Uzmanlar, dijital cihaz kullanımının artmasıyla birlikte dikkat dağınıklığı, stres ve uyku bozukluklarının da yükseldiğini belirtiyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, dijital detoksun zihinsel dengeyi korumada etkili bir yöntem olduğuna dikkat çekiyor.
Günlük yaşamın merkezine yerleşen dijital cihazlar, son
yıllarda ekran süresinin kayda değer biçimde artmasına neden oldu. Uzmanlara
göre bu artış yalnızca fiziksel yorgunlukla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda
dikkat dağınıklığı, uyku düzensizliği, stres artışı ve sosyal ilişkilerde zayıflama
gibi psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor. Bu noktada “dijital
detoks”, hem zihinsel hem fiziksel iyilik halini destekleyen önemli bir
dengeleme yöntemi olarak öne çıkıyor.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof.
Dr. Ömer Faruk Şimşek, uzun süreli ekran maruziyetinin özellikle genç
yetişkinlerde zihinsel yorgunluğu artırdığını belirterek, “Dijital uyaranlara
sürekli maruz kalmak, beynin dinlenme kapasitesini azaltıyor. Bildirimlerin
yarattığı dikkat kesintileri, bireylerin odaklanma becerilerini zayıflatıyor ve
içsel ritimlerini bozuyor. Dijital detoks, bu döngüyü kırmak ve zihni yeniden
dengeye kavuşturmak açısından son derece etkili bir yöntemdir,” dedi.
Uzmanlar, ekran süresinin artmasının beynin ödül sistemini
etkileyerek dopamin dengesini bozduğunu, bunun da motivasyon kaybı, huzursuzluk
ve odaklanma güçlüğü gibi sorunlara yol açtığını ifade ediyor. Ayrıca
ekranlardan yayılan mavi ışığın uyku kalitesini düşürdüğü, bu durumun da gün
içindeki enerji düzeyini ve bilişsel performansı olumsuz etkilediği
belirtiliyor. Yapılan araştırmalar, düzenli dijital detoks yapan bireylerde
stres seviyelerinin azaldığını, uyku kalitesinin yükseldiğini ve yaşam
doyumunun arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, ekran süresini yönetmenin yalnızca
zihinsel sağlık açısından değil, aynı zamanda kişilerarası ilişkilerde daha
sağlıklı iletişim kurmak için de büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Prof. Dr. Şimşek, dijital detoks uygulamalarının teknolojiyi
tamamen terk etmek anlamına gelmediğini vurgulayarak şu değerlendirmede
bulundu: “Dijital detoks, teknolojiyle aramıza sağlıklı bir mesafe koymayı
öğretir. Amaç dijital dünyayı reddetmek değil; teknolojiyle olan ilişkimizi
yeniden tanımlamaktır. Kişi, teknolojiyi nasıl ve ne kadar kullandığını fark
ettiğinde, dijital araçları kendi yaşam ritmine uygun hale getirebilir. Günün
belirli saatlerinde ekranlardan uzaklaşmak, sosyal medya kullanımını bilinçli
biçimde sınırlandırmak, çevrimdışı etkinliklere ve doğayla temas içeren
uğraşlara yönelmek zihinsel yenilenme açısından büyük fayda sağlar. Dijital
detoks; zihni susturup duygusal dengeyi yeniden kurmak için bilinçli bir
tercihtir. Bu uygulama, dikkat süresini uzatır, uyku kalitesini artırır ve
bireyin kendi iç dünyasıyla temasını güçlendirir.”
Prof. Dr. Şimşek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Teknoloji çağında tamamen kopmak mümkün değil, ancak dengeyi kurmak bizim
elimizde. Dijital detoks, bireyin hem zihinsel hem duygusal kapasitesini
yenileyen bir öz farkındalık sürecidir. Ekran süresini kontrol altına almak,
dijital çağın hızına karşı kendimize alan açmak anlamına gelir. Bu farkındalık,
modern yaşamın getirdiği zihinsel yorgunluğu azaltmanın ve sürdürülebilir bir
ruhsal denge kurmanın en etkili yoludur.”