Prediyabet ve obezitesi bulunan kişilerde GLP-1 temelli ilaçların, metformine kıyasla tip 2 diyabet gelişimi ve bazı kalp-damar sonuçlarında daha düşük riskle ilişkili olabileceğini gösteren yeni araştırma sonuçları açıklandı.
American Heart Association’ın (AHA) 2026 Bilimsel
Oturumları’nda sunulan çalışmada, prediyabet ve obezitesi bulunan 256 bin 492
yetişkinin sağlık kayıtları incelendi.
Katılımcıların yaklaşık yarısı semaglutid, tirzepatid,
liraglutid veya dulaglutid gibi GLP-1 temelli ilaçları, diğer yarısı ise
metformin kullanıyordu.
Tip 2 diyabet riski
yüzde 31 daha düşüktü
Araştırmada GLP-1 temelli ilaç kullananların, metformin
kullananlara kıyasla yüksek kan şekeri düzeylerinin normale dönme olasılığının
1,5 kat daha yüksek olduğu bildirildi.
GLP-1 grubunda tip 2 diyabet gelişme riski yüzde 31,
herhangi bir nedene bağlı ölüm riski ise yüzde 41 daha düşük bulundu.
Kalp-damar sonuçlarında da GLP-1 ilaçları lehine ilişkiler
saptandı.
Bu ilaçları kullananlarda metformin grubuna kıyasla kalp
krizi yüzde 15, inme yüzde 20, kalp yetersizliği yüzde 25 ve atriyal
fibrilasyon yüzde 8 daha az görüldü.
256 binden fazla
kişinin verileri incelendi
Araştırmacılar, TriNetX küresel çok merkezli elektronik
sağlık kaydı ağı üzerinden 104 kurumdan elde edilen 2010-2023 yılları
arasındaki verileri değerlendirdi.
Çalışmaya dahil edilen kişilerin yaş ortalaması 52, yüzde
76’sı kadındı.
Katılımcılar ortalama yaklaşık üç yıl takip edildi.
Araştırmacılar yaş, hipertansiyon, uyku apnesi ve nikotin
bağımlılığı gibi sağlık özellikleri ile kullanılan diğer ilaçlar açısından
benzer hastaları eşleştirerek GLP-1 ilaçları ile metformin kullanan grupları
karşılaştırdı.
Metformin hâlâ önemli
bir seçenek
Çalışmanın yazarı Mayo Clinic’ten Dr. Vinicius de Sousa
Barzon Serra, sonuçların metforminin yerini GLP-1 ilaçlarının alması gerektiği
şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtti.
Serra, metforminin güvenli, düşük maliyetli ve uzun süredir
kullanılan birinci basamak seçeneklerden biri olduğunu vurguladı.
Bulguların daha çok belirli hastalarda farklı tedavi
seçeneklerinin yarar ve dezavantajlarının hekim ile hasta arasında birlikte
değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Prediyabet tedavisinin temel unsurlarından birinin kilo
yönetimine yönelik beslenme ve egzersiz dahil yaşam tarzı değişiklikleri
olduğunu da hatırlattı.
Faydalar kilo
kaybıyla ilişkili olabilir
Çalışmada yer almayan American Heart Association eski
Başkanı Prof. Robert Eckel, gözlenen faydaların GLP-1 ilaçlarıyla sağlanan kilo
kaybıyla ilişkili olabileceğini söyledi.
Eckel, kilo kaybının tip 2 diyabet gelişiminin önlenmesine
yardımcı olduğunun bilindiğini, GLP-1 ilaçlarının da bazı hastalar için ek bir
korunma seçeneği oluşturabileceğini belirtti.
Bununla birlikte ilaçların maliyeti ve erişilebilirliğinin
de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Çalışma neden-sonuç
ilişkisini göstermiyor
Araştırmanın gözlemsel olması nedeniyle GLP-1 ilaçlarının
saptanan risk azalmalarına doğrudan neden olduğu sonucuna varılamıyor.
Araştırmacılar ayrıca hasta ve sağlık sonuçlarının tanı
kodları üzerinden belirlendiğini, bu kayıtların eksik olabileceğini ve
reçetelenen ilaçların hastalar tarafından ne kadar düzenli veya hangi dozlarda
kullanıldığının bilinmediğini belirtti.
Semaglutid, tirzepatid, liraglutid ve dulaglutid de tek bir
GLP-1 temelli ilaç grubu altında değerlendirildiği için ilaçlar arasındaki
olası farklılıklar ayrı ayrı incelenmedi.
Kaynak: Medimagazin