Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Bunu sadece '3 yıla indirme projesi' gibi düşünmeyin. Üniversite eğitiminin sadece kısalması, derslerin azalması şeklinde görmemek lazım." ifadesini kullandı.
YÖK Başkanı Özvar, isteyen ve başarılı olan öğrencilerin
üniversiteyi 3 yılda bitirebilmesine ilişkin hayata geçirilmesi planlanan
uygulamayla ilgili, "Dünyada küresel anlamda çok önemli değişimler
yaşanıyor. Üniversite eğitimi de bundan mutlaka etkileniyor.
Üniversitelerimizin bu değişime karşı pasif alıcı olarak değil ama bu değişimi
yönetecek şekilde yeniden yapılanmasına mutlaka ihtiyaç duyulmaktadır. Daha
büyük, daha kapsamlı bir projenin bir parçası bu 3 yıl dediğimiz konu."
dedi.
Hayata geçirilmesi planlanan uygulamayı değerlendiren Özvar,
üniversitelerin bilgi tekellerinin yavaş yavaş kırılmaya, yeni öğrenim alanları
ve araçlarının ortaya çıkmaya başladığını söyledi.
Bir üniversite programını ikame edebilecek pek çok sivil ve
internet ortamında yapıların ortaya çıktığını belirten Özvar, bugün artık
üniversitelerin öğrencilerine sadece bilgiyi aktaran değil, en az onun kadar
belki ondan daha fazla oranda beceriyi öğretebilecek, beceri kazanmayı
sağlayabilecek kurumlar haline dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
Özvar, yeni uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi:
"Bunu sadece '3 yıla indirme projesi' gibi düşünmeyin.
Üniversite eğitiminin sadece kısalması, derslerin azalması şeklinde görmemek
lazım. Dünyada küresel anlamda çok önemli değişimler yaşanıyor. Üniversite
eğitimi de bundan mutlaka etkileniyor. Üniversitelerimizin bu değişime karşı
pasif alıcı olarak değil ama bu değişimi yönetecek şekilde yeniden
yapılanmasına mutlaka ihtiyaç duyulmaktadır. Daha büyük, daha kapsamlı bir
projenin parçası bu 3 yıl dediğimiz konu. Biz başta Avrupa Kredi Transferi ve
Birikim Sistemi olmak üzere ulusal krediler üzerinde de bütün
üniversitelerimizi, paydaşlarımızı, sendikaları, meslek örgütlerini, bütün
barolar ve odalarla bir araya gelmek suretiyle bu konuda çalışmalarımızı
sürdürüyoruz."
Daha somut neticeleri bir süre sonra kamuoyuyla
paylaşacaklarını aktaran Özvar, görüş ve eleştirileri dinleyerek istişare
toplantılarını sürdürdüklerini dile getirdi.
Özvar, söz konusu uygulamanın bazılarının dediği gibi sadece
"ders saatlerinin sıkıştırılması, çocukların bir an önce üniversitenin
dışına çıkartılması" biçiminde ifade edilenin çok ötesinde olduğunu ifade
etti.
Gündem maddelerine dikkatle bakıldığında, bunun aslında
dünyadaki pek çok gelişmeyle paralel seyreden bir anlayışı, vizyonu temsil
ettiğine dikkati çeken Özvar, "Uygulama, çocuklara gelecekte ihtiyaçları
olan bilgi, beceri ve yetkinliği daha etkin bir süre içerisinde
kazandıracağımız, uygulamaya daha fazla öğrenciyi sokabileceğimiz ve öğrenciler
daha mezun olmadan önce sektörle temasını kurabileceğimiz daha büyük projenin
bir parçasıdır." diye konuştu.
"Üniversitelerimiz,
yıllardır içeriği değişmemiş programlarını mutlaka gözden geçirmeli"
Bütün üniversitelere bir anda "hadi 3 yıla geçin"
biçiminde bir anlayışı asla temsil etmediklerini vurgulayan Özvar, konuşmasını
şöyle sürdürdü:
"Diyoruz ki artık üniversitelerimiz verdiği dersleri,
ders havuzlarını, seçmeli dersleri, yıllardır içeriği değişmemiş programları
mutlaka gözden geçirmeli, günün şartlarına uygun şekilde yeniden yapılandırmalı
ve öğrencilerimize bilginin yanında daha fazla beceri kazandıracak şekilde
üniversite öğretimini formüle etmelerini beklediğimizi ifade etmek istiyorum.
Burada vurgulayacağımız konu tırnak içerisinde '4 yılı 3 yıla sıkıştırmak' asla
değil. Biz derslerin daha etkin olmasını, hocalarımızdan daha fazla istifade
edebilmeyi, öğrencilerimizin okurken tecrübe sahibi olmasını istiyoruz. Artık
dünyayla ilişiği kalmamış, yasalarla, sektörle ilişiği bulunmayan programların
bir kenara bırakılarak, bilgimizi daha güncellemeyi, öğrencilere
vereceklerimizi günümüz ve geleceğin şartlarına uygun hale getirmeyi
planlamaktayız."
Yeni uygulamanın aslında uzun vadeli bir dönüşüm olduğunu
belirten Özvar, bugünden yarına gerçekleşecek bir projeden bahsetmediklerini
dile getirdi.
Özvar, "Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler olarak
bilişim ve yapay zeka alanında dijital dünyada meydana gelen değişmelere asla
seyirci kalmadığımızı hatta bu değişime tesir edecek şekilde yeniden
yapılandığımızı bilmenizi isterim." ifadelerini kullandı.
"Türk
üniversiteleri artık uluslararası alanda daha görünür hale gelmiş
vaziyette"
Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye'deki üniversitelerin dünyadaki
yeniden yapılanmaya yönelik ortaya koyduğu çabaların sonuçlarının uluslararası
üniversite sıralamalarında çok daha açık bir şekilde görüldüğünü söyledi.
Pek çok üniversite programı ve bölümünün artık ilk 100'de,
ilk 50'de, ilk 10'da olduğunu vurgulayan Özvar, "Bunları biz ilan
etmiyoruz, bunlar yurt dışında ilan edilen neticeler. Bu da şunu gösteriyor,
Türk üniversiteleri öğrencisiyle, hocasıyla, idarecisiyle artık uluslararası
alanda daha görünür hale gelmiş vaziyettedir. Üniversitelerimiz dünya bilim ve
teknoloji üretiminde ve yarışında daha güçlü bir rakip, daha güçlü bir aktör
olarak yoluna devam etmektedir." diye konuştu.
Özvar, üniversitelerin gelecekte hem bölgesel anlamda hem de
uluslararası anlamda çok daha ilgi çeken ve çok daha önemli odaklardan biri
hale geleceğini anlatarak, bütün yapılan dönüşümün bu hedefe yönelik olduğunu
ifade etti.
Kaynak: AA