Son dönemde küresel düzeyde gittikçe artış gösteren ve Türkiye’de de alarm vermeye başlayan obezite, sadece önemli bir halk sağlığı sorunu değil, aynı zamanda hastalık ve kilo temelli ötekileştirici dil kullanımına yol açan beden politikalarından izler taşımaktadır. Zira tarihsel ve sosyal perspektifle ideal beden imgesine dayanan bu durum, toplumsal normlar ve estetik yargılar doğrultusunda medya temsilleriyle kanıksanmaktadır.
Ancak süreç içerisinde marjinalize edilen aşırı kilolu veya obeziteli bireyler, nefret söylemine maruz kalabilmekte, bilhassa sosyal medya üzerinden hakaret/aşağılama/düşmanlık içeren ifadelerle karşılaşabilmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, sosyal medyada beden temelli nefret söylemlerinin üretimi, yayılımı ve bunların toplumsal normlar ile estetik ideal beklentileriyle nasıl ilişkilendiğini ortaya koymaktır.
Bu amaç doğrultusunda obeziteli bireylerin zayıflama yolculuğunu içeren bir temaya sahip olan “Ağır Yaşamlar” adlı programın YouTube kanalındaki Türkiye platformuna yapılan yorumlar, örneklem olarak seçilmiştir. Yöntem olarak Teun A. van Dijk’ın önerileri ışığında eleştirel söylem çözümlemesinin uygulandığı çalışmada, söylemlerin bağlamı, olumsuz yüklemelere, hakaret ve aşağılamalara, düşmanlık ve simgeleştirmelere dayanmakta; bu anlamda nefret söylemi bulgularına rastlanmaktadır.
Elde edilen bu bulgularda söz konusu söylemlerin, normatif kalıplar üzerinden beden imgesi ve vücut şeması doğrultusunda somutlaştığı ve cinsiyet olguları etrafında çok katmanlı dinamikler çerçevesinde şekillendiği söylenebilir. Sosyal medyanın beden algısı üzerindeki etkilerini, bireysel ve toplumsal düzeyde anlama açısından önem teşkil eden bu çalışmanın, engellilere ve çeşitli hastalıklara yönelik nefret söylemi türü kapsamında obezite hastalarına ilişkin inançları ortaya koyma açısından literatüre özgün bir katkı sunacağı umulmaktadır.