Geçmişte doktorluk mesleğini icra eden 28. dönem milletvekilleri, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla sağlık çalışanlarının beklentilerini ve mesleki deneyimlerini anlattı, sağlık politikalarını değerlendirdi.
Geçmişte hastane koridorlarında önlükleriyle nöbet tutan,
bugün ise Meclis'te yasama çalışmalarında görev alan milletvekilleri, 14 Mart
Tıp Bayramı'yla ilgili görüş ve düşüncelerini anlattı.
AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, 14 Mart Tıp
Bayramı'nın yalnızca bir meslek gününden ibaret olmadığını, sağlık
çalışanlarının emeğini ve mücadelesini hatırladıkları anlamlı bir gün olduğunu
belirtti.
Hayatının büyük bölümünü hastanede, ameliyathanede ve
kliniklerde geçirdiğini, bu nedenle sağlık çalışanlarının büyük fedakarlıkla
görev yaptığına şahit olduğunu belirten Keleş, "Hekimlik mesleği sadece
bir meslek değildir, aynı zamanda vicdan, sabır ve büyük sorumluluk gerektirir.
Bu mesleğin içinde geçen yıllar, bana insan hayatına dokunmanın ne kadar büyük
sorumluluk ve aynı zamanda ne kadar büyük onur olduğunu öğretti. Meslek hayatım
boyunca edindiğim bu tecrübelerin, bugün yürüttüğüm kamu görevlerinde de yol
gösterici olduğunu özellikle ifade etmek isterim." değerlendirmesini
yaptı.
Meslek hayatına 1993'te başladığını, kulak burun boğaz
alanında uzman olduğunu ve hastane başhekimliğine kadar çeşitli kademelerde
görev yaptığını aktaran Keleş, Kovid-19 sürecinde Elazığ Fethi Sekin Şehir
Hastanesi Başhekimi görevini yürütürken hem pandemi hem de Elazığ depremiyle
zor bir dönemden geçtiklerini anlattı.
O dönemde sağlık çalışanlarının "üstün gayret"
sergilediğine dikkati çeken Keleş, "Hem depremden etkilenen vatandaşlarımıza
sağlık hizmeti sunmaya çalıştık hem de pandemiyle mücadeleyi aksatmamaya gayret
ettik. O süreçte bir kez daha gördük ki sağlık çalışanlarımız yalnızca
hastanelerde görev yapan insanlar değildir. Onlar aynı zamanda zor zamanlarda
toplumun en büyük güvencesidir." ifadelerini kullandı.
Keleş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde
sağlık alanında yapılan yatırımlara değinerek, şunları kaydetti:
"Bugün Türkiye, sağlık altyapısı, yetişmiş insan gücü
ve modern sağlık tesisleriyle dünyada örnek gösterilen bir noktaya ulaşmıştır.
Bu başarıda emeği olan tüm sağlık çalışanlarımızın katkısı çok büyüktür. Ben de
bir hekim olarak meslek hayatım boyunca aynı duyguyla çalıştım. İnsan hayatına
dokunabilmek, bir hastanın yüzündeki umudu görebilmek, bir insanın sağlığına
kavuşmasına vesile olabilmek… Hekimlik mesleğinin en büyük mutluluğu da budur.
Bu vesileyle insan hayatını her şeyin üzerinde tutan, en zor şartlarda bile
büyük özveriyle görev yapan başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın
14 Mart Tıp Bayramı’nı yürekten kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir
meslek hayatı diliyorum."
"Meclis'te
hekimlerin, sağlıkçıların sorunlarını dile getirmeye devam edeceğiz"
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, tıp eğitiminin zor,
süresi uzun, meşakkatli bir süreç olduğunu vurguladı.
Doktorluk mesleğinde 30 yıl geçirdiğini anlatan Karaoba,
kadın doğum uzmanı olduğunu, 10 bine yakın kadına doğum yaptırdığını kaydetti.
Hekimlerin çeşitli sıkıntılar yaşadığını, tıp fakültesini
tercih edenlerin sayısının gittikçe azaldığını dile getiren Karaoba,
"Sağlıkta şiddet gittikçe artıyor. Zor bir süreçten geçerek topluma hizmet
için mücadele eden hekim kalbinden bıçaklanabiliyor, silahla
vurulabiliyor." diye konuştu.
Sağlıkta şiddetin bir an önce çözülmesi gerektiğini kaydeden
Karaoba, "14 Mart'ı kutluyoruz ama bir yerde de bu ülkede okuyan hekimler
artık yurt dışına kaçıyor. Ülkeye en çok hizmeti verdiğini düşündüğümüz, okulu
bitirdikten sonra mecburi hizmeti olan neredeyse tek meslek grubu hekimler yurt
dışına kaçmak istiyorsa bizim oturup bunu sorgulamamız gerekir." dedi.
Karaoba, AK Parti iktidarlarında sağlık sisteminin
"parasallaştığını" savunarak, "Biz sağlık parasız olmalı
diyoruz. Herkes bu ülke için çalışıyor. Sağlığı ve eğitimi bu gözle
değerlendirmek gerekiyor. İnsanlar riskli bölümleri seçmemeye başlıyor. 14
Mart'ta sağlıkçılara çiçek verip kutlamak değil de gerçek sorunlarını görerek,
yaşadığı problemleri araştırmak gerekiyor. Yoksa 14 Mart sıradan bir gün haline
gelir." görüşünü paylaştı.
Hekimlerden yurt dışına gitmemelerini isteyen Karaoba,
"Bu ülke hepimizin, bu ülke bölünmez bütünlüğüyle, bayrağıyla, marşıyla
hepimizindir. Evet sıkıntılar büyük. Evet, hekimler özlük haklarını alamıyor.
Hekimler dayak yiyor, öldürülüyor. Hekimlik çok zor ama yurt dışına gitmeyi
doğru bulmuyoruz. Biz hekim olarak Meclis'te hekimlerin, sağlıkçıların
sorunlarını dile getirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Hekimlerin maddi haklarına artış yapılması gerektiğini
belirten Karaoba, 30 yıllık hekimlik hayatında çok güzel mutluluklar
yaşadığını, hiçbir meslekteki duygusal tatminin hekimlik kadar yüksek
olmadığını söyledi.
Karaoba, "Hekim olmaktan hep gurur duydum. Bugün
dünyaya gelsem eminim yine hekim olurdum. Yine kadın doğum uzmanı olurum."
dedi.
"Şu anki mevcut
sistemin sürdürülebilir olmadığını düşünüyorum"
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Medeni Yılmaz, başta
hekimler olmak üzere yardımcı sağlık personeli ile diğer personellerin
"organize olmuş bir bütün" olduğunu belirtti.
Sağlık çalışanlarının çalışma şartlarının "çok
kötü" olduğunu savunan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Çünkü çok yoğun bir iş yüküyle karşı karşıyalar, çok
stresli ve zor bir işi yapmak zorundalar. Bunu yapamadıkları zaman sağlıkta
şiddet gibi hiç arzu etmediğimiz problemlerle her gün karşı karşıya
kalmaktalar. Son yıllarda maalesef zor şartlarda yetiştirdiğimiz çok kıymetli
hekimlerimizi yurt dışına kaçırmak durumunda kaldık. Son yıllarda tabip
odalarından iyi hal kağıdı alarak yurt dışına giden hekimlerin sayısına
baktığınız zaman gerçekten çok yüksek rakamlarla karşılaşıyoruz."
Tıp fakültelerinde eskiye göre eğitimin zayıfladığını ileri
süren Yılmaz, "Planlama yapılmadan çok fazla tıp fakültesi açıldı.
Buralardaki akademik kadrolar son derece yetersiz, bunun dışında donanımları,
altyapıları da yetersiz. Bunlar da burada yetişen hekimlerin çok eksik
yetişmelerine sebep oluyor." eleştirilerinde bulundu.
Sağlık sisteminin eksikliklerinin ve sıkıntılarının çok
olduğunu iddia eden Yılmaz, tıp fakültelerinde görev yapan akademik kadroların,
alanda çalışan doktorların ve diğer sağlık çalışanlarının bir araya gelerek
Türkiye'deki sağlık sistemini değiştirmesi gerektiğini söyledi.
Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu anki mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını
düşünüyorum. Sistemin baştan sona revize edilmesi gerektiğini söylüyorum. Bu,
toplum sağlığımız için toplumumuzun geleceği için son derece önemli, kıymetli
ve değerlidir. Bu vesileyle tüm tıp çalışanlarının, hekimler ve yardımcı sağlık
personelinin 14 Mart Tıp Bayramı'nı tebrik ediyorum. 14 Mart'ların sağlık
anlamında hem sağlık çalışanları hem de toplum sağlığı açısından gerçek anlamda
bir bayram olabilmesini temenni ediyorum."
"Mesleğim kutsal
bir meslek ve hayatın her alanında bana çok büyük katkısı olan bir meslek"
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu,
hekimlik mesleğinin oldukça uzun, zor uğraşlarla edinildiğini anlattı.
Hekimliğin yalnızca para kazanılan bir meslek değil, manevi
tatmin yaşanan bir meslek olduğunu kaydeden Gergerlioğlu, "Ben hekimlik ve
uzman olma yolunda uzun yıllarımı verdim. Mesleğimden memnunum. Mesleğim kutsal
bir meslek ve hayatın her alanında bana çok büyük katkısı olan bir meslek.
Milletvekili olduğum için çeşitli sağlık raporlarını inceliyorum. Bana başvuran
kişilerle ilgili cezaevinde olsun, çeşitli kişisel engellilik durumuyla ilgili
başvurularda hekim olmamın bana çok büyük katkısı oluyor. Sağlık raporlarını
anlama, yorumlama anlamında milletvekilliğime, hekimliğimin katkısı
oluyor." diye konuştu.
Iğdır'da bir köydeki sağlık ocağında görev yaparken yaşadığı
anısından bahseden Gergerlioğlu, şunları paylaştı:
"Herkes bir yolunu bulup oradan tayinini aldırıyormuş
ama ben orada kalmaya karar verdim. İlk gün poliklinik yaptım ve polikliniğe
çok hasta geldi. Ben de şaşırdım, böyle bir ücra bir köyde bu poliklinik niye
bu kadar doldu, çok hasta geldi, 'Bu köy hep hasta mı?' diye düşündüm. Günün
sonunda bunu da köylülere sordum. Onlar bana 'Ya doktorum, kaç yıldır buraya
gelen hekimler ikinci gün kaybolup gidiyor, başka yere tayin çıkarıyorlar.
Sende gitmeyecek misin? O yüzden bizde ilk gün buradasın, sana hemen gelip
muayene olalım, ertesi gün yine hekim olmayacağı için boşta kalacağız ve işimiz
görülmeyecek. O yüzden koşturup uzak köylerden geldik.' dediler. Bu benim
unutamadığım bir anımdır. Daha pek çok anımız oldu tabii."
Gergerlioğlu, 27 yıl hekimlik yaptığını belirterek,
"Eğitim araştırma hastanelerinde, hastanelerde, sağlık ocaklarında, kurum
doktorluklarında her yeri gördüm. Mesleğim zor, meşakkatli, gecesi gündüzü
belli değil ama gururla yaptığım, severek yaptığım bir meslekti. İnsanlara
yardımcı olmak, onların duasını almak benim için en büyük kazançtır. Mazlumun,
mağdurun yanında olmak, onların acısını dindirmek, iyileşmiş bir hastadan dua
almak kadar tatlı bir şey yoktur. Mesleğimin en çok sevdiğim yönü de
budur." dedi.
Kaynak: AA