Bu çalışmada deprem korkusunun üniversite öğrencileri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu etkiyi inceleyen çalışmalar sistematik olarak incelenerek bulguları ve sonuçları analiz edilmiştir
Araştırmada sistematik derleme yöntemi kullanılarak belge incelemesine dayalı nitel bir araştırma tasarımı kullanılmıştır. Çalışmada 2020-2025 yılları arasında Web of Science, Scopus, PubMed ve veri tabanlarında yayınlanan çalışmalar taranarak 202 çalışma belirlenmiştir. PRISMA yönergelerine uygun olarak dahil etme ve hariç tutma kriterleri doğrultusunda gerekli elemeler yapılmış ve 19 makale bu analize dahil edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde anlatı sentezi yöntemi kullanılmıştır
İncelenen çalışmalarda, katılımcılar çoğunlukla depremi deneyimlemiş olan üniversite öğrencileridir. Bulgular bu bireylerde deprem korkusunun oluştuğu gerçeğini göz önüne koymaktadır. Katılımcılar depremden sonra ölüm korkusu ve sevdiklerini kaybetme korkusu da dahil olmak üzere korku yaşadıklarını ve belirsizliğin korku hissi yarattığını vurgulamaktadırlar. Bulgular, deprem korkusunun öğrencilerde psikolojik, sosyal-akademik ve çevresel/bilgi kaynaklı etkiler şeklinde üç ana tema altında ortaya çıktığını göstermektedir
Bu sistematik inceleme, deprem sırasında sevdiklerini kaybetmenin ve deprem olayına maruz kalmanın depremle ilgili korkuyu artırdığını ortaya koydu. Kadınlarda korku seviyelerinin daha yüksek olduğu bulundu. Depremler genellikle korku, panik, kaygı ve endişe duygularıyla ilişkilendirildi. Daha önce deprem deneyimi olan bireyler daha yüksek düzeyde deprem korkusu sergilediler. Ek olarak, korku ve kaygının öğrencilerde motivasyon düşüklüğüne yol açtığı incelenen çalışmalarda varılan ortak sonuçlar olarak göze çarptı. Eğitim kurumları, deprem farkındalığını artırmak, psikolojik destek hizmetleri sağlamak ve afetle başa çıkma becerilerinin geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla kurslar, tatbikatlar ve bilgilendirici materyaller sunmalıdır.