Kent merkezinde ailesiyle yaşayan 18 yaşındaki Beytullah Alagöz'e, 3 yaşındayken götürüldüğü Van YYÜ Tıp Fakültesi Dursun Odabaş Tıp Merkezinde yapılan tetkikler sonucu kanda pıhtılaşmayı sağlayan faktör 8 düzeyinin az olması nedeniyle "ağır hemofili A" tanısı konuldu.
Tıp Fakültesi Çocuk Hematolojisi ve Onkoloji Bölümü Öğretim
Üyesi ve Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Kamuran Karaman tarafından tedavi
edilen Alagöz'ün takipleri yıllarca Çocuk Hematoloji Servisinde sürdürüldü.
Hastalığı nedeniyle çocukluk yıllarının önemli bölümünü
hastanede geçiren Alagöz, burada görev yapan sağlık çalışanları ve doktorlarla
yakın iletişim kurdu, tedavi sürecinde kendisiyle yakından ilgilenen Karaman'ı
örnek alarak doktor olmaya karar verdi.
Geçen yıl İpekyolu ilçesindeki Niyazi Türkmenoğlu Anadolu
Lisesinden mezun olan Alagöz, bu yıl girdiği üniversite sınavında Van YYÜ Tıp
Fakültesini kazanarak hayalini gerçekleştirdi.
Yıllarca tedavisini yapan Karaman'ın öğrencisi olan ve
tedavi gördüğü tıp merkezine bu kez öğrenci olarak gelen Alagöz, sabah
saatlerinde Hematoloji Servisinde gerçekleştirilen vizitelere de katılıyor.
Tedavi gören çocuklarla sohbet ederek onlara moral vermeye
çalışan Alagöz, gelecekte aynı koridorlarda çocuk hematoloji uzmanı olarak
hastalarını iyileştirmeyi hedefliyor.
"Kamuran hoca
bir hekimin hastasına nasıl yaklaşması gerektiğini gösterdi"
Beytullah Alagöz, 3 yaşındayken yaşadığı rahatsızlık
nedeniyle uzun süre Prof. Dr. Kamuran Karaman'ın kontrolünde tedavi gördüğünü
söyledi.
Doktorunun gösterdiği ilgiden etkilendiğini, ailesinin de
sürekli "Kamuran hocayı örnek al, idolün olsun." dediğini anlatan
Alagöz, serviste tedavi gördüğü dönemde ailesinin bu sözlerinin aklına
kazındığını belirtti.
Karaman'ın kendisi için bir ilham kaynağı olduğunu ifade
eden Alagöz, şunları kaydetti:
"Tedavi sırasında hocamın bana gösterdiği merhamet ve
ilgi üzerinde çok güzel bir iz bıraktı. Ben de ileride hastalarımın karşısına
geçtiğimde, Kamuran hocam gibi merhametli, ilgili bir doktor olurum inşallah.
Benim için gurur verici bir an. Bu bir tesadüf değil, çok güzel bir tevafuk.
Önlüğümü odasında giymek güzel bir duyguydu. Kamuran hoca bir hekimin hastasına
nasıl yaklaşması gerektiğini gösterdi, bunu hissettirdi. Çok mutluyum. Doktor
olduğumda ilk amacım, hastalarımı iyileştirmenin yanı sıra onlara ilgi ve
merhamet göstermek olacak çünkü bir hastanın sadece ilaçlarla değil, aynı
zamanda ilgi ve merhametle de iyileşeceğine inanıyorum. Bu şekilde Kamuran
hocamı örnek alıp hastalarıma öyle davranmak istiyorum."
"Hematolog
olmak istiyorum"
Tıp eğitimini tamamladıktan sonra çocuk hematolojisi
alanında uzmanlaşmak, hemofili ve benzeri hastalıklarla mücadele eden
çocukların tedavisine katkı sunmak istediğini dile getiren Alagöz,
"Hematoloji alanında uzmanlık yapmak istememin sebebi ise hastalarımla
empati kurabilmek. Hastayken, 'Acaba Kamuran hoca beni anlamıyor mu?' diye düşünüyordum.
Sonuçta kendisi hemofili hastası değildi. Beni ancak benim yaşadıklarımı
yaşayan biri anlayabilir diye düşünüyordum. Bu yüzden hematolog olmayı
hedefliyorum. Hastalarımla empati kurabilmek ve bunu onlara hissettirmek
istiyorum." diye konuştu.
Üniversite sınavına hazırlık sürecinde yoğun şekilde ders
çalıştığını söyleyen Alagöz, emeklerinin karşılığını almanın, ailesini ve
doktorlarını sevindirmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti.
"İyi bir doktor
olması için de elimizden geleni yapacağız"
Prof. Dr. Kamuran Karaman ise gurur ve mutluluk verici bir
ana şahitlik ettiklerini belirtti.
Beytullah Alagöz'le 15-16 yıl öncesine uzanan bir
yolculuklarının olduğunu anlatan Karaman, gelişen tıp ve tedavi olanakları
sayesinde tedavi sürecinin sağlıklı şekilde ilerlediğini vurguladı.
Derslerine de girdiği Beytullah'ın takip ve tedavisine devam
ettiklerini söyleyen Karaman, şöyle konuştu:
"Daha küçükken takiplerinde sürekli bana 'Meslektaşınız
olacağım.' diyordu. Ben de 'İnşallah.' diyordum. Zamanı geldi. Beytullah tıp
fakültesini kazandı. Artık Beytullah ile birlikte gelecekte hastalara
bakacağız. Kendisinin çok iyi bir doktor olacağına inancım tam. Beytullah'ın
iyi bir doktor olması için eğitim sürecinde de elimizden geleni yapacağız.
Yanında yer alacağız, dirsek dirseğe hasta bakmaya devam edeceğiz. Sonuç
itibarıyla biz sadece şifaya aracılık ettik, görevimizi yerine getirdik. Fakat
Beytullah'taki mevcut potansiyel ve kapasiteyi sadece o kullandı. İyi bir
meslektaşımız olacak. Bundan hiç şüphem yok. Bu da bizi çok mutlu ediyor."
Beytullah'ın hastaları ziyaret etmesinin moral ve motivasyon
açısından önemli olduğunu söyleyen Karaman, onun sağlığına kavuşup doktor olma
yolunda ilerlemesinin özellikle ergen hastalara umut verdiğinin altını çizdi.
"Bu anlar bizim
için ölümsüz ve çok değerli anlar"
Alagöz'ün tıp fakültesini kazandığını kendisiyle
paylaştığında çok duygulandığını belirten Karaman, "Bu, bizim işimizin
güzel taraflarından biri. Hem hastalarımızın iyileşmesine şahitlik etmek hem de
onların böyle güzel anlarına tanıklık etmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Bazen
evlenip çoluk çocuğuyla bizi ziyarete gelen hastalarımız da oluyor. Bu anlar bizim
için ölümsüz ve çok değerli anlar. Umarım hep böyle güzel haberler alırız. Bu
da bizim için önemli bir moral ve motivasyon kaynağı oluyor." ifadelerini
kullandı.