Kalpyetersizliğininerkentanısı ve hasta yönetiminde birinci basamak sağlık hizmetlerinde uygulanabilecektanıyöntemlerinin değerlendirildiği "Tip 2 Diyabetli Hastalarda ve MevcutKalpYetersizliği Olan Hastalarda NT-proBNP Testinin Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Sunucuları Kullanımına Yönelik Ekonomik Değerlendirme Analizi" başlıklı araştırmanın sonuçları İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında açıklandı.Araştırma, Roche Diagnostik Türkiye’nin katkılarıyla, Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik tarafından hazırlandı.
Araştırmada, Tip 2 diyabetli bireyler ile mevcutkalpyetersizliğitanısı bulunan hastalarda NT-proBNP ölçümünün birinci basamak (Aile Hekimliği) sağlık hizmetlerinde kullanımının klinik ve ekonomik etkileri değerlendirildi. Analiz sonuçlarında, birinci basamakta NT-proBNP ölçümünün sağlayacağı maliyet avantajına dikkat çekilirken, ayrıca kişi başına yaklaşık 4 aylık ek yaşam süresi ve yaklaşık 3 aylık daha sağlıklı yaşam süresi kazanımı öngörüldü.Modelleme sonuçlarında, NT-proBNP ölçümünün birinci basamakta uygulanması halinde 276 binden fazla hastanınerkentanıalabileceği, 735 binden fazla hastanın doğru şekilde tespit edilebileceği ve zamanında tedaviyle yaklaşık 57 bin ölümün önlenebileceği belirtildi.
Toplantıda konuşan Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik,kalpyetersizliğinin çoğu zaman sessizce ilerlediğini belirterek, "Özellikle diyabet gibi risk faktörleri bulunan bireylerde birinci basamakta yapılacak etkili değerlendirmeler, hastaların dahaerkendönemdetanıalmasına ve doğru zamanda uzman hekime yönlendirilmesine katkı sağlayabilir.Kalpyetersizliğindeerkentanı, geri döndürülemez sağlık sorunlarının önüne geçilmesi açısından önemli bir adım" dedi.
Araştırmanın ekonomik değerlendirmesini yürüten Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan ise "Kalpyetersizliği yalnızca hasta yaşam kalitesini değil, sağlık sistemi kaynaklarını da önemli ölçüde etkiliyor. Gerçekleştirdiğimiz ekonomik değerlendirme analizi, tip 2 diyabetli risk altındaki bireylerde ve mevcutkalpyetersizliği hastalarında NT-proBNP ölçümünün birinci basamakta kullanılmasının hem klinik hem de ekonomik açıdan önemli kazanımlar sağlayabileceğini ortaya koydu. Çalışmamız, birinci basamaktaerkentanıve hasta yönetimi sayesinde hasta başına yaklaşık 7 bin TL maliyet avantajı sağlanabileceğini ve toplamda yaklaşık 13 milyar TL tasarruf potansiyeli bulunduğunu gösteriyor. Birinci basamakta zamanındatanının yaygınlaşması, yalnızca hasta sonuçlarını iyileştirmekle kalmayacak; ikinci ve üçüncü basamak üzerindeki yükü azaltarak sağlık kaynaklarının daha etkin kullanılmasına ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğine de önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Ardıç da "Risk faktörlerine sahip bireylerde belirtilerinerkendönemde fark edilmesi ve doğru şekilde değerlendirilmesi, hastalığın ilerlemesini önlemek ya da yavaşlatmak açısından büyük önem taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazli Sahafi ise "Erkenve doğrutanıyı destekleyen çözümlerin sağlık sistemine sağlayabileceği değeri somut verilerle ortaya koyan bu çalışmanın, hasta çıktılarının iyileştirilmesinin yanı sıra birinci basamağın güçlendirilmesine de katkı sağlayacağına inanıyoruz. Araştırma sonuçları, NT-proBNP (entiprobienpi) ölçümünün kullanılmasıyla hasta başına yaklaşık 7 bin TL’ye varan maliyet avantajı sağlanabileceğini ortaya koydu. Bu, yalnızca önemli bir maliyet kazanımı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda daha fazla hastanın yaşamının korunmasına katkı sağlıyor. Bizim için önemli olan,tanıçözümlerinin ortaya koyduğu değerin doğrudanhastayayansımasıdır. Birtanıtesti yalnızca laboratuvarla sınırlı kalıyorsa, gerçek değerini tam anlamıyla ortaya koyamaz. Bu nedenle, doğru bilimsel verilerin üretilmesini sağlayan iş birliklerine yatırım yaparken, aynı zamanda herkesin doğru kararları mümkün olan en hızlı şekilde alabilmesi için etkin iletişim kanalları oluşturmayı hedefliyoruz" dedi.
Kaynak: İHA