Konya'daki Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalından Doç. Dr. Ahmet Altan’ın, düşük doz lazer uygulamasının hasarlı dokuları hızlı bir şekilde iyileştirdiğine dair araştırması uluslararası dergide yayınlandı.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız,
Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalından Doç. Dr. Ahmet Altan’ın, ‘Tavşan
temporomandibular ekleminde oluşturulan osteokondral defektte iki farklı lazer
tipinin etkilerinin histopatolojik olarak incelemesi’ başlıklı araştırması
Nature yayın grubunda yer alan, uluslararası bilim dergisi Scientific
Reports’da yayınlandı.
Doç. Dr. Ahmet Altan, araştırmayla düşük doz lazer
uygulamasının hasarlı dokuları hızlı bir şekilde iyileştirdiğini laboratuvar
ortamındaki tavşan deneyiyle kanıtladıklarını belirtti.
Bu makaledeki yöntem, hücreleri aktif hale getirerek hedef
bölgedeki iyileşme sürecini hızlandırmayı vaat ediyor. Kontrolsüz diyabet
hastaları gibi yara iyileşmesinin geciktiği durumlarda veya cerrahi müdahaleye
bağlı sinir hasarı gibi durumlarda umut ışığı sunuyor. Makale, vücudun doğal
iyileşme mekanizmasının aktive edilmesiyle iyileşmede daha güvenli bir yol
haritası çiziyor.
Düşük doz lazer uygulamasının hasarlı dokuların hızlı bir
şekilde iyileştirdiğini söyleyen Doç. Dr. Altan, “Çalışmamızda düşük doz lazer
uygulamalarında kullanılan farklı cihazların etkinliğini karşılaştırdık. Lazer
doğada olmayan yapay bir ışık. Uygulamalarda da biz düşük doz lazeri dokulara
uyguladığımızda hücreler bu enerji ile birlikte ATP üretebiliyor. Aynı zamanda
hücreler arası sıvı alışverişi daha hızlı bir hale gelebiliyor.
Vazodilatasyonla kan akımı düzenleniyor. Bu da dokuların hızlı bir şekilde
tamir olmasını, iyileşmesini sağlıyor. Başka bir deyişle şunu söyleyebiliriz.
Biz oraya lazer uyguladığımızda vücudun doğal iyileşme sürecini stimüle etmiş
oluyoruz. İlgili hücreler sadece enerjiyi buluyor ve ‘Benim görevim iyileşme
bunu yapabilirim’ diyerekten harekete geçmiş oluyor” diye konuştu.
"Ağız diş ve
çene cerrahi tedavileri sonrasında da kullanılıyor"
Lazer uygulamasının diş çekimleri sonrası ve ağız-diş ve
çene cerrahisi tedavileri sonrasında kullanıldığını anlatan Doç. Dr. Altan,
“Düşük doz lazer tedavisini ağız, diş, çene cerrahisi uygulamalarında; gömülü
diş çekimi, komplike diş çekimleri sonrasında yara iyileşmesini hızlandırmak
için kullanabiliyoruz. Dental implant cerrahisi sonrasında kaliteli ve hızlı
kemik oluşturmak amacıyla yine tercih edebiliyoruz. Alt çenede gömülü dişlerin
çekimi sonrasında, ortognatik cerrahi gibi majör ameliyatlarda alt dudakta
meydana gelen uyuşukluğun giderilmesinde yine düşük doz lazer uygulamaları
etkili. Temporomandibular eklem rahatsızlıklarını, bruksizmi söyleyebilirim.
Bruksizm; diş sıkma, diş gıcırdatma olarak bilinir ki birçok insan bundan
muzdariptir. Düşük doz lazer uygulamalarında çiğneme kaslarına yaptığımız
stimülasyonla, hasta ağrılarından kurtulup rahat bir hayat sürebiliyor.” dedi.
Vücutta oluşan
yaraların iyileşmesinde de kullanılıyor
Düşük doz lazerin vücutta oluşan bazı yaralarda da tedavi
edici bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Altan şöyle dedi:
“Lazer tıp ve diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılıyor.
Endüstri de savunma sanayinde lazerin kullanımını yine görüyoruz. Tekrardan tıp
branşlarına döndüğümüzde, vücudun herhangi bir yerinde bir yara oluştuğunda
hızlandırmak amacıyla bunu uygulayabiliyoruz. Sinir tamamen kopmamak kaydıyla
hasar aldıysa yenilenmesi açısından düşük doz lazer tedavisi uygulanabiliyor.
Ben klinik uygulamalarımda immün sistemi baskılanmış, kontrolsüz diyabeti olan
hastalarda cerrahi gereksinim öncesinde 5 seans bu lazeri uyguladığımda daha
iyi bir klinik sonuç elde ettiğimi söyleyebilirim. Çünkü bu hastalarda yara
iyileşmesi istediğimiz düzeylerde seyretmiyor. İşlemi yapmadan önce lazer
vücuttaki hücrelerin aktif olmasını sağlıyor. ‘Sizin bu göreviniz var. Biz sana
enerji temin ediyoruz. Kendi görevini hatırla ve orayı tamir et’ diyor
diyebiliriz.”
Kaynak: DHA