Glutensiz beslenme son yıllarda sağlıklı yaşamın en yaygın eğilimlerinden biri haline gelirken, birçok kişi şişkinlik, gaz ve hazımsızlık gibi sindirim sistemi şikâyetlerinin sorumlusu olarak gluteni görüyor. Dr. Furkan Burak ise Hürriyet'te yayımlanan yazısında, çölyak hastalığı, buğday alerjisi veya tıbben doğrulanmış çölyak dışı gluten duyarlılığı bulunmayan bireylerde glutensiz beslenmenin rutin olarak önerilmesini destekleyen güçlü bilimsel kanıt bulunmadığını belirtti. 

Burak, şişkinlik ve gaz yakınmalarının önemli bir kısmından glutenin değil, buğdayın yapısında bulunan fruktanların sorumlu olabileceğini aktarırken, kronik hastalıkların tek sorumlusunun gluten olmadığını, asıl değiştirilmesi gerekenin yaşam biçimi olduğunu vurguladı.

Doktor Furkan Burak, yazısında şunları kaydetti:

Gastroenterology dergisinde yayımlanan çift kör plasebo kontrollü araştırmada, yakınmaların önemli bir kısmından glutenin değil; buğdayın yapısında bulunan fruktanların sorumlu olabileceği gösterildi. Yani bazı kişiler aslında glutene değil, buğdayın fermente olabilen karbonhidratlarına hassasiyet gösteriyor olabilir.

Çalışmalar ve klinik pratiğimiz bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Kronik hastalıkların tek sorumlusu gluten değil. Kronik inflamasyonu, insülin direncini ve metabolik sendromu tetikleyen asıl mekanizmalar çoğu zaman tek bir besin öğesinden değil, modern yaşam alışkanlıklarımızın toplamından kaynaklanıyor. Gerçek bir biyolojik iyileşme ve sürdürülebilir sağlık için odaklanmamız gereken alanlar çok daha büyük. Öncelikle kaliteli uyku ve düzenli bir sirkadiyen ritim hedeflenmelidir. Hareketsiz yaşamın yerine düzenli fiziksel aktivite önerilmelidir. Beslenmede öncelik, gluteni gereksiz yere kısıtlamak değil; liften fakir, ultra işlenmiş ve rafine gıdaların azaltılması olmalıdır. Kronik stresin etkin şekilde yönetilmesi desteklenmelidir. Bağırsak mikrobiyotasını destekleyen beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları benimsenmelidir. Bilimsel kanıtlar, çölyak hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde bu yaşam tarzı faktörlerinin inflamasyon ve metabolik sağlık üzerindeki etkisinin, glutenin olası etkilerinden çok daha güçlü ve belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Belki de asıl değiştirmemiz gereken gluten değil; yaşam biçimimizdir.