Kız bebekler için doğru bir isim seçmek, onların hayatı boyunca onların kimliğini belirleyecek ve onların özelliklerini yansıtacak önemli bir karardır. İsim seçerken, anne ve babalar modern, kültürel , dini veya yabancı isimleri de dikkate alabilirler. En güzel kız isimleri arasında Türkçe isimler arasında Ayşe, Fatma, Zeynep gibi isimler bulunabilir. Dini kız isimleri arasında ise Aisha, Maryam, Fatimah gibi isimler yer alır. Ayrıca, güzel yabancı kız isimleri arasında Emily, Sophia, Ava gibi isimler bulunabilir. İngilizce kız isimleri arasında Olivia, Charlotte, Amelia gibi isimler yer alır.
Her isim, kendine özgü bir anlam ve özelliklere sahiptir ve anne ve babalar, bebeklerinin kimliğini en iyi yansıtacak ismi seçmelidir. Ayrıca, isim seçiminde, bebeğin ileride kolay bir şekilde okuyup yazması ve prononün etmesi de önemli bir faktördür. Eğer bebeğinize isim bulma konusunda kararsızsanız sizler için en popüler kız isimleri ve anlamlarını bir araya getirdik.
'A' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki.
AFİFE: Namuslu, namusuna çok düşkün olan.
AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel.
AHU: Ceylan, karaca, çok güzel, ince, zarif kadın.
AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi.
AKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün.
ALEYNA: "Bizim üzerimize, bizim aleyhimize" manalarına gelir.
ALGIN: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun.
ALKIZ: Kırmızı yanaklı, sağlıklı kız.
ANKA: Kaf Dağı'nda bulunduğu söylenen masal kuşu.
ASLI: Temelli, köklü. Bir şeyin benzeri.
AYCAN: Ay gibi sevilen, aydınlık can.
AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki.
AYLA: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi.
AYLAN: Ay gibi güzel değerlere sahip olan.
AYSEL: Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan.
AYSU: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak.
AYŞE: Rahat ve huzur içinde yaşayan.
AYŞEGÜL: Güller içinde mutlu yaşayan.
AZRA: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız.
'B' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik, gençlik çağı.
BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı.
BELEN: Bel, geçit; İki dağ arasından geçen yol.
BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen.
BELKIS: Efsaneye göre Hazreti Süleyman'ın zamanındaki Saba melikesinin adı.
BERGÜZAR: Anılmak için verilen şey, andaç.
BERİN, BERRİN: En yüksek, en ulu anlamında.
BERKE: Zerdali, kayısı. Kamçı, değnek
BERNA: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlı
BESTE: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü
BETÜL,BETİL: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hazreti Meryem ve Hazreti Fatma'nın diğer isimleri.
BİGE: Evlenmemiş, çocuk doğurmamış olan. Sultan.
BİLGE: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi.
BİNAY: Öylesine güzel ki bin ay eder.
BİNNAZ: Çok nazlı, cilveli, kaprisli.
BİRSU: "Bir içim su" denilebilecek kadar güzel olan.
BENAN: Parmakla gösterilecek kadar güzel.
'C' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
CANFEZA: Müzikte bileşik bir makam.
CANKIZ: Sevilen, sevimli, şirin kız.
CAVİDAN: Sürekli, kalıcı olan, sonsuz.
CEMRE: Ateş parçası, kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
CENNET: Çok güzel yer. İyilik yapanların, günahsızların öldükten sonra mutluluğa kavuşacaklarına inanılan yer.
CEREN: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylan
CEVHER: Bir şeyin özü. Güç, enerji.
CEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan.
CİHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık.
'Ç' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
ÇAĞ: Belirli bir özellik göz önünde bulundurularak ele alınan zaman dilimi.
ÇAĞLA: Badem, kayısı, erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali.
ÇAĞRI: Davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz.
ÇAKIL: Su yataklarında sürtünmeyle yuvarlaklaşmış küçük taşlar.
ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü.
ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi.
ÇİLAY: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler.
ÇİLEN: Hafif yağan yağmur, çisenti.
'D' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
DAMLA: Çok küçük miktarda su. Çok az.
DALGA: Hareketli su kütlesi; Denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi.
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki.
DEREN: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren.
DEVRİN: Bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemi.
DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim.
DİLAN: Gönüllerce olan, yürekler dolusu.
DİLDE: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan kimse
DİLŞAH: Gönül şahı, sevgili, sultan.
DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü, tabiat.
DOLUNAY: Ayın tam yuvarlak olduğu an.
DUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim.
DUYGUN: Duygulu, hassas, hisli kişi.
'E' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
EBRU: Keman kaş, bulut rengi, bir sanat dalı.
ECEM: Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında.
EDA: Naz, cilve; Davranış, tavır; Verme, ödeme; (Namaz için) kılma, yerine getirme; Üslup.
EGE: Türkiye'nin batısında yer alan deniz.
ELİF: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.
ERÇİL: Doğru, inanılır, güvenilir kişi.
ESENGÜL: Rüzgar gibi esen; Gül gibi güzel kokan.
ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt ya da yok olmuş bir nesneden kalan parça.
ESMA: İsimler, adlar. Çok yüksek olan.
ESNA: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an.
EVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü.
'F' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.
FERAHNUR: İnsanın gönlünü ışık saçarak aydınlatan.
FERAY: Ay ışığı, ayın parlaklığı, ışıltı saçması.
FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan.
FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet.
FERDACAN: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan.
FERİ: Köke değil dallara ait olan. İkinci derecede olan.
FERİDE: Eşi benzeri olmayan, tek. Çok değerli inci.
FERSUDE: Eskimiş, yıpranmış, örselenmiş.
FEYZA: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın.
FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.
FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri.
FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı.
FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek.
FUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik.
FAZİLET: Erdem, iyi huyların ve üstün vasıfların hepsi.
FİRDEVS: Sekiz cennetten biri, altın ve gümüştendir.
FİRKAT: Ayrı olan, sevgiden uzak kalan.
'G' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
GAMZE: Göz kırpma, gözle işaret, nazlı bakma, gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur.
GAZEL: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume; Tek kişinin özel ahenkte okuduğu müzik parçası; Sonbahar vaktinde düşen yapraklar.
GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek.
GENCAY: Yeni doğmuş ay; Hilal biçimindeki ay.
GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan.
GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey.
GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel.
GÖKSU: Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı.
GÖKYEL: Kuzeydoğudan esen rüzgar, poyraz.
GÖNEN: Rutubet, yaşlık; Ekilecek toprağın tavlandırılması.
GÖRKEM: Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, ihtişam.
GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.
GÖZEN: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar.
GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül.
GÜLEN: Güleç yüzlü, mutlu anlamında.
GÜLENAY: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel.
GÜLTEN: Gül tenli, vücudu gül gibi.
GÜN: 24 saatlik zaman dilimi; Güneşin yeryüzüne gönderdiği ışık; Güneş, yaşam
GÜNEŞ: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök cismi.
GÜNEY: Her zaman güneş gören, güneşli yer; Bir yön.
GÜNSU: Gün gibi aydınlık, su gibi berrak.
GÜLBİN: Gül fidanı, gül dalı, gül bahçesi, güllük.
GÜLÇİÇEK: Gül gibi taze, çiçek tazeliği taşıyan.
GÜLÇİN: Gül toplayan, gül derleyici.
GÜLNAR: Katmerli ve büyük gül, büyük çiçek.
GÜLNAZ: Gül gibi ince ve narin, nazlanan.
'H' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası.
HANDAN: Güleç, sevinçli, şen şakrak.
HANDE: Gülüş, gülme. Açılma. Eğlenme.
HANİFE: Allah'ın birliğine inanan; Hazreti Muhammed'in zamanından önce tek yaradana inanan
HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran
HASİBE: Değerli, soyca temiz, soylu.
HAYAL: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü.
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği.
HİCRAN: Ayrılık, bir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı.
HİLAL: Ayın yay biçimindeki görünüşü, yeni ay, ayça.
HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek.
HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu.
HALE: Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
HALENUR: Işıklı, aydınlık daire, hale.
HÜRRİYET: Taze, şen şakrak, sevinçli. Güler yüzlü.
'I' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum, akın.
ILGIN: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık.
ILGIT: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında.
IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık, nur.
IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık.
IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi.
ITIR: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans.
'İ' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
İCLAL: Ağırlama, ikram. Büyüklük, ululuk.
İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türklerin verdiği ad.
İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
İLGÜN: Ülke güneşi. Başkaları, yabancılar.
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad.
İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önce, öncelikle.
İMRAN: Evine bağlı, evcimen anlamında.
İMREN: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.
İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde.
İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar, zarif.
İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti.
İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti.
'J' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları.
JANSET: Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi)
JANSELİ: Güneşin doğduğu yer (Çerkez ismi)
'K' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
KAİNAT: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar.
KAMELYA: Pembe, kırmızı, beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.
KAMER: Birinci ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında.
KAMİLE: Tam, eksiksiz. Kemale ermiş. Bilgin, bilgili.
KAMURAN: İstediğine ulaşmış, mutlu.
KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya'nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan
KARDELEN: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi
KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; İhsan, lütuf.
KERİME: Cömert. Ulu, büyük. Kız çocuk.
KEVSER: Cennette bulunduğuna inanılan su.
KIVILCIM: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası.
KÖSEM: Sürünün önünden giden, yol gösteren koç. Cildi temiz, pürüzsüz.
KUMRU: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş.
'L' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
LAL: Parlak, koyu kırmızı renkte olan.
LALEZAR: Lale yetiştirilen yer, lale bahçesi.
LATİFE: Yumuşak, hoş, güzel, nazik. Güldüren güzel söz, şaka.
LADİN: Çamgillerden, 50-60 metre yüksekliğinde, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı
LEYAN: Parlayan, parlayıcı. Konfor. Lüks hayat.
LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
'M' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
MAİDE: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet
MEDİHA: Övülen, beğenilen, sevilen kadın.
MELEK: Allah katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel, yumuşak huylu ve masum (mecazi)
MELİKE: Kadın hükümdar, padişah eşi.
MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel.
MENEKŞE: Mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek.
MERCAN: Deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü.
MERİÇ: Bulgaristan'dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında Ege Denizi`ne dökülen ırmak.
MERVE: Mekke'de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı.
MERYEM: İsa peygamberin annesinin adı.
MEYYAL: Meyleden, aşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.
MISRA: Manzumenin satırlarından her biri, dizeler.
MİHRİBAN: Dost, sevgili, yarendaş. İyi yürekli, güler yüzlü.
MİHRİGÜL: Güler yüzlü, dost, sevecen, güzel.
MİHRİNUR: Güldüğünde ışıklar saçan.
MİNA: Mine. Liman. Şişe, cam, billur. Şarap şişesi.
MİNE: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası; Şişe, cam, billur sırça
MÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış
'N' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
NADİDE: Az bulunur, görülmemiş. Çok değerli, eşsiz.
NAĞME: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz.
NAŞİDE: Şair, şiir okuyan ve yazan.
NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış.
NAZAN: Cilve yapan, nazlanan, nazenin.
NAZGÜL: Gül kadar güzel olan, nazlı.
NAZLI(M): Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)
NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.
NEVA: Ses, ahenk; Güç, zenginlik, servet; Nasip; Türk müziğinde bir makam.
NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olma, parlaklık.
NİGAR: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim.
NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan, taze sürgün.
NİLAY: Işıklı mavi, ışıklı lacivert.
NİLGÜN: Lacivert renkli, çivit renginde.
NİLÜFER: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi.
NİRAN: Nurlar, aydınlıklar, ışıklar; Ateşler; Cehennem.
NİSAN: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı.
NURFER: Işık veren, aydınlatan, ferahlatan.
NURPERİ: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.
NURSAY: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında.
NÜKTE: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz.
'O' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan.
ORKİDE: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı.
OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel.
OYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı.
'Ö' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
ÖĞÜN: Kendini yücelt. Zaman. Kez, defa.
ÖNGÜL: Direnen, inatçı. Kılavuz. Öncü, teşvik eden.
ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan.
ÖVGÜ: Övme, övmek için söylenen söz.
ÖVÜNÇ: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övünç.
ÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay.
ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında.
ÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan.
ÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili.
ÖZGE: Yabancı. İyi, güzel. Cana yakın, şakacı. Yürekli, gözü pek.
ÖZGEN: Başına buyruk. Rahat. Özü geniş. Kuzu kulağı otunun filizi.
ÖZGÜL: Gerçek gül, benim gülüm anlamında.
ÖZGÜR: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, koşula bağlı olmayan, başına buyruk, hür.
ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; Hasret.
ÖZSU: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su.
'P' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi.
PARLA: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın; Güzel ol, güzel görünüşlü ol.
PELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitki.
PELİNSU: Pelin+Su, hem pelin hem su anlamında.
PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları.
PIRILTI: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık
PAKİZE: Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
'R' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık, ışıltı.
RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel.
REVAN: Yürüyen, giden; akan, akıp giden. Ruh, can.
REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen.
ROSA: Gül rengi, pembe kırmızı arası bir renk.
RÜYA: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut
RAHİME: Müminlere çok acıyan kadın.
'S' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
SABA: Gün doğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. Türk müziğinde bir makam.
SABAH: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler.
SARE: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk.
SARGIN: Albenili, çekici, büyüleyici, yıldızı şirin, hoşa giden, sevimli, güzel.
SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma.
SEÇİL: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen.
SEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit.
SEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı.
SEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş.
SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak.
SEGAH: Doğu müziğinin makamlarından.
SELVA: Amerika'da Amazon, Afrika'da Nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad.
SEMİRAMİS: Babil'in Asma Bahçeleri'ni kurduran Asur kraliçesi.
SEVDA: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek
SEVGİ: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
SEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik.
SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku.
SEVTAP: Tapılacak kadar çok sevilen.
SEZER: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar.
SEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği.
SEZİN: Sezinleme işi, sezme. Duygulu, anlayışlı.
SILA: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği yer; Bahşiş, hediye; Bağ.
SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası.
SİMGE: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler.
SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı.
SENA: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik; Aydınlık; Bir ot adı.
SENEM: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı
SERA: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç
SERAP: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı.
SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi.
SUNA: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği.
SÜHEYLA: Yumuşak ve iyi huylu, mütevazı kadın.
SABAHAT: Latif, yüzü güzel, cemal sahibi.
'Ş' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
ŞAHDANE: Mutlu, bahtiyar, dindar, temiz yürekli.
ŞAZIMENT: Özellikleri kimseye benzemeyen.
ŞEBNEM: Gece nemi, çiğ, nem, rutubet.
ŞEHRİBAN: Şehrin en büyük âmiri, vali.
ŞEYDA: Âşık, tutkun. Sevgiden aklını kaybetmiş.
ŞÜKRAN: Teşekkür eden, minnettar kalan.
ŞÜKUFE: Çiçek gibi güzel, tomurcuk.
ŞİFA: Hastalıktan kurtulma, şifa bulma.
'T' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
TALİHA: Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç, şans, felek.
TARA: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad.
TUBA: Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. Güzellik, iyilik. Rahat.
TULÜ: Doğuş, doğma (güneş için) anlamında.
TÜLİN: Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
'U' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
UHDE: Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev.
'Ü' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
ÜMRAN: Bayındırlık; Uygarlık, medeniyet; İlerleme, mutluluk, refah
ÜZGÜ: Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet.
'V' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
VİRA: Durmadan, aralıksız, sürekli.
VUSLAT: Dostuna, sevdiğine kavuşan.
VERA: Günah ve haramdan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak duran.
'Y' İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ VE ANLAMLARI
YAĞMUR: Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları.
YAPRAK: Bitkilerin solunumunu sağlayan, yeşil ve türlü biçimlerdeki ince bölüm.
YASEMİN: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki.
YELİZ: Ferah yer, aydınlık, havadar.
YEŞİM: Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş.
YILDIZ: Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri.
YONCA: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı.
'Z' İLE BAŞLAYAN KIZ İSİMLERİ VE ANLAMLARI
ZERİN: Altından ya da altına benzer olan.
ZİŞAN: Şanlı, şerefli; Bir tür lale.
ZÜLEYHA: Su perisi - Hazreti Yusuf'un karısı.
ZÜMRA: Akıllı, çabuk kavrayan kadın.
ZÜMRÜT: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.
ZEHRA: Yüzü beyaz ve parlak, nurani yüzlü.
ZEKAVET: Çabuk anlayan, tez kavrayan.
Kaynak: Haberturk