Sıcak havalarda kardiyovasküler hastalıklara bağlı risklerin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Tok, kalp hastalarının 10.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamaları ve sıvı alımına dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.
Yaz sıcakları, kalp ve damar hastalıkları bulunan kişilerde ciddi sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor.
Sıvı kaybı, tansiyon dengesizlikleri, ritim bozuklukları ve pıhtılaşma eğilimindeki artışın kalp krizi ve inme riskini yükseltebildiğine dikkat çeken Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Derya Tok, kalp hastalarına sıcak havalarda sıvı tüketimi, ilaç kullanımı ve dışarı çıkma saatleri konusunda uyarılarda bulundu.
Kalp
hastaları sıcak havalarda sıvı tüketimi, ilaç kullanımı ve dışarı çıkma
saatleri konusunda nelere dikkat etmeli?
Sıcak
havalarda hastalarımızın özellikle bazı şeylere çok dikkat etmesi gerekiyor.
Sıcak havada, özellikle güneş ışınlarının direkt geldiği 10’la, hani herkesin
bildiği 4 saatleri arasında hastaların dışarı çıkmamasını öneriyoruz. İşte eğer
yürüyüşünü yapacaksa sabah serinliğinde ya da akşam serinliğinde yapması lazım.
Yine kronik hipertansiyonu olan, kalp hastalığı olan, kalp yetmezliği olan,
yoğun kalp ilaçları kullanan hastaların da bu sıcak havalarda mutlaka bir
kardiyoloji kontrolüne gelip ilaç dozlarını ayarlamaları lazım.
Çünkü
terlemeyle vücut su kaybediyor. İşte dehidrate kalabiliyor. İdrar söktürücü
kullanan hastalarda bunun dozunu ayarlamak lazım. Ya da tansiyon ilaçlarının
dozunu ayarlamak lazım. Hastalarda tansiyon düşmesine bağlı bayılmaya kadar
giden süreç meydana gelebiliyor ya da kalp yetmezliği hastaları dekompanse
olabiliyor ya da tam tersi böbrek fonksiyonları bozulabiliyor. İlaç dozları
ayarlanmazsa eğer.
Su
alımına çok dikkat etmeleri lazım. Kalp yetmezliği hastaları mutlaka doktoruna
danışarak sıvı alımını yapmaları lazım. Vücut özellikle terlemeyle susuz
kalıyor.
Hastaların
sıvı tüketimini mutlaka artırmaları ve günlük 2-2,5 litre sıvı almaları
gerekiyor. Çünkü susuz kalındığında kanda pıhtılaşmaya meyil artıyor.
Dehidratasyona bağlı kan viskozitesi artıyor. Bu da özellikle koroner damarları
plaklı olan hastalarda tromboza kadar gidebilen kalp krizi, damar tıkanıklığı
ve inme riskini artıran tablolara neden olabiliyor.
Sıvı-elektrolit
kaybına bağlı olarak, özellikle terleme ya da sıvı alımının azalmasıyla
birlikte hastalarda ritim bozuklukları gelişebiliyor. Bu açıdan dikkatli
olunması gerekiyor. Gerekirse mineral ve elektrolit desteği sağlayacak şekilde
beslenme programı düzenlenmeli.
Yaz sıcakları
kalp hastaları için hangi riskleri artırır?
Sıcak
havalarda kardiyovasküler hastalıklara bağlı mortalitenin arttığını biliyoruz.
Yani kalp krizi geçirme riskini belirgin şekilde artırıyor.
Özellikle
30 derecenin üstündeki sıcaklıklarda kardiyovasküler mortalitenin yüzde 12’ye
varan oranlarda arttığını biliyoruz.
Hangi
belirtiler acil başvuru gerektirir?
Özellikle
sıcak havalarda sıcak çarpmasına karşı çok uyanık olunması gerekiyor. Baş
ağrısı, bulantı, kusma, tansiyon dengesizlikleri; tansiyonun aşırı düşmesi ya
da yükselmesi dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.
Bunun
dışında eforla birlikte klasik göğüs ağrısının ortaya çıkması, nefes darlığının
artması, göğüste baskı veya yanma hissinin eşlik etmesi, belirgin ve
açıklanamayan çarpıntı, kalbin hızlı ya da düzensiz attığının hissedilmesi
durumunda hastaların mutlaka hastaneye başvurması gerekiyor.
Kaynak: Medimagazin