İzmir'de Avukat Şinda Zorooğlu Akçay (45) doğum yaptıktan sonra beyin kanaması geçirdi ve felç kaldı. Doktor hatası iddiasıyla konu yargıya taşınıp, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K ve 5 hastane çalışanı hakkında dava açıldı. Dosyaya giren Adli Tıp raporunda, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K.'nin, preeklampsi tanısı olan hastasının tahlil sonuçlarını erken dönemde değerlendirmemesi ve sorgulamaması nedeniyle acil sezaryen kararında gecikme yaşandığı, bu nedenle eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı belirtildi.
Bebek
düşünen Şinda Zorooğlu Akçay ile kendisi gibi avukat olan eşi Levent Akçay,
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K.'nin muayenehanesine başvurdu.
Tedavi sürecinde Akçay doğal yoldan hamile kaldı ve K.K'ye muayene olmaya devam
etti. Doğumun yaklaştığı aylardaki kontrolleri sırasında Akçay'a riskli bir
gebelik olduğu doktoru tarafından söylenildi ve bu yüzden tansiyon takibi
yapılması istendi. 17 Ekim 2020'de iddiaya göre Akçay'ın tansiyonu yükseldi.
Eşi Levent Akçay tansiyon sonuçlarını K.K'ye attı ve kendilerine sabah
hastaneye gelmeleri gerektiği söylendi. İlerleyen saatlerde Akçay fenalaştı.
Bunun üzerine özel bir hastanenin acil servisine girişi yapıldı. İddiaya göre
Levent Akçay acil servise başvuru öncesi ve acil serviste takip sırasında K.K.'ye
durumu mesajla bildirdi ancak dönüş alamadı. Sabaha karşı Şinda Zorooğlu Akçay
apar topar doğuma alındı. Doğuma alınma aşamasında iddiaya göre Akçay bilincini
kaybetti. Doğum sonrasında Şinda Zorooğlu Akçay yoğum bakıma alındı. Akçay'ın
annesi kızının kendisiyle ile konuşmadığı sağ el ve kolunu kullanamadığını fark
edip doktorları uyardı. Yapılan beyin tomografisinde Şinda Zorooğlu Akçay'ın
beyin kanaması geçirdiği ortaya çıktı. Bir süre yoğun bakımda ardından da
hastanede kalan Akçay'ın sağ tarafı felç oldu ve konuşma güçlüğü çekmeye
başladı.
Yargılama Sürüyor
Avukat
Levent Akçay konuyu yargıya taşıdı. Suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma
kapsamında doktorlar ve hastane çalışanları hakkında soruşturma izni
verildi.
K.K.
hakkında 'bilinçli taksirle yaralama', hastane sağlık çalışanları L.D., M.S.Y.,
O.A.T., Ö.N.M. ve R.E. hakkında ise 'taksirle yaralama' suçundan Asliye Ceza
Mahkemesi’nde dava açıldı ve iddianame Karşıyaka 1'inci Asliye Ceza
Mahkemesi'nce kabul edildi. Tutuksuz sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları
reddetti.
“Adli Tıp
Tıbbi Eksiklik Var Dedi”
Dosyaya
Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor da girdi. Bilirkişi değerlendirmesine göre,
preeklampsi şüphesiyle takip edilen gebede alınan kan örneğinin zamanında
incelenmemesi ve sonuçlarının yeterince erken sorgulanmamasının tıbbi eksiklik
olduğu vurgulandı. Akçay'ın başta tansiyon olmak üzere bulgu takiplerinin
düzenli şekilde kayıt altına alınmaması nedeniyle ebeler L.D. ve R.Y.'nin da
kusurlu davrandığı belirtildi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K.'nin,
preeklampsi (gebe zehirlenmesi) tanısının ağırlaştığını gösteren bulgulara
rağmen kan sonuçlarını erken dönemde değerlendirmemesi nedeniyle acil sezaryen
kararında gecikme yaşandığı, bu nedenle eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığının
altı çizildi.
Olay
gününü anlatan Levent Akçay, "17 Ekim gecesi eşimde rahatsızlık hissettik.
Doktorum tansiyon ölçümü istemişti. Ölçtüğümde yüksek çıktı ve kendisi sabah
hastaneye gelmemizi söyledi. Biz de uyuduk. Gece saatlerinde eşim fenalaştı. Tekrar
ölçtüğümde tansiyon yüksekti ve doktorumuza attım ama cevap gelmedi. Bunun
üzerine eşimi özel bir hastanenin acil servisine götürdüm. Doktorumuzun adını
verdik. Doktorumuzla görüşme yapıldığını söylediler. Sonra bizi kadın doğum
servisine aldılar. Sabaha kadar hastanede sadece bir odada bekledik. Eşimde
ağrılar artıyordu. Ebelere söylediğimizde doktorumuzun durumdan haberdar
olduğunu söylediler." dedi.
“Apar Topar Doğuma Aldılar”
Doktorun
kendilerine tahlillerde önemli bir durum olmadığını söylediği belirten Akçay,
"Sabah 08.00 gibi doktorumuz mesajla döndü. Tahlillerde önem arz eden bir
şey olmadığını belirtti. İlaç verip çıkarmayı düşündüğünü söyledi. Bu mesajdan
yarım saat kadar sonra eşimi acil doğuma alacaklarını ve gebelik zehirlenmesi
olduğu söylenildi. Anlam veremedik. Eşime döndüğümde bana cevap vermemeye
başladı. Tansiyonu 180'e çıktı ve apar topar doğuma aldılar. Ama biz beyin
kanaması geçirdiğini bilmiyorduk. Saat 11.00 sıralarında doktor bize doğumun
gerçekleştiğini, çocuğu küvöze aldıklarını söyledi. Eşimin annesi de ebedir.
Yoğun bakımda eşimi görüyor ve 'Kızım ölüyor' diye feryat etmeye başlıyor.
Aradan yaklaşık 2 saat zaman geçtikten sonra eşimin beyin kanamasını
geçirdiğini söyleyip ameliyata aldılar.
Eşinin
hayatının tamamen değiştiğini aktaran Akçay, "Eşim artık mesleğini
yapamıyor. Motor korteksler etkilenmiş. Çocuğuna hiç bakamadı, emziremedi.
Mesleğine aşıktı ama yapamıyor. Birden hayatımıza bomba düştü. İdrarda albümin
olsaydı doğum olabilirdi dediği vakitten tam 5 saat önce zaten idrar test
sonucunda albümin tespit edilmiş. Hastane personeli ve doktorlar hakkında ceza
yargılaması devam ediyor. Adalete güveniyoruz. 5 yıldır mücadelemizi
sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz. Hukuk anlamında da bizler çok yıprandık ama
bırakmayıp sonuna kadar gideceğiz." diye konuştu.
Adalete
güvendiğini belirten Şinda Zorooğlu Akçay ise "Mesleğimi yapamıyorum.
Çocuklarıma bakamıyorum, konuşamıyorum. Önce Allah'a sonra Türk adaletine
güveniyorum. Ameliyattan 1,5 yıl sonraya kadar ayağa kalkamadım. Tekerlekli sandalye
kullandım." dedi.
Kaynak: DHA