptı:
“20 dakikada 24 bin-27 bin mililitre sıvı yüklemesi
sebebiyle hastayı kaybettik. Torbaları bağlayan görevli sadece bir hizmetli
olduğundan ve bilgisi bulunmadığından muhtemelen bu düğmeye sürekli bastı. Bu
cihazın ameliyathaneye nasıl alındığı konusunda bize bilgi verilmedi.”
Anestezi ekibinin ‘aşırı sıvı yüklemesi ve ehliyetsiz
personel kullanımı’ iddialarına karşın, ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. M.Ç.
ise suçlamaları kabul etmedi.
Prof. Dr. Ç., savunmasında, hastanın vefatında anestezi
kaynaklı ilaçların veya emboli gibi tıbbi komplikasyonların etkili olabileceği
ileri sürülerek, kesin kusur tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK)
gelecek raporun beklenmesini talep etti.
2 milyon TL tazminat
kararı
Hürriyet’e konuşan baba Ayhan Angı, “Akdeniz Üniversitesi,
hekimler hakkında ‘soruşturmaya yer olmadığı’ yönünde karar vermişti. Ama biz
vazgeçmedik. Süreç devam ederken, Antalya 3. İdare Mahkemesi emsal bir karara
imza attı. Mahkeme, üniversite hastanesindeki operasyonda ‘tıbbın gereklerine
uygun hareket edilmediği ve kızımın güvenliğinin sağlanamadığı’ kanaatine
vararak idareyi 2 milyon TL tazminat ödemeye mahkûm etti.” dedi.
Gözler adli tıpta
Mahkeme heyeti, 27 litrelik sıvı kullanımının ve envanter
dışı cihazın ölümle olan doğrudan bağının tespiti için dosyayı İstanbul Adli
Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderme kararı aldı. 1 Haziran 2026 tarihinde
görülecek bir sonraki duruşmada, ATK’dan gelecek olan nihai raporun davanın
seyrini belirlemesi bekleniyor.
Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü, hastanede kayıtlı
histeroskopi cihazının bulunmadığı açıkladı.
Kaynak: Hürriyet - Salim
Uzun