Balparmak Ar-Ge Merkezi’nin 30 bin bal numunesine dayanan ön eleme sistemi, Hırvatistan’daki uluslararası sempozyumda bilim insanlarından tam not aldı. 30 bini aşkın bal numunesinden elde edilen verilerle geliştirilen yöntem, küresel bal sektöründe balda yapılan hilelerden biri olan tağşişle mücadeleye yeni bir yaklaşım getiriyor.
İSTANBUL - Balparmak, balın doğallığını tespit etmek üzere
son 5 yılda analizini gerçekleştirdiği 30 bini aşkın bal numunesinden
sağladığı verilerle geliştirdiği ön eleme sistemini, Hırvatistan’da düzenlenen
7. Uluslararası Arı Ürünleri Sempozyumu’nda bilim dünyasına sundu. Balparmak
Ar-Ge Merkezi bünyesinde geliştirilen metodoloji, Uluslararası Bal Komisyonu
(IHC) ve farklı ülkelerden bilim insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen
etkinlikte yüksek kabul gördü.
Bal sektöründe küresel ölçekte en kritik sorunların başında gelen taklit ve
tağşiş, hem tüketici güvenliğini hem de sektörün sürdürülebilirliğini tehdit
ediyor. Kamu otoriteleri, akademi ve üretici kuruluşların çözüm arayışlarını
sürdürdüğü bu alanda Balparmak’ın geliştirdiği sistem, hızlı ve güvenilir ön
eleme olanağıyla dikkat çekiyor. “Arı Ürünlerinde Bilim, İş Birliği ve Gelecek
Temelli Küresel Buluşma” temasıyla gerçekleştirilen uluslararası sempozyumda
sunulan çalışma, veri temelli yaklaşımıyla öne çıkıyor.
Doğal bal ve arı ürünlerinde 45 yıllık deneyime sahip Balparmak’ın Genel
Müdürü Ulaş Altıparmak, şirketin bilimsel altyapısına yapılan yatırımların
uluslararası başarılarla taçlandırılmasından gurur duyduklarını belirterek,
“Bal sektörü dünya genelinde küresel ölçekte artan tağşiş riskiyle karşı
karşıya. Bu büyüklük içerisinde doğal ve güvenilir ürün tespiti, sektörün en
kritik gündem başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Ar-Ge merkezimizde
gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde, yalnızca Türkiye’de değil, dünya
çapında referans alınan yöntemler geliştiriyoruz. HRMS (yüksek çözünürlüklü
kütle spektrometresi) teknolojisiyle desteklediğimiz analiz yaklaşımımız
sayesinde balda yapılan taklit ve tağşişi 25 dakika gibi kısa bir sürede tespit
edebiliyoruz. Bu yetkinlik, bizi uluslararası bilim platformlarında güçlü bir
konuma taşıdı” dedi.
Veri temelli yaklaşım sektöre yeni bir standart getiriyor
Balparmak Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen sistem, balın fizikokimyasal
özellikleri, mikroskobik yapısı ve karbonhidrat profili gibi çok boyutlu
verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesine dayanıyor. 30 bin numuneden
elde edilen bu veri seti, doğal balın hızlı ve güvenilir şekilde tespit
edilerek sınıflandırılmasına olanak tanıyor. Bu bilimsel yaklaşımın çıktıları,
özellikle laboratuvar süreçlerini hızlandırarak sektöre maliyet ve zaman
tasarrufu kazandırma potansiyeli taşıyor.
Küresel ölçekte bal ticareti artarken, sahte ve tağşişli ürünlerin dolaşımı
da paralel şekilde büyüyor. Uzmanlara göre, balın doğallığını yalnızca
koklamak, tatmak, akışkanlığı ve rengine bakmak gibi duyusal yöntemlerle tespit
etmek mümkün değil. Bu noktada veri odaklı yaklaşımlar, sektör için kritik bir
güvenlik katmanı oluşturuyor. Balparmak’ın geliştirdiği ön eleme sistemi de bu
ihtiyaca doğrudan yanıt veriyor.
Bilimsel iş birliği ve ödül başarısı
Balparmak Ar-Ge ve Kalite Direktörü Dr. Emel Damarlı, geliştirdikleri
metodolojinin uluslararası bilim insanlarıyla paylaşılmasının önemli bir adım
olduğunu vurgulayarak, “On binlerce bal örneğinden elde ettiğimiz verilerle
geliştirdiğimiz bu yaklaşım, doğal balın hızlı ve güvenilir bir şekilde
değerlendirilmesine katkıda bulunuyor. Ekibimiz, bilimsel bilgi üretmeye ve bu
bilgiyi küresel ölçekte paylaşmaya kararlılıkla devam ediyor” ifadelerini
kullandı.
Ekibimizden, Balparmak Analitik Ar-Ge Müdürü Dr. İsmail Emir Akyıldız ve
Balparmak Laboratuvar Teknik Müdürü Dr. Ufuk Alpat hem ülkemizi hem de
kurumumuzu başarıyla temsil etti.
Sempozyum kapsamında yürütülen uluslararası bir proje de ödüle layık
görüldü. Balparmak Ar-Ge Merkezi’nin de yer aldığı ve 12 ülkeden 34 bilim
insanının katkı sunduğu “Avrupa Ballarında Nektar Vermeyen Bitkiler:
Melissopalinolojik Analizler İçin Referans Çalışma” başlıklı proje, “En İyi
Bilimsel Poster Sunumu” ödülünü kazandı. Projede yer alan Balparmak Araştırma
Yöneticisi Uzman Biyolog Tuğçe Daştan, özellikle Türkiye ballarındaki polen
kaynaklarının belirlenmesine yönelik katkılarıyla dikkat çekti.
Yarım asırlık deneyim ve güçlü altyapı
1980 yılından bu yana faaliyet gösteren Balparmak, doğal balın korunması ve
tüketiciye güvenilir şekilde ulaştırılması misyonuyla çalışmalarını sürdürüyor.
Firmanın Ar-Ge Merkezi, çoğu doktoralı ve yüksek lisanslı 20 bilim insanından
oluşan kadrosu ve yaklaşık 10 milyon dolarlık teknolojik altyapısıyla
Avrupa’nın en kapsamlı laboratuvarları arasında yer alıyor.
Geliştirilen ileri analiz yöntemleri, yalnızca balda değil, diğer arı
ürünlerinde de kalite ve gıda güvenliği standartlarının yükseltilmesine katkıda
bulunuyor. Balparmak, bilimsel üretim kapasitesi ve uluslararası iş
birlikleriyle arı ürünleri alanında küresel ölçekte referans bir kurum olma
hedefini güçlendiriyor.
Balparmak Hakkında:
Tüketicisine sunduğu kalite standardı ile farklılaşan, balın ve arı
ürünlerinin doğallığını koruyarak hak ettiği en yüksek değere çıkarmak
misyonuyla çalışan Balparmak, bu anlamda sektörün öncülüğünü üstleniyor. Gıda
güvenliği konusunda uluslararası standartlara göre çalışan Balparmak, FSSC
22000 (Food Safety System Certification) ve BRCGS (British Retail Consortium
Global Standarts) gibi uluslararası gıda güvenliği sistemleri sertifikalarına
da sahip. Türkiye’nin bal ve diğer arı ürünleri alanındaki ilk, gıda alanında
8’inci Ar-Ge Merkezi’ne sahip olan Balparmak; TÜRKAK tarafından akredite olan
Bal ve Diğer Arı Ürünleri Araştırma ve Kalite Kontrol Laboratuvarı sayesinde,
tüketicilerine sunduğu ürünlerini en az 100 parametrede analiz ediyor.