Dünya çapında yaygın olarak tüketilen aktif bir çay bileşeni olan epigallokateşin-gallat (EGCG), çeşitli hastalıkların yönetiminde tamamlayıcı bir tedavi ajanı olarak kabul edilen bir besin takviyesi olarak sunulmaktadır. Merkezi sinir sistemi üzerindeki faydalı etkilerine vurgu yapılarak ticarileştirilirken, EGCG'nin kan-beyin bariyerini (BBB) geçmesiyle ilgili çelişkili bulgular mevcuttur.

Bu çalışmada, EGCG alımının farklı uygulama yolları aracılığıyla beyin salınımları üzerindeki fonksiyonel etkisini araştırıldı. Ayrıca, EGCG'nin farmakokinetik özellikleri SwissADME kullanılarak sunulmaktadır. Bu amaçla, iki farklı deney grubu oluşturuldu ve her deney grubuna farklı bir yöntemle EGCG uygulandı.

İntraperitoneal EGCG alan deney grubunda, korteksten alınan elektrokortikografi kayıtlarında güç spektrumunda ve bant spesifik analizlerinde herhangi bir değişiklik gözlenmedi. Bununla birlikte, serebral kortekse topikal olarak uygulanan EGCG, bazal salınımlarda önemli bir azalmaya neden oldu. Ek olarak, delta (0.5-4 Hz), teta (4-8 Hz) ve alfa (8-13 Hz) salınımlarında önemli bir azalma gözlemlendi.

Beta (13-30 Hz) ve gama (30-50 Hz) salınımları üzerinde de azaltıcı bir etkisi oldu, ancak bu sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı değildi. ADME sonuçları da, moleküler boyut ve polarite gibi özelliklere dayanarak EGCG'nin kan-beyin bariyerini geçemediğini destekledi. Sonuç olarak, EGCG doğrudan serebral kortekse uygulandığında beyin salınımları üzerinde önemli bir fonksiyonel etkiye sahipken, intraperitoneal enjeksiyon benzer bir etki göstermedi.

Bu karşılaştırmalı bulgular, terapötik etkinliğin sağlanmasında uygulama yolunun kritik rolünü açıkça göstermektedir. Yeterli miktarda EGCG'nin kan-beyin bariyerini geçmesini sağlamak için nanoenkapsülasyon veya diğer terapötik ajanlarla kombinasyon tedavilerinin faydalı olacağını düşünüyoruz.