İş çıkışı bir kadeh şarap ya da maç izlerken açılan bir bira, birçok kişi için sıradan bir keyif. Peki bu alışkanlığın masum bir sosyal içicilikten çıkıp bağımlılığa dönüştüğü an nasıl anlaşılır? Defalarca rehabilitasyon merkezine girip çıktıktan sonra 15 yıldır ağzına içki sürmeyen Corey Warren, bu sorunun cevabının sanıldığı yerde olmadığını söylüyor. İki çocuk babası Warren, kendi deneyiminden yola çıkarak dikkat edilmesi gereken üç işareti sıraladı.
Kaynak: UNILAD
Warren'a göre asıl mesele kaç kadeh içildiği değil

Bugün YouTube'da yaklaşık 288 bin abonesi bulunan Corey Warren, neredeyse her gün paylaştığı videolarda alkol ve bağımlılık üzerine konuşuyor. Amacı hem insanların alkole bakışını değiştirmek hem de aynı yoldan geçenlere el uzatmak.
Son videolarından birinde, 'alkolik' denince akla gelen 'çok içen kişi' tanımının eksik kaldığını anlattı. Warren'a göre yalnızca içilen miktara odaklanmak, çok daha önemli ayrıntıların gözden kaçmasına yol açıyor.
İlk ve en belirleyici fark, kadehin neden elinize alındığı. Warren bunu 'Mesele ne kadar içtiğim değil, nasıl içtiğim' sözleriyle özetliyor. Ona göre sosyal içiciler içmemek için kolayca bir gerekçe bulabiliyor: Ertesi sabah erkenden işe gidecekler, çocuklara bakacaklar ya da sadece canları istemiyor.
Warren'ın kendi hikâyesi ise tam tersi. Hemen her durumu içmek için bir bahaneye çevirebildiğini söyleyen Warren, o dönemi 'İçmek için akla gelebilecek her sebebe sahiptim' diyerek anlatıyor.
Sosyal içicide olan o "dur" düğmesi bağımlıda hiç çalışmıyor

İkinci işaret doğrudan kontrolle ilgili. Warren'a göre sosyal içiciler bir iki kadehten sonra 'Bu kadarı yeter' diyerek bardağı kenara bırakabiliyor. Kendisinde ise böyle bir düğmenin hiç olmadığını söylüyor.
'Ne zaman yeteceğine alkol karar veriyordu' diyen Warren, önünde içki olduğu sürece bitene kadar içmeye devam ettiğini anlatıyor. Yani kadehi bırakma kararı hiçbir zaman ona ait olmamış.
Warren o günleri şu sözlerle hatırlıyor: 'Durduğumda bunun sebebi ya şişenin bitmesiydi ya da kendimden geçmem veya hiçbir şey hatırlamayacak hale gelmemdi.'
Sürekli "Acaba sorunum mu var?" diye düşünmek de bir işaret

Warren'ın sıraladığı son işaret ise insanın kendi içki alışkanlığını sürekli sorgulaması. Ona göre sosyal içiciler 'Benim bir sorunum mu var?' sorusu üzerine uzun uzun kafa yormuyor, içip içmemek gerektiği konusunda kendileriyle mücadele etmiyor.
Warren ise o dönem kafasında aynı soruların sürekli döndüğünü anlatıyor: 'Bu benim için iyi mi? Bunu yapmam gerektiğinden emin miyim? Belki de fazla ileri gidiyorum... Belki alkoliğim, belki de bırakmalıyım.'
Bu satırlarda kendinizi ya da bir yakınınızı bulduysanız yalnız olmadığınızı bilmekte fayda var. Türkiye'de Yeşilay'ın 115 numaralı danışmanlık hattı ücretsiz olarak destek veriyor.