Sağlık sektöründe tıbbi sarf malzemeler, çoğu zaman görünmeyen ama hayati öneme sahip ürünler arasında yer alıyor. Enjektörden şırıngaya kadar uzanan bu alanda kalite, sadece bir tercih değil; doğrudan insan hayatını ilgilendiren bir zorunluluk. 1998 yılından bu yana yerli üretim anlayışıyla faaliyet gösteren Şafak Medikal, bu sorumluluğu üretim kültürünün merkezine koyan firmalardan biri. Şafak Medikal Genel Müdürü Bayram Daşdemir, hem sektöre hem de üretim disiplinine dair Sağlık Dergisi’ne önemli değerlendirmelerde bulundu.
25 Yıllık
Yerli Üretim Deneyimine Sahibiz
1998 yılında Şafak Medikal – Kenan Daşdemir
markasıyla kurulan firma, ilk günden itibaren şırınga ve medikal sarf
malzemeleri üretimine odaklandı. Bugün Şafak Enjektör markasıyla anılan bu
üretim hattı, sağlık sektörünün temel ihtiyaçlarını karşılayan geniş bir ürün
yelpazesine sahip.
0,1 ml’den 100 ml’ye kadar farklı hacimlerde
üretilen şırıngalar, farklı branşlara hitap eden ürün çeşitliliğiyle hem kamu
hem de özel sağlık kuruluşlarının kullanımına sunuluyor. Son dönemde ise kuarz
enjektör üretimiyle kozmetik ve dermokozmetik alanlarda da son kullanıcıya
ulaşan bir yapıya geçilmiş durumda.
“Biz Üretimi
Sadece Makineyle Değil, Zihniyetle Yapıyoruz”
Şafak Medikal Genel Müdürü Bayram Daşdemir,
üretim anlayışlarının temelini şu sözlerle anlatıyor:
“Medikal sektörde üretim yapmak, diğer
sektörlerden çok daha fazla sorumluluk gerektirir. Çünkü ürettiğiniz her ürün,
doğrudan insan sağlığıyla temas eder. Biz üretimi sadece makinelerle değil,
zihniyetle yapıyoruz. Kaliteyi bir departman işi değil, şirket kültürü olarak
görüyoruz.”
Kalite Ve
Belgelendirme, Olmazsa Olmazımız
Şafak Medikal, üretim süreçlerini CE, ISO
13485 Tıbbi Cihaz, ISO 9001 ve ISO 7886-1 standartlarına uygun şekilde
yürütüyor. Firma, yalın üretim ve toplam verimli bakım gibi modern üretim
tekniklerini kullanarak hem verimliliği hem de sürdürülebilir kaliteyi
hedefliyor. Bayram Daşdemir bu noktada şu uyarıyı yapıyor: “Bu sektörde belge
sahibi olmak bir prestij değil, bir zorunluluktur. Ancak asıl mesele,
belgelerin ruhuna uygun üretim yapabilmektir. Denetimden geçmek değil, denetime
her gün hazır olmak gerekir.”
Üretimde Ve
İthalatta Denge Şart
Medikal sektörde ithalatın da önemli bir yer
tuttuğunu vurgulayan Genel Müdür Daşdemir, üretici firmalar kadar ithalat yapan
şirketlerin de ciddi sorumluluk taşıdığını ifade ediyor: “İster üretim yapın
ister ithalat, ürünün menşei değil; güvenilirliği, standardı ve izlenebilirliği
önemlidir. Ucuzluk odaklı yaklaşımlar, uzun vadede sektöre zarar verir.
Sağlıkta maliyet hesabı, kaliteyi gölgelememelidir.”
Yerli
Üretim, Stratejik Bir Mesele
Pandemi süreciyle birlikte yerli üretimin
stratejik öneminin daha net anlaşıldığını belirten Bayram Daşdemir, bu alanda
sürdürülebilirliğin altını çiziyor: “Yerli üretim, sadece ekonomik değil;
stratejik bir meseledir. Biz tamamen yerli üretim ve sarf malzeme tedariğiyle,
ülkemizin sağlık altyapısına katkı sunmaya devam ediyoruz. Bu alanda istikrar,
sabır ve sürekli yatırım şart.”
Gelecekte de
Büyümeyi Sürdüreceğiz
Şafak Medikal, önümüzdeki dönemde ürün
çeşitliliğini artırmayı, Ar-Ge yatırımlarını güçlendirmeyi ve ulusal pazardaki
güçlü konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Firma, kalite yönetim sistemini
sürekli geliştirerek hem büyümeyi hem de sektörel güveni sürdürülebilir kılmayı
amaçlıyor.
“Yerli
Üretim Sadece Firmaların Değil, Kamu Politikalarının da Gündeminde Olmalı”
Yerli
üretimin sürdürülebilirliği
konusunda kamu politikalarının belirleyici olduğuna dikkat çeken Şafak Medikal
Genel Müdürü Bayram Daşdemir, sektörde üretim yapan firmaların daha güçlü
destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu vurguluyor: “Yerli üretimin güçlenmesi
yalnızca özel sektörün çabasıyla mümkün değil. Kamu alımlarında yerli üreticiyi
önceleyen politikalar ve uzun vadeli teşvikler büyük önem taşıyor. Medikal
sektör stratejik bir alan. Bu alanda üretim yapan firmaların desteklenmesi,
ülkenin sağlık güvenliği açısından da kritik. Biz yatırım yapmaya ve üretmeye
hazırız; kamunun da bu iradeyi daha güçlü şekilde desteklemesi gerektiğine
inanıyoruz.”
Daşdemir’e göre,
yerli üreticinin desteklenmesi, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla
sınırlı kalmıyor, aynı zamanda olası tedarik krizlerine karşı Türkiye’nin
sağlık sistemini daha dirençli hale getiriyor.
SAĞLIK ALANINDA YENİLİKÇİ DÜŞÜNCE VE İLKLERİN BAŞLANGICI OLMAK İÇİN
ÇALIŞIYORUZ