Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöromodülasyon Merkezi tarafından “Dünya Parkinson Günü” kapsamında düzenlenen “Parkinson Tedavisinde Multidisipliner Yaklaşımlar” başlıklı panelde Parkinson hastalığı farklı branştan uzmanların bakış açılarıyla tüm yönleriyle ele alındı.
İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve
Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, Parkinson’un iyi bir takım
çalışmasıyla yönetilmesi gereken bir hastalık olduğunu söyledi. Hastalığın teşhis sürecinden başlayarak
tedavi ve takip sürecinde birçok disiplinden çok geniş bir ekibin etkili rol
oynadığını belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Bu disiplinlerin iş birliği
içinde çalışması gerekiyor. Bu ekip çalışması, hastanın ihtiyaçlarının
belirlenmesi ve tedavinin kişiye özel planlanması sürecine önemli katkılar
sağlıyor. Böylece hastalığın takibi ve hastanın yaşam kalitesinin
iyileştirilmesi noktasında önemli sonuçlar elde ediliyor” dedi.
Hasta ve hasta yakınlarının da katıldığı panelde,
Parkinson’da erken belirtiler, tedavi ve hastalara yaklaşım, fizyoterapi
desteği ve beslenmenin önemi gibi Parkinson hastalarının yaşamını ilgilendiren
en temel konular hakkında uzmanları tarafından önemli bilgiler paylaşıldı.
Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöromodülasyon
Merkezi ve Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Parkinson Tedavisinde
Multidisipliner Yaklaşımlar” başlıklı panelde Parkinson hastalığı farklı
yönlerden ele alındı.
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Parkinson’un yönetimi
tam bir takım işi”
İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve
Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, açılış konuşmasında İngiliz
doktor ve eczacı James Parkinson’dan ismini alan hastalığın teşhis ve tedavi
sürecinde multidisipliner yaklaşımın önemli olduğunu vurguladı.
Parkinson hastalığı yönetiminin tam bir takım işi
olduğunu belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Parkinson, iyi bir takım
çalışmasıyla yönetilmesi gereken bir hastalık. Parkinson’un teşhis sürecinden
başlayarak tedavi ve takip sürecinde nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi,
psikiyatri, nöropsikoloji, fizyoterapi ve rehabilitasyon, ergoterapi, dil ve
konuşma terapisi ve beslenme uzmanlarından oluşan çok geniş bir ekip etkili rol
oynuyor. Bu disiplinlerin iş birliği içinde çalışması, hastanın ihtiyaçlarının
belirlenmesi ve tedavinin kişiye özel planlanması gibi çok önemli kararların
alınmasında etkili oluyor. Böylece hastalığın takibi ve hastanın yaşam
kalitesinin iyileştirilmesi noktasında önemli sonuçlar elde ediliyor” dedi.
Beyin pilinde doğru ve uygun hasta seçimi çok
önemli
Parkinson tedavisinde etkili olan, “beyin pili”
olarak bilinen Derin Beyin Stimülasyonu uygulamaları ile ilgili bilgi de veren
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Beyin pili uygulaması, hastalığı tedavi etmiyor.
Hastalığın oluşturduğu şikayetlerin şiddetini azaltıyor. Beyin pili uygun
hastalarda uygulanan bir yöntem. Bu nedenle doğru ve uygun hasta seçimi çok
önemli. Bu ameliyatlara beyin ve sinir cerrahisi olarak tek başımıza karar
vermiyoruz. Parkinson hastasının önce bir hareket bozukluğu nörolojisi uzmanı
tarafından muayene edilip değerlendirilmesi gerekiyor. İyi bir cerrahi planlama
yapılması çok önemli. Doğru bir cerrahi teknik uygulamak gerekiyor. Ameliyat
sonrasında da bataryayı çok iyi ayarlamak gerekiyor. Kısaca, bu bir takım
oyunu. Parkinson böyle bir hastalık. Tek bir ekibin altından kalkacağı bir
hastalık değil, çok disiplinli bir ekip işi olarak ele alınmalı” dedi.
Parkinson hastalığı farklı yönleriyle ele alındı
Açılış konuşmasının ardından başlayan panelin ilk
konuşmacısı olan Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’ndan
Dr. Öğr. Üyesi Meltem Can İke, “Parkinson Hastalığı Nedir? Erken Belirtiler
Nelerdir?” başlıklı sunumunda hastalıkla ilgili bilgi verdi, belirtilere dikkat
çekti.
Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji
Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Seda Bostan, “Parkinson Hastalığına Eşlik
Eden Hareket Dışı Belirtiler Nelerdir?” başlıklı sunumunu yaparken Doç. Dr.
Zeynep Tüfekçioğlu, “Parkinson Hastalığında Tedavi Yöntemleri ve Yaşam
Hedefleri Nelerdir?” başlıklı sunumunda hastalığın tedavi yöntemlerine ilişkin
bilgi verildi.
Parkinson’da beyin pili tedavisi
Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir
Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Ali Osman Muçuoğlu, “Beyin Pili
Parkinson Hastalığında Nasıl Yardımcı Olur?” başlıklı sunumunda Derin Beyin
Stimülasyonu ve tedavideki önemini anlattı.
Parkinson’da psikiyatrik belirtiler ve etkiler
ele alındı
Atlas Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Filiz Karalar, “Parkinson
Hastalığında Psikiyatrik Belirtiler” ve Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “DBS
ve Psikiyatrik Semptomlar” hakkında bilgi verdi.
Parkinson hastalığında nöropsikoloji, dil ve
konuşma terapisi, fizyoterapi ve beslenme tartışıldı
Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri
Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Fatma Göral, “Parkinson
Hastalığında Nöropsikolojik Değerlendirmenin Önemi”; Sağlık Bilimleri Fakültesi
Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Savaş ise “Parkinson
Hastalığında İletişim, Ses ve Yutma Bozukluklarının Yönetimi” konusunu ele
aldı.
Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi
Dekan Yardımcısı, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Hilal
Denizoğlu Külli, “Parkinson’da Fizyoterapinin Etkileri”ni ele aldığı panel
Atlas Üniversitesi Hastanesi’nden Diyetisyen Nilay Cansever’in “Parkinson
Hastalığında Beslenme” sunumuyla sona erdi.
Parkinson hastaları tecrübelerini paylaştı
Panele katılan Parkinson hastaları da tedavi
süreçlerine ilişkin bilgi verdi.
Evli, iki çocuk annesi, öğretmen Zeliha Bozkurt
(54), Burhaniye’de yaşıyor. 10 yıldır Parkinson hastası olan Zeliha Bozkurt,
2009’da Almanya’dan Türkiye’ye döndü. 5 yıl Düzce’de görev yaptıktan sonra
Balıkesir Dursunbey’de köy okuluna atandığı süreçte çeşitli zorluklar yaşadı.
Disiplinli ve düzeni seven biri olarak kendini tanıtan Zeliha Bozkurt’un
hastalık şikayetleri o dönemlerde hareketlerde yavaşlama ile başladı. Atlas
Üniversitesi Hastanesi’ne başvurduğunda donmaları ve istemsiz hareketlerinin
olduğunu belirten Zeliha Bozkurt, Kasım 2025’te geçirdiği ameliyatın ardından
şu anda günlük yaşam aktivitelerini rahat gerçekleştirebildiğini,
kasılmalarının rahatladığını ve şikayetlerinin büyük ölçüde azaldığını söyledi.
Evli, emekli turizmci Mehmet Bilgiç (59), Gebze’de
yaşıyor. 10 yıldır Parkinson hastası olan Bilgiç, şikayetlerinin sağ tarafta
titremeyle başladığını, titremenin bir yıl içinde sol tarafına da geçtiğini
kaydetti. Ocak 2021’de ameliyat olan Mehmet Bilgiç, artık eşinden destek
almadan günlük yaşamını idame ettirebildiğini, özgüveninin yerine geldiğini ve
titremelerinin yok denecek kadar az düzeyde olduğunu söyledi.
Titremeleri büyük ölçüde azaldı
Bir devlet kuruluşunda memur olan Yusuf Binici
(63), 12 yıldır Parkinson hastası. Sol tarafında titremeyle başlayan hastalığı
zamanla ilerledi. Gün içinde hareket yavaşlığı ve donma yaşayan Yusuf Binici,
Ocak 2022’de ameliyat oldu. Şu an aktif olarak çalışan Yusuf Binici,
titremelerinin yok denecek kadar az durumda olduğunu söyledi. Yusuf Binci
düzenli olarak kontrollerine geldiğini, gerekli ilaç/pil ayarlarının
yapıldığını ifade etti.
Yaşam kalitesinde önemli ölçüde düzelme görüldü
Emekli Mesut Öztürk (64) Edirne’de yaşıyor.
Hastalığı 15 yıl önce başlayan ve yaşam kalitesi düşen Mesut Öztürk, 1,5 yıl
önce beyin pili ameliyatı oldu. Ameliyatın ardından yaşam kalitesinde önemli
ölçüde düzelme görüldü. Havva Öztürk, eşinin ameliyat sonrası yaşam kalitesinin
daha iyi olduğunu, eşinin sosyalleştiğini, markete gitmek ve yürüyüş yapmak
gibi günlük ihtiyaçlarını kendisinin karşılayabildiğini söyledi.