Giriş

Total larenjektomi sonrasında hastaları ve hekimleri en çok zorlayan, en sık görülen komplikasyonların başında hala faringokütanöz fistül (FKF) gelmektedir; bu tablo özellikle kurtarma cerrahisi geçiren riskli hastalarda çok daha belirgindir. Hastanın immünonütrisyonel dengesinin bozulmasının yara iyileşmesini sekteye uğratabileceği bilinse de, bu durumun FKF gelişimini önceden tahmin etmedeki gerçek payı henüz netlik kazanmamıştır

Amaç

Bu çalışmada, total larenjektomi uygulanan hastalarda ameliyat öncesi immünonütrisyonel durumun FKF oluşumu üzerindeki etkisini incelemeyi ve geliştirdiğimiz kompozit risk skorunun bu riski öngörmedeki başarısını değerlendirmeyi amaçladık

Materyal ve Metod

Retrospektif kohort tasarımındaki bu çalışmada, ilk etapta 2020–2025 yılları arasında total larenjektomi yapılan 120 hasta incelendi. Belirlenen dışlama kriterlerinin ardından 43 hasta nihai analize dahil edildi. Hastalar erken dönem FKF ( 15 gün), geç dönem FKF (>15 gün) ve fistül gelişmeyen kontroller şeklinde üç gruba ayrıldı. Ameliyat öncesi dönemdeki Prognostik Nütrisyonel İndeks (PNI), Hemoglobin-Albümin-Lenfosit-Platelet Skoru (HALP), albümin, Controlling Nutritional Status (CONUT) skoru ve Nutritional Risk Index (NRI) değerleri incelendi. Gruplar non-parametrik yöntemlerle karşılaştırıldı ve klinik kesim değerlerinden yararlanılarak bir kompozit immünonütrisyonel risk skoru hesaplandı

Bulgular

İlk taranan 120 hastanın 19’unda (%15,8) FKF geliştiği görüldü. Erken dönem fistül hastaları ile primer cerrahi grubu karşılaştırıldığında; PNI (p=0,004), HALP (p=0,028), albümin (p=0,014) ve kompozit risk skoru (p<0,001) yönünden istatistiksel olarak anlamlı farklar ortaya çıktı. ROC analizinde en ideal eşik değerleri PNI <51,07 (sensivite %80, spesifite %90), albümin <39,7 g/L (sensivite %81, spesifite %90) ve HALP <30,37 (sensivite %63, spesifite %90) olarak saptandı. Bu kompozit skorun FKF gelişimiyle doğrudan ve güçlü bir bağı olduğu (p=0,002) ve yüksek skorların doğrudan yüksek fistül riski anlamına geldiği belirlendi

Sonuç

Ameliyat öncesi dönemde immünonütrisyonel kapasitenin zayıflaması, total larenjektomi sonrası FKF gelişimiyle yakından ilişkilidir. PNI, HALP ve albümin parametrelerini bir araya getiren kompozit model, cerrahi öncesinde risk analizi yapmak ve perioperatif dönemde hastayı desteklemek adına oldukça pratik ve güvenilir bir yöntem sunmaktadır.